İçeriğe geç

SAKLI

Bölüm 3 · 4 dk okuma

SAKLI

Bölüm 3

3

Yaslandığım duvardan uzaklaştım son yarrım saattir yaptığım gibi gözlerimi kolumun tersi ile sildim. yaralanış dizime baktım. çocuklarla kavga ederken olmuştu. Beni itmişlerdi. o sırarda bahçenin diğer tarafında olan Argeş beni koruyamamıştı. kimsesizlik hisi ile daha çok ağlamıştım.

Dizime kapanan el ile buğulu bakan gözlerimi yukarı kaldırdım. Gelen her zamanki gibi Argeşti. Gelmesini istediğim tek kişi. jorkulu ama bir o kadarda sinili gözlerle bana bakıyordu. elini dizimden çekmeden " Yeşil bir şeyin var mı? " dedi. bunu yaparken bütün yüzümü turlamıştı. Bir demeden sadece kafamı olumsuz şekilde salladım.

Aldığı cevapla hızla ayaklanınca merakla ona baktım. " Nereye? " dedim gitmesinin verdiği üzüntüyle beraber . bahçeye ufakça bakıp " O gerizekalıları bulup dövücem Yeşil . Bak bakalım bir daha yapabiliyolar mı? " dedi. Kafamı hızla iki yana salladım . Hızla hareket ederek kolunda tuttum . " İstemiyorum Argeş . bir şey yapma . Bir daha yapmazlar zaten . Hem ben kendimi koru-" cümlemi tamamlamama izin vermeden elini çekti benden. Bkkınca kafasını gökyüzüne kaldırıp "Yeşil bir öncekinde de böyle dedin " dedi son raddesine gelmişti anlaşılan .

çekigen şekilde " İntikam istemiyorum " dedim . Yaptığım itirafla bana şevkatle baktı. Onun gözündeki abi şevkatini hep görmüştüm ama bu nalrda daha çok belirgin oluyordu. "Yeşil cezasız bırakılan her suç tekrar yapılır. İnsan hatayı sever cezası olsa bile cezasız olduğunu düşünsene birde..."

Olgun biriydi Argeş. Bu anıda 7-8 yaşlarındaydık ama verdiği tavsiye bütün hayatımın çekirdeği olmuştu.o amanlar sıkıcı,çekinen ve özgüvensiz yeşildim . beni yetiştiren abimdi. o öğüdü o gün benimsemiştim . şuan da o öğüdü uyguluyacaktım. bunu lojmanın önündeki kırmıızı mavi sirenlere baarak söylemem ateşmi körüklemişti.

.

.

Konsey üyleri gelmişti. sırayla komutanları içeri alıyorlardı.Çıkan askerler hiçbir şekilde bir şey demiyordu . Yüzlerinde gerici biir ifade hepsinin ortak yanıydı. sıranın bana gelmesini beklerken elimdeki haberleri okuyordum. hiçbir olay basına yayılmamıştı. Konsey üyelerini görmsemde nerdeyse bütün komutanları toplamaları pek hayra alamet değildi.

Toplam 12 konsey üyesi vardı. tabii bunların ikisi öldürülmüştü. aklıma gelenle hızla önümdeki boş duvara baktım. Argeş bunu nereden öğrenmişti? bunu nasıl sormazdım ona. hiç sorgulamamıştım . Argeşin öldürüldüğü gece kimseyi görememiştik.beni içeri sokmamış beim olaya dahil olmamı istememişlerdi.herkesin dilinde olan suikast çetesi vardı. o gece de eve girenlerin onlar olduğunu söylemişler sonra dosya kapanmıştı. argeş kesinlikle bir boklar yemişti. huyu bu onun kafasındaki tilkiler asla susmazdı.

" Yeşil akça " ismimim seslenilmesi ile ayaklandım . büyük salona doğru ilerledim . karşımda tam da beklediğim manzara vardı.10 kişi gözlerini dikmiş ölçer şekilde bana bakıyordu. saygıyla eğildim. önlerindeki kürsü bemzeri yere çıktım. zayıf ,orta yaşlarda,burnunun ucunda düşecek gibi duran gözlükleriyle bir adam konuştu "evet yeşil. şuan önünde 10 kişiyiz ama biz 12 kişydik bilirsin. 2 kişi suikaste kurban gitti. herkesin dilindei o suikast takımı . tahminlermize göre 5 kişiler ama çok hızlılar , sessizler ve aptal cesareti var. Aseriyeden 4 kişi seçicez size belirli bir güzergah vericez. tek takım siz olmayacaksınız . Sadece 7 koldan bir kol olacaksnız ve suikast ekibini ekle alıcaz . onları öldürmeyin , başları kim bilmemiz lazım . seninle birlikte 4 kişilik takım bitiyor. yarın takımın ile tanışacaksın . pek sosyal biri değilmişsin büyük ihtimalle tanımıyorsun . Başarılar" sosyallikle cümleyi küçümseyerek söylemişti. yüz ifadesi bunu belli etmesede anlamıştım . Küçümsenmeyi tanırdım .

"Anlaşıldı komutanım " asker selamımı verip odadan ayrıldım . gergin değildim . rahatlamıştım . bir şey yapacak olmamnın mutluluğu bile vardı üstümde . düşünmeyeyim yeter. hayatımriske girebilir, alışkındım .

Odama girdim hızla . masamın üstünde gördüğüm dosya ile konseyin hızına şaşırmadan edemedim. Zaten her şey belli olmaydı. Bu formalite gibiydi. hızla sırt çantamı aldım ağırlık olmaması lazımdı minik ve haifif kıyafetler aldım zaten güzergak ekvatoral bölgeye doğruydu. şuan soğuk iklimdeydik ama sıcağa alışmam lazımdı. bir saat sonra haırdım . sadece takımla taniışmam gerekiyordu. dosyanın içinde yazan takım arkadaşlarına baktım ;

Sam black

aylin serçe

alp giz

bu kişileri ne duymuş ne de görmüştüm ama bu odalarına gidip tanışmama engel değildi. ilk kişi odama yakın olan alp giz di . uzun koridorda beim adım seslerim geliyordu. odam biraz ıssız yerdeydi . kapıyı çaldım . bekledim içeriden ses gelir diye ama ses falan yoktu. ikinci kişiye bakmak için elimi arka cebime götürdüm ama içimin ürpürlemesiyle arkama aniden döndüm . bana üstten bakan bir adam vardı.

"Yeşil akça ? " dedi duyuğum en sakin ses. adamı ufaktan süzüzp "evet?" dedim .Garip bir diyalog olsada umusamadım . " Alp ben . galiba tanışmaya gelmiştiniz. " elimi uzattı samimi şelikde gülerek . elini sıktım ama bir şeydemedim ilk bir dakika . Adamda bir güvenilmezlik vardı. Fazla sakin insanlar son derece şüpheliydi. her neyse saçmaladım diyerek hafif tebessüm ettim. " yeşil ben de . tanıştığıma memnu oldum . sizi daha önce buralarda göremedim bende erkenden tanışmak istedim . " dedim . kafasını onaylarca salladı . " iyi yapmışsınız. " dedi .

tanışmam gereken iki kişi daha vardı onları sonraya erteledim . bu tanıma faslı en sıkıcı kısmı olması sinirime dokunuyor .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.