Bu hastalıklarımın krizleri çok sık olmaya başladı. Daha önce de oluyordu tabii ama ikisi bir arada olmuyordu. Dış dünyayla bağım kopmuştu. Tek iki kişi hariç Lina ve Oğuz. Birisi canım kızım, birisi sevgilim. Kızım çok nadir olan beyaz gözlere sahip. Bal dan daha güzel sarı saçlarada. O henüz 3 buçuk yaşında. Tek kötü olan şey, Oğuz'dan değil üvey babamdan olması. Bir ara beynim uyuştu ikisininde yüzleri gitti gözümün önünden. Nefesim yavaşça kesildi. Ölüm mü bu? Eğer ölümse çocuğuma ve sevgilime kim bakacak? Ya yine Ceren Oğuzu öperse? Oğuz onunla evlenir mi? Hiç bir şey düşünemez oldum.
(Oğuz'dan)
Kafayı yemek üzereyim Yaprak ameliyatta! yüzüm gözyaşlarına esir olmuştu. Ben ise sevgilime. İçeri üvey babası ve 2-3 yaşında bir kız çocuğuyla, kız ağlıyordu. "İşte Lina bak bu senin üvey baban kızım." Gözlerim zar zor görüyordu çünkü gözyaşları gözümün görmesine engel oluyordu. Ama o cümleyi duymamla birlikte gözlerim fal taşı gibi açıldı. "Meyhaba vüvey baba." dedi küçük kız o adamın kucağından indi ve koşarak bacağıma sarıldı. Ne yapacağımı şaşırdım. "Vüvey baba annem iyi mi?" diye sordu. "Ha-hayı" diyecekken onun daha çok küçük oluduğunu fark ettim ve "Evet, iyi" diye cevapladım. Ne yapıyordum ben? Yaprağın çocuğu yoktu ki. "Annenin adı ne çünkü benim sevgilimin çocuğu yok." diye sordum. "Yapyak bak foyoyyapı." dedi ve bu-bu gerçekten Yapraktı. Bana yalan söylemiş! Neyse madem onun kızı bende onun sevgilisiyim, bu tatlı kıza bakıcam, sadece o uyanana kadar. Hala duyduklarıma inanamıyorum! Bana yalan söylemiş!




