İnsan en sevdiğine yalan söyler. İnsanın bin bir kişi ile tanışır, ama en sevdiğine yalan söyler. Çünkü o üzülmesin isterler. Onlar kırılmasın isterler. Bu yüzden ben de Oğuz'a yalan söyledim. O üzülmesin istedim. Bana kızmasın istedim, beni sevmeyi bırakmaması için söyledim. Çünkü onu çok sevdim. Şu an üzülecek hiçbir şey yapmadım, yani yapmamaya çalıştım daha doğrusu. Onun beyaz olmasına karşı beni siyah sanmamalı, beni siyah bilmemeliydi. Eki o minik kızım o annesizmi kalacak? Ailesi olmayacak mı. 'Hadi Yaprak yapacaksın! Kızın için sevgilin için.'
En sonunda uyandım. Buna inanamıyorum. Yani ben yaşıyorum. Kızımla sevgilimle olucam. "Sonunda uyandı." dedi başımdaki doktor, sonra da beni yattığım hasta yatağında hareketlendirdi. Sanırım normal odaya götürecekti. Yolda giderken işte onlar. Kızım ve sevgilim koltukta birbirine sarılarak uyuyordu. Sonra kızım uyandı. "Üvey baba aynem geydiiiii!" diye Oğuz'u sarstı ve Oğuz'da uyandı. ikisi de yanıma geldi. "Sevgilim uyandın." dedi Oğuz. "Ayne 2 yıydıy göyemiyoyum seni çok özyedim." dedi benim sarı gülüm. O sırada doktorlar beni normal odaya aldı.
İçeride kimse yoktu. İçeri bir anda Oğuz ve Lina girdi. "Kalk kalk! Acil gitmeliyiz." dedi ve eşyaları topladı. "Kızım canım sen gel kucağıma." dedim ve kulağını tıkadım.Sonra sordum. "Ne oluyo?" diye sordum telaşla. "Sen boş ver tatlım."





