Düşüncelerim hızla dönüyordu. Elif’in yüzü, Mert’in karanlıkta beliren bakışları ve kaybolan zamanın ardında gizlenen sırlar bir araya gelmişti. Ama her şeyin iç içe geçmiş gibi olduğu bu anın içinde bir eksiklik vardı. Gerçekten Elif’i mi bulmuştuk? Yoksa zamanın derinliklerine çekildiğimiz bu yolculuk, bizi hiç beklemediğimiz bir gerçekle mi yüzleştirecekti?Mert’in yüzündeki belirsiz ifadeyi gördüm. Sessizce, gözlerini Elif’in kaybolan varlığından ayıramıyordu. “Bundan sonra ne yapacağız?” diye sordum, sesim titreyerek.Mert derin bir nefes aldı ve hemen yanı başımdan geçti. Bir an için onu kaybettim, kaybolan zamanın karanlık köşelerine daldığını düşündüm. Ama sonra, gözleri tekrar bana döndü. “Bir şeyler çözmemiz gerekiyor,” dedi. “Ama bunları tek başımıza yapamayız. Zamanın ardındaki gerçek, seni bekliyor, Lara.”Sözleri, bana bir an bile olsa, kendi içimdeki boşlukla karşılaştırıldığında, sadece bir yankı gibi geliyordu. Gerçekten de, Elif’in yaşadığı zamanın kaybolan izleriyle ilgileniyor muyduk, yoksa başka bir şeyin peşindeydik?Denizin kenarında rüzgarın sesi, tüm bu düşündüklerimi daha da karmaşık hale getiriyordu. Elif’in kaybolmuş zamanının içindeki yankılar, bir şekilde hiç gitmemişti. Zamanın içinde kaybolan anılar, o anı yaşayanların içindeki kaybolmuş boşluklar gibiydi. Yavaşça adım attım ve gözlerimi denize çevirdim. Sanki her şey, suyun derinliklerine gömülmüş gibi hissediyordum.Elif, bir adım geri atarak, gözlerini tekrar denize odakladı. “Gerçekten ne yapmalısınız biliyor musunuz?” dedi, sesi bir parça titreyerek. “Zamanın gerisinde kaybolmuş her şeyin izini sürmeniz gerek. Ve bir noktada, birbirinizle bağlanmalısınız. Geçmişin ve geleceğin sınırlarını aşmalısınız. Ancak o zaman bu sırlar tamamen ortaya çıkacak.”Bu sözlerin ağırlığı, vücudumda bir başka soğuk rüzgar gibi hissediliyordu. Mert ve ben, birbirimize bakarak anı yakalamaya çalışıyorduk. Birbirimizin gözlerinde kaybolan anların yankılarını görmek, bizi daha da birbirimize bağlıyor gibiydi. Ama Elif’in söyledikleriyle, bu bağın ne kadar kuvvetli olduğunu hala anlayamıyordum.Birlikte geçmişin derinliklerine gitmek, kaybolmuş bir zamanı yeniden keşfetmek kolay bir yolculuk değildi. Yine de, Mert ve ben bu sırrın peşinden gitmeye kararlıydık. Ve Elif’in içindeki geçmişin izlerini takip ederek, kaybolan zamanı tekrar birleştirecek, belki de geçmişi yıkıp yeniden inşa edecektik.Gece tamamen bastırdı ve denizin yüzeyinde her şey bir yansıma gibi belirdi. Her şeyin ne kadar karıştığını fark ettim. Zaman, suyun derinliklerinde kaybolmuş gibiydi. Yavaşça arkamı döndüm. “Zamanı nasıl aşacağız?” diye sordum, içimdeki boşlukla. “Hangi adımı atmamız gerek?”Elif, derin bir nefes aldı. “Zamanın kendi düzenine göre hareket etmelisiniz. Ama dikkatli olun. Geçmiş, şimdiki zamanın sınırlarını zorlar ve tek bir yanlış adım, her şeyi değiştirebilir.”Bu sözlerle birlikte, Elif silueti karanlıkta kayboldu. O an, hiçbir şeyin ne kadar gerçek olduğunu sorgulamaya başladım. Gerçekten kaybolan zamanın sırrını çözebilecek miydik?Mert’in sesini duydum. “Gel, birlikte devam etmeliyiz. Zamanın gerisine gitmek… bu, daha büyük bir sorunun başlangıcı.”Ve biz, yeniden yola koyulduk. Geçmişin izleri, kaybolan aşkın karanlıkları ve zamanın ardındaki sırlar bizi bekliyordu.
Bölüm 11
Zamanın arasında kaybolanlar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.