Ertesi sabah Jungkook erkenden uyandı ve üstünü giydi. İçinde çok garip bir his vardı ve çok heyecanlıydı. Sanki bir şeyler olacakmış gibi hissediyordu. Annesinin hazırlamış olduğu kahvaltı sofrasından bir dilim taze ekmek alıp annesinin yanağını öptükten
sonra hızlıca evden çıktı. Yol boyunca ilerlerken ekmeğini yedi. Ormanın içine doğru gitti ve nehrin kenarına geldi. Yerden bir taş aldı ve nehre doğru fırlattı. Taş 3 kere sektikten sonra suyun içine gömüldü. Yerden başka bir taş almak için eğildiğinde bir çift ayakkabı gördü. Kafasını kaldırıp ayakkabıların sahibinin yüzüne baktı. Bu Taehyung'du. Çok gergin ve çok utangaç görünüyordu. Yüzü kıpkırmızı olmuştu. Gerginliğinden dolayı da elleri ile oynamadan duramıyordu. Jungkook, Taehyung'u görünce kalbi çok hızlı atmaya başladı. Derin bir nefes aldı ve tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi.
Jungkook
Merhaba
Taehyung
Şeyy... Merhaba...
Jungkook, ayağı kalktı ve elini uzattı.
Jungkook
Ben Jungkook.
Taehyung elleri ile oynamayı bıraktı ve Jungkook'un uzattığı elini tutup sıktı.
Taehyung
Bende Taehyung.
Jungkook, her ne kadar istemese de Taehyung'un elini bıraktı ve nehrin kenarına oturdu.
Jungkook
Hey! Yanıma otursana.
Taehyung, başıyla onayladıktan sonra Jungkook'un yanına oturdu.
Ben aslında...
Ben aslında...
İkiside aynı anda konuşunca Taehyung utandı ve başını eğdi. Jungkook, Taehyung'u öyle görünce kocaman gülümsedi.
Jungkook
Ahh önce sen söyle.
Taehyung
Bence sen söylemelisin.
Jungkook, Taehyung'un yüzüne bakmayı kesti ve nehre doğru döndü. Taehyung da Jungkook gibi nehre bakmaya başladı.
Jungkook
Bugün içimde çok garip bir his ile uyandım. Demek ki seninle karşılaşıcakmışım.
Taehyung
Aslında ben buraya kendi isteğimle geldim.
Jungkook şaşırdı ve Taehyung'a doğru döndü.
Jungkook
Yoksa sen...
Taehyung
Şu hikayeyi hiç duymuş muydun?
Jungkook
Hangi?
Taehyung
Bir zamanlar Seokjin adında genç bir prens varmış.
Jungkook
Evet duydum. Bir prense aşıkmış. Prens Namjoon'a. Bir prenses ile evlenip krallığın başına geçmişler ama ikiside kralilçelerini hiç sevememiş. Çünkü kalpleri hala birbirlerine aitmiş.
Taehung
Bu yüzden ikiside aynı gün vefat etmişler.
Jungkook, Taehyung'un neden bu hikayeyi anlattığını anlayamıyordu. Yoksa Taehyung'da ona mı aşıktı?
Taehyung
Belki şimdi neden bunu sana anlattım diye merak ediceksindir.
Jungkook
Evet aslında ettim.
Taehyung
Bu hikaye hakkında ne düşündüğünü merak ediyorum.
Jungkook ne cevap vereceğini bilemeden bir süre nehri seyretti. Eğer saçmalık olduğunu düşündüğünu söyleseydi Taehyung onu tersler miydi? Eğer Taehyung da ona aşıksa bu hikayenin yanlış olduğunu söylemesi Taehyung'un kalbini kırar mıydı?
Jungkook
Sen ne düşünüyorsun?
Taehyung
Bir takım düşüncelerim var aslında. Ama sana söylesem mi bilemiyorum.
Jungkook
İnsanlar bu hikayenin yanlış olduğunu düşünüyorlar. İki prensin birbirlerine aşık olmalarını yanlış buluyorlar. Aynı fikirde değilim.
Taehyung duyduğu umut verici cevap karşısında şaşırdı. Şaşkınlığını gizleyerek Jungkook'un gözlerine baktı.
Taehyung
Bende öyle. Bu bir hayat konunu diye neden illa bir kızı sevmek zorundayız, degil mi?
Jungkook
Sen sevmiyor musun yoksa?
Taehyung aniden gelen soru karşısında başını eğdi. Jungkook hakkında doğru şeyler mi düşünüyordu yoksa yanlış mı bilemiyordu. Anlayacağını düşündüğü için stres yaptı ve yüzü bembeyaz oldu. Jungkook Taehyung'u öyle görünce kafasını eğdi ve yüzüne bakmaya çalıştı. Taehyung başını kaldırmayınca da çenesini tutup başını kaldırdı ve göz göze geldiler.
Jungkook
Ben doğruyu söylemek gerekirse bir kızdan hoşlanmıyorum. Eğer sende hoşlanmıyorsan bunu bana söyleyebilirsin.
Taehyung
Ben... Şey... Ben...
Taehyung, Jungkook'un çenesini tutması ile çok heyecanlanmıştı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki neredeyse ona aşık olduğunu söyleyecekti.
Jungkook
Benden korkuyor musun?
Taehyung, Jungkook'un sorduğu soru ile şaşırdı ve düşüncelerinden sıyrıldı.
Taehyung
Neden senden korkayım ki?
Jungkook
Sonuçta sana kızlardan hoşlanmadığımı söyledim. Sana zarar vereceğimi falan düşünmüyor musun?
Taehyung
Hayır. Bana zarar vermek isteseydin şimdiye kadar yapardın zaten.
Jungkook
O zaman sana bunu yapsam tepkin ne olurdu?
Taehyung
Neyi?
Jungkook hızlıca Taehyung'a yaklaştı ve dudaklarını kenetlendı. Taehyung önce şaşkınlık ile donakaldı. Ardından gözlerini yumdu ve Jungkook'a karşılık verdi. Jungkook, Taehyung'un ona karşılık vermesine her ne kadar şaşırmış olsa da durmadı ve öpmeye devam etti. Taehyung ellerini Jungkook'un boynuna doladı ve kendini çimenlere saldı. Jungkook da Taehyung'un üstüne çıkarak şehvetle öpmeye devam etti. İkiside nefessiz kalınca durdular.
Jungkook
Bana karşılık verdin.
Taehyung
Sende beni öptün.
Taehyung kocaman gülümsedi. Jungkook da tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi ve Taehyung'un üstünden kalıp çimenlere geri oturdu.
Jungkook
Aslında bunu beklemiyordum. Beni itip "sen kafayı mı yedin?" demeni bekledim.
Taehyung
Bende beni öpmeni beklemiyordum. Öyle gördüğün herkesi öpüyor musun yoksa?
Jungkook, Taehyung'un sorduğu soru ile güldü. Birbirlerini her ne kadar tanımıyor olsalar da, sanki yıllardır birbirlerini tanıyan aşıklar gibiydiler.
Jungkook
Hayır. Seni öptüm çünkü, ben aslında sana aşığım Taehyung.
Taehyung duyduğu cevap üzerine şaşırdı. Bir süre Jungkook'un yüzüne bakakaldı. Böyle bir şey demesini beklemiyordu. Ardından Jungkook'a kocaman sarıldı.
Taehyung
Biliyor musun? Bende sana aşığım.
Jungkook, duyduğu cevap karşısında çok sevindi ve Taehyung'a karşılık verdi.
Jungkook
Hey! Neden her gün aynı saatte burda buluşmuyoruz?
Taehyung
Olur. Bunu çok isterim.
Jungkook
Bende öyle. Artık gitsem iyi olacak. Yarın görüşürüz Taehyung.
Taehyung
Görüşürüz.
Jungkook koşarak ormanın içinde kayboldu. Taehyung, Jungkook gittikten sonra elleri ile kalbini tuttu ve kendini çimenlere saldı.
Taehyung
Tanrım! Bu hayatımın en güzel günü.
Bir süre daha uzandıktan sonra o da evine döndü. Böylelikle aşk hikayelerinin tohumlarını ekmeye başladılar.