Buluşmalar bir süre devam etti. Her gün öğle vaktinde gölün orda buluşur, birbirlerini daha yakından tanırlardı. Her buluştuklarında birbirlerine olan sevgileri daha çok artardı.
Bir gün Jungkook buluştuklarında ertesi gün gece buluşmak istediğini söyledi. Taehyung da bunu kabul etti. O gün ikiside heyecanlı bir şekilde uyudular.
Ertesi sabah Taehyung erken saatte uyandı. Tam hazırlanacağı sırada aklına Jungkook'un gece buluşmak istediğini geldi. Tekrar yatağına uzandı ve bir süre daha uyudu. Jungkook ise öğle vakti uyandı. En güzel kıyafetlerini seçti. Gece için çok heyecanlıydı. Taehyung için büyük bir sürpriz hazırlamıştı.
Günün ilerleyen saatlerinde ikisininde heyecanı artıyordu. Bir an önce gece
olmasını diliyorlardı.
Şehre gece çökmeye başlamış, ay büsbütün gözlere serilmisti. Jungkook, gizlice evden çıktı ve gölün oraya gitti. Çok heyecanlıydı. Kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu. Taehyung ise herkesin uyumasını bekledi ve seçtiği kıyafetleri giyerek sessizce evden çıktı. Koşarak gölün oraya gitti. Jungkook dikilmiş, gölü seyrediyordu. Taehyung, sessizce yaklaştı ve Jungkook'un omzuna dokundu. Jungkook irkildi ve gardını alır pozisyonda arkasına döndü. Taehyung kocaman, kare biçimde gülümsemiş Jungkook'a bakıyordu.
Jungkook
Ahh sen miydin? Beni korkuttun.
Taehyung
Korkma benim. Bugün çok şık görünüyorsun.
Jungkook
Sende çok güzel olmuşsun.
Taehyung utandı ve başını yere eğdi. Jungkook, Taehyung'a daha fazla yaklaştı. Eliyle çenesini tutup başını kaldırdı. Taehyung, sanki Jungkook'un onu öpmesini bekliyormuşçasına ellerini boynuna doladı. Jungkook da, Taehyung'un belini kavradı.
Jungkook
Neden bugün gece buluşmak istedim biliyor musun?
Taehyung
Sanırım bunu biliyorum.
İkisininde kalbi yerinden çıkacak gibi çok hızlı atıyordu. Jungkook gülümsedi ve yavaşça Taehyung'un dudaklarına yaklaştı. Taehyung gözlerini yumdu ve o da Jungkook'a yaklaştı. Ardından dudakları kenetlendi. İlk buluşmalarındaki öpüşmelerinden sonra bir daha hiç öpüşmemişlerdi. Jungkook, ağzını hafif araladı ve Taehyung'un dudağını ağzının içine alıp emmeye başladı. Taehyung yaşadığı güzel hisle Jungkook'a daha fazla yaklaştı. Bir süre daha şehvetle öpüştükten sonra ikiside sonunda nefessiz kaldılar. Nefes nefese birbirlerine baktılar ve gülümsediler. Ardından Jungkook, Taehyung'u kucağına aldı ve döndürmeye başladı.
Taehyung
Aaa Jungkook! Dur! Başım dönüyor!
Jungkook durdu ve Taehyung'a tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi.
Taehyung
Sana hiç değilmişim gibi daha çok aşık olmamı nasıl sağlıyorsun bilmiyorum.
Jungkook
Bende bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey varsa oda hayatımın sonuna kadar seninle birlikte olmak istediğim.
Taehyung
Bende öyle. Bu güzel anların bitmesini hiç istemiyorum.
Jungkook çalılıkların arasından bir ses duydu. Jungkook, Taehyung tam konuşacağı sırada eliyle ağzını kapattı ve işaret parmağını dudaklarına yasladı. Taehyung'un aniden bedeni buz kesti ve sessizce olduğu yerde kaldı. Jungkook dönüp sesin geldiği yöne doğru baktı. Ardından Taehyung'a döndü.
Jungkook
Simdi beni dinle. Eve gitmen gerek. Tamam mı? Mümkünse koş ama en kısa zamanda eve ulaş.
Taehyung, hiç cevap vermeden başını olumlu şekilde salladı ve ağaçların içinde koşarak gözden kayboldu. Jungkook eline aldığı sopayla sesin geldiği yöne doğru yavaşça gitti. Çalılar Jungkook yaklaştıkça sallanmaya devam ediyorlardı. Jungkook aniden çalıyı açtı ve sopasını vurmak için havaya kaldırdı. Ama çalıların arkasında kimse yoktu. Sadece küçük siyah beyaz bir tavşan vardı. Bir süre Jungkook'a baktıktan sonra zıplayarak oradan uzaklaştı. Jungkook ise derin bir nefes aldıktan sonra hızlıca evine döndü.
Ertesi gün öğle vaktinde gölün kenarında buluştular. Jungkook olanları anlattı. Taehyung da derin bir nefes aldı ve Jungkook'a sarıldı.
Jungkook
Bu gece de buluşmalıyız.
Taehyung
Pekala buluşalım. O zaman şimdi eve mi döneceğiz?
Jungkook
Evet öyle olucak. Artık sabahları değil de geceleri buluşmamız daha iyi olur. İnsanlar fark edebilirler.
Taehyung
Haklısın. O zaman gece görüşürüz.
Taehyung, Jungkook'a el salladıktan sonra zıplaya zıplaya gitti. Jungkook da bir süre göle baktıktan sonra o da evine döndü. Gece olduğunda ve şehir uykuya daldığında yine gölün orda buluştular. Taehyung, Jungkook'u görür görmez ona doğru koştu ve dudaklarına yapıştı. Bir süre öpüştüler.
Jungkook
Hadi gel. Seninle göle girelim.
Taehyung
Şimdi mi?
Jungkook
Evet. Hadi!
Jungkook üstündeki kıyafetlerden kurtulup hızlıca göle girdi. Taehyung biraz çekindi ve öylece gölün kenarında kaldı.
Jungkook
Hadi sende gel! Su çok güzel.
Taehyung ardından üstündekileri çıkartıp çimenlerin üstüne koydu. Yavaşça göle girdi ve Jungkook'un yanına doğru yüzdü. Jungkook boyundan biraz kısa bir yerde durmuş Taehyung'u bekliyordu. Taehyung yanına gelince de belinden kavrayıp kendine çekti. Taehyung da böylelikle Jungkook'a sarılmış oldu.
Taehyung
Gerçekten de su çok güzelmiş.
Jungkook
Evet, aynı senin gibi.
Taehyung, Jungkook ona iltifat edince utandı ve eliyle Jungkook'un suratına su attı. Jungkook hızlıca suyun içine girdi ve gözden kayboldu. Taehyung yere basıp etrafına bakındı ama Jungkook'u göremedi. Jungkook aniden Taehyung'un önünde belirdi ve omuzlarından tutup suyun altına çekti. Bir süre suyun altında birbirlerine baktıktan sonra Jungkook, Taehyung'un dudaklarına yapıştı. Öpüşürlerken su onları yüzeye çıkardı. Taehyung nefes almak için başını kaldırınca Jungkook Taehyung'un boynuna yöneldi ve emmeye başladı.
Not: Hikayenin bu bölümünde cinsellik bulunuyor. Eğer bu konudan rahatsız oluyorsanız burayı atlayın ve bir sonraki bölüme geçin 😁
Taehyung yaşadığı zevkle küçük bir şekilde inledi. Jungkook, Taehyung'un boynunu emerken bir yandan da iki parmağını yavaşça Taehyung'un deliğinden içeri soktu. Taehyung acıyla inledi. Jungkook yavaşça ileri geri yaparak Taehyung'a küçük küçük zevk yaşatıyordu. Taehyung da yaşadığı zevkle Jungkook'un saçlarını tutup çekiştirdi.
Jungkook
İçine girmemi ister misin?
Taehyung kafasını olumlu şekilde salladı. Jungkook onayı alınca yavaşça Taehyung'un içine girdi. Taehyung acıyla tekrar inledi ve başını Jungkook'un omzuna koydu. Jungkook yavaşça ileri geri hareket ederken Taehyung Jungkook'un omzunu ısırdı. Jungkook gülümsedi.
Jungkook
İstersen durabilirim.
Taehyung artık alışmaya başlamıştı. Artık acı hissetmiyordu ve Jungkook'u daha derinden hissetmek istiyordu.
Taehyung
Hayır, devam et.
Jungkook yavaşça ileri geri hareket etmeye devam etti. Taehyung iyice açılınca da hızlandı. Taehyung hem Jungkook'un saçlarını çekiyor hem de zevkten dört köşe oluyordu. Bir süre daha böyle devam ettiler ve sonunda ikiside boşaldı. Taehyung yorgun bedenini Jungkook'un kucağına saldı. Jungkook yüzerek Taehyung'u kıyıya çıkarttı ve yavaşça çimenlere yatırdı.
Taehyung
Daha önce hic bu kadar güzel duygular
hissetmemiştim.
Jungkook
Bende öyle.
Taehyung daha fazla dayanamadı ve orada uyuyakaldı. Jungkook ceketini alıp Taehyung'un üstünü örttü ve yanına oturdu. Altını giydikten sonra cebindeki proyu çıkartıp yaktı. Prosunu içerken bir süre gölü seyretti. İyice kuruduğunu düşündüğü bir anda da Taehyung'u giydirdi. Kendisi de giyindikten sonra Taehyung'u evine kadar taşıdı. Kimseye görünmeden eve girdi ve Taehyung'u yatağına yatırdı. Alnından öptükten sonra da yavaş ve sessizce evden çıkıp kendi evine gitti. Odasına girer girmez kendisini yatağa saldı ve saniyeler içinde uyuyakaldı.