Ertesi gün Taehyung erkenden uyandı. Hemen hazırlanıp kahvaltı için yemekhaneye gitti. Kahvaltıdan sonra erkekler olarak gemiyi gezintiye çıktılar.
-Bu gemi o kadar dayanıklı ki batması imkansız sayılır. Ama biliyorsunuz ki bilimsel olarak imkansız diye bir şey yok. O yüzden her ihtimale karşı önlemlerimizi aldık.
-Çok iyi düşünmüşsünuz.
-Peki bay Namjoon, duyduğuma göre normlade 3 gün olan yolculuğumuzu 2 günde bitirecekmişiz. Peki bu mümkün mu?
-Evet bu mümkün, ama bir o kadar da tehlikeli. Benim aslında amacım burdaki insanların hiçbir sorun yaşamadan
gidecekleri yere varmaları. Kaptanımız da bunun için bütün önlemleri alıyor.
-Güvenli bir yolculuk yaptığımız için içimiz rahat olsun o zaman.
Taehyung, babası, babasının ortağı ve geminin tasarımcısı bay Namjoon gemi hakkında konuşurken bir yandan da inceleme yapıyorlardı. Taehyung'un babası konuşmaya o kadar dalmıştı ki önündeki genç adamı görmedi.
Taehyung'un babası
Ahh çekilsene önümden.
Genç adam ona çarpan adama ters bir bakış attı.
-Bana çarpan sizsiniz, koca yolda beni nasıl göremediniz acaba?
Taehyung kulağına tanıdık gelen ses ile genç adamın yüzüne baktı. Gemi her ne kadar kocaman olsa da sanki bir şekilde kader onları kavuşturuyordu. Evet bu Jungkook'du.
Taehyung'un babası
Seni utanmaz adam. Önüme geçen sendin.
Jungkook
Aslında ben burda dikilmiş resim çiziyordum. Yani sizden önce buradaydım. Hala da buradayım.
Taehyung Jungkook'un söylediği sözlere gülmeden duramadı. Taehyung'un babası Taehyung'a sert bir bakış attı.
Taehyung'un kayınpederi
Aslında bay Yoongi, evlat haklı. Kusura bakma evlat, konuşmaya o kadar daldık ki seni fark etmedik.
Jungkook
Sorun değil. Suçlu olan suçunu itiraf etse polisler bu kadar ugraşmazdı.
Taehyung'un babası yani Bay Yoongi dışında herkes bu şakaya güldüler. Jungkook kalabalık arasından Taehyung'u gördü.
Jungkook
A-Taehyung.
Taehyung adını duyunca önce Jungkook'a daha sonra da babasına baktı.
Bay Yoongi
Siz tanışıyor musunuz?
Jungkook
Evet geçen ge...
Taehyung
Evet, geçen akşam hayatımı kurtardı. Senin yanına gelmeden önce.
Taehyung'un kayınpederi
Hayatını mı kurtardı?
Taehyung
Evet. İzniniz olursa anlatmak isterim.
Bay Yoongi
Böyle saçmalıkları duymak için vaktimiz yok.
Bay Yoongi'nin ortağı Jungkook'un omzuna elini koydu.
Taehyung'un kayınpederi
Aslında damadımı kurtaran bu adamın kahramanlığını dinlemek istiyorum. Neden akşam yemeğinde bize katılmıyorsun?
Jungkook
Tabi efendim. Bu arada adım Jungkook.
Taehyung'un kayınpederi
Bende Seokjin. Akşam yemeğinde görüşürüz Jungkook.
Jungkook
Orada olacağımdan şüpheniz olmasın efendim.
Konuşma bittikten sonra Taehyung ve diğerleri yollarına devam ettiler. Taehyung dönüp Jungkook'a doğru baktı. Jungkook zaten ona bakıyordu. Tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi. Taehyung da Jungkook'a gülümsedi ve gözden kayboldular.
Akşam yemeği saati yaklaşıyordu. Jungkook son anda bileti olan bavulsuz bir yolcuydu. Ne yapacağını hiç bilmiyordu. Dışarı çıktı ve etrafı gezmeye başladı. O sırada yanına biri yaklaştı.
-Selam.
Jungkook sesin geldiği yöne doğru döndü.
Jungkook
Selam.
Adam elini uzattı. Güneş gibi parıldayan gözleri ve insanın içini huzurla kaplayan bir gülümsemesi vardı.
-Benim adım Hoseok. Burdaki yolculardan biri ve bay Seokjin'in en yakın arkadaşıyım. İstemeden sizi konuşurken duydum. Akşam yemeğine bu kıyafetlerle gitmeyi düşünmüyorsun değil mi?
Jungkook
Şey... Ben...
Hoseok
Benimle gel. Eminim ki sana uyabilecek kıyafetlerim vardır.
Jungkook
Tabi olur. Çok teşekkür ederim.
Ardından Hoseok ile Jungkook Hoseok'un odasına gidip akşam için güzel bir kıyafet buldular.
Sonunda akşam yemeği vakti geldi. Jungkook önden gitmiş yemekhane kapısının önünde Taehyung'u bekliyordu. Bir süre sonra uzaktan Taehyung ve ailesi göründü. Taehyung'un annesi eşinin koluna girmiş, bay Seokjin ve eşinin arkasından yürüyordu. Onların arkasında ise Taehyung ve evleneceği kız vardı. Yemekhanenin önüne yaklaşınca Hoseok Taehyung'un yanına geldi.
Hoseok
Hanfendiyi ödünç alabilir miyim?
Taehyung
Tabikide.
Taehyung Hoseok'a kocaman gülümsedi. Hoseok Taehyung'un evleneceği kıza kolunu uzattı, o da Hoseok'un koluna girdi ve önden yemekhaneye girdiler. Ardından sırayla herkes girdi. En son Taehyung gireceği sırada Jungkook'u gördü ve önünde durdu.
Taehyung
Gelmemeliydin. Canına susamışsın.
Jungkook
Seni görmekte güzel.
Jungkook, Taehyung'un elini tuttu ve nazikçe öptü. Taehyung, Jungkook'un yaptığı bu harekete şaşırmıştı ama aynı zamanda da utançtan yanakları kızarmıştı. Daha sonra birlikte yemekhaneye yürüdüler.
Taehyung
Babam çok katı biridir. Kurallara uymadığım zaman beni hep cezalandırır.
Jungkook
O zaman beni hiç sevmeyecek.
Taehyung
Sana söylemek istediğim şeyde buydu. Vaktin varken kaç bence.
Jungkook
Korkunun ecele faydası yok demişler. Babandan korkmuyorum. Beni korkutacak bir şey varsa o da senden ayrı kalmak.
Taehyung Jungkook'un söylediği şeye tepki veremeden masanın yanına geldiler. Taehyung'un annesi yanındaki genç adamı görünce Taehyung'a mutlu bir şekilde baktı. Taehyung ve Jungkook masaya oturdular. O sırada yemekler geldi. Jungkook tam eline çatalı alacağı zaman Hoseok elini tuttu.
Hoseok
Önce yemeği büyük yer. Beklemelisin.
Jungkook olumlu bir şekilde başını salladı ve Seokjin'in yemeğe başlamasını beklediler. Ardından herkes yemeğini yemeye başladı.