Ertesi gün Jungkook eve döndüğünde evde kimse yoktu. Ne Taehyung vardı ne de eşyaları. Jungkook olduğu yere çöktü ve ağlamaya başladı. Biraz ağladıktan sonra ayağı kalktı ve tekrardan Jimin'in evine gitti. Jimin kapıyı açtı ve karşısında Jungkook'u görünce şaşırdı.
Jimin
Neden döndün? Ne oldu?
Jungkook
İçeri gelebilir miyim?
Jimin
Tabikide. Gel lütfen.
Jungkook eve gittiğinde Taehyung'un gitmiş olduğunu Jimin'e anlattı ve bir süre orda kalmak istediğini söyledi. Jimin de bunu kabul etti.
Aradan bir hafta geçti. Jungkook artık daha iyiydi ve Taehyung'a mesaj atmak için kendini hazır hissediyordu. Eline telefonu aldı ve WhatsApp a girdi. Taehyung'un resmine tıkladı.
Jungkook
Selam
Taehyung
Ne istiyorsun?
Jungkook, Taehyung ters bir cevap yazınca hala ona kızgın olduğunu düşündü. Ama bu pes etmesine engel değildi.
Jungkook
Ben geçen hafta yaşananlar için özür dilerim.
Acaba beni affedebilecek misin?
Taehyung
Hayır
Seni asla affetmeyeceğim
Sen o gece bana güvenmediğini açıkça söyledin
Eğer bir ilişkide güven yoksa o ilişki yürümez
Jungkook Taehyung'un yazdıklarını görünce göz yaşlarını tutamadı ve ağlamaya başladı. Göz yaşları telefonun ekranına damladı. Jungkook bir şeyler yazmak istedi ama kalbi o kadar acıyordu ki hiçbir şey düşünemiyordu.
Taehyung
İlişkimiz bitti Jungkook
Hayatına bensiz devam etmek zorundasın
Çünkü ben bana güvenmeyen biri ile birlikte olamam
Sende insanlara güvenmeyi öğrenmelisin
Eğer bunu yapmazsan hayatın boyunca yanlız kalıcaksın
Hoşça kal...
Taehyung bunları yazdıktan sonra çevrimdışı oldu. Jungkook ise sadece ağlayarak gelen mesajları okuyabildi. Bir kaç gün bu acısı devam etti. Hayatı boyunca üstünden atamayacağı bir acı vardı şuanda içinde. Onu kaybetmişti ve bütün suçlusu da kendisiydi. Bunu farkındaydı ama herşey çoktan bitmişti. Jungkook da yaşamına Taehyung olmadan devam etmeye çalıştı ama pek başarılı olduğu söylenemez...
Aradan bir yıl geçti. Jungkook neredeyse Taehyung'u unutmuş sayılırdı. Jimin bu dönemde Jungkook'un hep yanında olmuştu ve ona çok yardım etmişti.
Bir gün Jimin ile Jungkook televizyon izlerken bir haber çıktı. Haberde ünlü model Kim Taehyung'un yakında düğünü olacağından bahsediyordu. Jungkook haberi görür görmez karnı ağrımaya ve kalbi acımaya başladı. Jungkook hemen oturduğu yerden kalktı ve tuvalete gidip ardından kapısını kilitledi. Jimin arkasından koşsa da yetişemedi. Jungkook'un ağrıyan karnı mide bulantısına dönüştü. Jungkook hemen klozetin kapağını açtı ve kustu. Ardından acıyan kalbi ile göz yaşlarını serbest bıraktı. Jimin Jungkook'un kapıyı açması için ne kadar uğraşsa da Jungkook kapıyı açmadı. Jimin bütün gün Jungkook tuvaletten çıkana kadar kapının önünde onu bekledi. Jungkook sonunda tuvaletten çıktı. Jimin hemen Jungkook'a sarıldı. Jungkook'un ağlamaktan gözleri şişmişti. Jimin Jungkook'a daha sıkı sarıldı.
Jimin
Taehyung sana davetiyeyi atmış. Senide düğününe çağırıyor.
Jungkook Jimin'e sıkıca sarıldı ve en sonunda kendini tutmayı bıraktı ve ağlamaya başladı.
Jimin
Bu biraz küstahça ama bence oraya gitmelisin. Seni görmeli ve sende onu görmelisin.
Jungkook
Ben... Bunu... Nasıl yapacağım?
Jimin
Merak etme. Bende yanında olucam.
Jungkook
Teşekkür ederim.
Jimin ve Jungkook sarılmayı bıraktılar. Jimin Jungkook'un yüzüne baktı ve eliyle gözyaşlarını sildi.
Jimin
Çok yorgun görünüyorsun. Biraz dinlensen iyi olur.
Jimin Jungkook'u yatağa götürdü ve yatırdı. Jungkook yatağa yatar yatmaz uyuyakaldı. Jimin örtüyle Jungkook'un üstünü örttü ve ışığı kapatıp odadan çıktı.
En sonunda düğün günü geldi. Jungkook hem çok üzgün hemde çok heyecanlıydı. Çünkü en sonunda Taehyung'u görücekti. Hemde canlı bir şekilde. Jimin pembe bir smokin giymişti. Jungkook da sevdiği renklerden biri olan bordoyu tercih etmişti. Birlikte düğün yerine gittiler. Düğün kırsal bir alanda yapılıcaktı. Bütün davetliler yavaş yavaş geldi ve sonunda tören başladı. Taehyung çok heyecanlıydı. Heyecandan tek tek gelenlerin gözlerine bakıyordu. Birden tanıdık bir sima ile Taehyung'un gülen yüzü soldu. Taehyung hızlıca kafasını eğdi. O sırada da küçük kızlar belirdi. Ellerindeki sepetten çiçek yaprakları alıp uzun kırmızı haliye serptiler. Arkasından da gelin belirdi. Gelin yavaşça yürüyerek Taehyung'un yanına geldi. Taehyung elini uzattı. Gelin elini tuttu ve Taehyung'un yanında yerini aldı. Hakim uzun bir süre konuştuktan sonra en sonunda malum soruyu sordu. Taehyung ve gelin hiç tereddüt etmeden soruya "evet" yanıtını verdiler. Yüzükler takıldı ve Taehyung gelinin duvağını kaldırarak gelini öptü. Böylelikle tören bitmiş ve kutlamalar başlamış oldu.
Düğünün ilerleyen saatlerinde Jimin'in büyük ısrarları ile Jungkook, Taehyung'un yanına geldi. Hafifçe omzuna dokundu.
Jungkook
Tebrik ederim.
Taehyung
Teşekkürler. Aslına bakarsan gelmeni beklemiyordum.
Jungkook
Biz... Sonuçta arkadaşız değil mi? Yıllar önce sevgili haberleri çıktığında olduğu gibi.
Taehyung
Ohh... Evet haklısın. Burda olmana sevindim.
Taehyung yalandan bir gülümseme yaptı. Jungkook Taehyung'un gözlerine daha fazla bakamadı ve kafasını eğerek göz yaşlarının akmasına izin verdi.
Jungkook
Aslında sana bir şey söylemek istiyorum.
Taehyung
Tabi, söyle lütfen.
Jungkook
Ben seni seviyorum...
Taehyung
Yani...
Jungkook
Lütfen beni...
Taehyung
Artık gider misin?
Jungkook duyduğu soru ile kafasını kaldırıp Taehyung'a baktı. Taehyung, Jungkook'un ağladığı görünce gözlerini kaçırdı.
Taehyung
Artık gitmen gerek. Bende eşimin yanına dönmeliyim. Hoşça kal Jungkook.
Taehyung bunu söyledikten sonra Jungkook'un yanından gitti. O sırada da Jimin geldi ve Jungkook'u tuttu. Jungkook'un dizlerinin bağı resmen çözülmüştü. Yere zor basıyordu. Jimin hemen Jungkook'u ordan çıkardı ve bir taksi ile eve döndüler.
Jungkook o gece yine Jimin de kaldı. Ertesi günde evine geri döndü. Jimin her ne kadar Jungkook'u yanlız bırakmak istemese de Jungkook başa çıkabileceğini söyleyerek Jimin'den eve dönmesini istedi.