İçeriğe geç

SAKLI

Bölüm 1 · 4 dk okuma

SAKLI

Bölüm 1

1.bölüm

Güneş tepemizde yakıcı etkisini en iyi şekilde gösteriyordu.önümdeki askerler buna katlanarak sıcağın dibinde yüzlerce şınav çekiyor eğer sızlanırsa daha fazla şınav çektiriyordum.

Yanımdan geçen köpek sürüsü ile arkamı döndüm argeş bana doğru geliyordu. Yanık teninine nazaran pasparlak mavi gözleri adeta ışık saçıyordu. Argeş ile çocukluk arkadaşlıydık, onun bu heybetli hallerini de berbat hallerini de bilirdim. Ben böyle saçmalarken o gülerek yanıma geldi.

"Yeter artık askerleri rahat bırak" elini omzuma atıp lakayıt şekilde konuştu. Benimle bu şekilde konuşabilen tek insandı. Gülerek elini ittim. Askerlere dönüp " Asker kalk " dedim . Anında ayağa kalktılar. "Dağılabilirisiniz yarınki nöbetin saatini öğrenin " ikinci cümleyi kurmadan direkt dağıldılar. Biraz yorulmuş olmalılar.

Tekrar Argeş'e döndüm. " Benim işime karışma Argeş . O köpeklerine yem olmak istemezsin. " iddalı konuşmam boşuna değildi.

"Bu kadar kasma be Yeşil.Bak erkenden yaşlandın. Botoks ister misin?" Eline aldığı köpek düdüğünü döndürerek bahçedeki kamelyaya yöneldi. Onu takip ettim. Bahçede kimse yoktu . Saat 08.00 dı aslında çalışmalar başlamalıydı. Bunu fark etmemle kaşlarım çatıldı.

"Neden kimse gelmedi?"

Argeş saçma bi şey demişim gibi bana baktı. " Bilgin yok mu? Bugün konsey toplanıyor . Çoğukomutanın ekibini aldılar . Ortalık karışıkmış . Zatrn normal bir şey olsa birleşmezler. Ciddi bir görev gelir yakında ." Dedi.

Küt saçlarımı karıştırdım. Ne olmuştu acaba ? Çok ciddi olsa biz duyardık . Neyseki endişelenmem gereken birileri yoktu. " Beni çağırırlar kesin . Bakalım ne çıkacak altından! " dedim.

Argeş güleç suratıyla bana baktı. " Kızım kim dedi sana buradaki en üst rütbe ol diye . Büyük sorumluluk. Tabii seni çağıracaklar . Nazım abi dedi ki:' Konseyden 2 kişi ölmüş daha doğrusu öldürülmüş' "

Şokla baktım." İki kişi mi öldürülmüş? Hem de konseyden. İyi de kondey üyeleri çok korunaklı gider her yere. Üstelik tam kadroyu biz bile bilmiyoruz" ben bunları söylerken önümdeki ağaç birden kargalar ile doluverdi. Ortama birden kasvet çöktü. Bugunlerde zaten bir uğursuzluk varken bu konuşmalar daha mı kötü yapmıştı durumu?

" Kimse anlamadı zaten ne olup bittiğini ama ölen kişilerin herhangi bir sağlık sebebebi ile ölmediğini biliyolar. E bu da cinayet demek zaten. " Argeş bunu pek kafaya takmış gözükmüyordu. Zaten o pek kafaya takan biri değildi. Keşke ben de öyle olsam.

Sıkıntıyla ofladım. Kamelyadan kalkıp bir şey demeden ana binaya doğru ilerledim doldurmam gereken belgeler vardı. Her ne kadar kaos olsa da sorumluluğumda olan askerler vardı ve onlar benim önceliğimdi. Bu olayda umarım büyümez diyerek odama girdim.

Odada camlar , açık sayfalar yerdeydi . Yerde ıslanmış ve yere düşen kağıtlar erimiş gibiydi. Kaşlarım sinirle çatıldı. Hangi salak odamı temizlerken camı açık bıraktı. Bir hışım odadan çıkarak temizlik görevlilerin odasına yürüdüm. Kapısı zaten açıktı .

Beni gördüklerinde direkt ayağa kalktılar. " Benim odamın camlarını kim açık bıraktı. Haftalarca uğraştığım dosyalar bir hiç olmuş" sinirle bağırarak söylemiştim bunları . Bağırmak bana göre değildi pek sesimi yükseltmezdim .

Görevliler birbirine baktılar şaşakınlıkla . İçlerinden biri " Yeşil Hanım odanızın kapısı kilitliydi. Girmemizi istemiyorsunuz diye girmemiştik bizde üstelik bu bahsettiğim olay iki gündür böyle." Utana sıkıla söylemişti bunu . Odamın kapısını kilitlemedim hademeler girsin diye . Camlarıda açık bırakmadım . Ne oluyor ? Bi boklar dönüyor?

.

.

Adam elindeki beyaz bardağı son yarım saattir olduğu gibi içindekini dökmeden sallıyordu. Önündeki gotik şelale manzarası oldukça sesliydi camları açmıştı çünkü. Aklına gelenle gülümsedi. Keyifliydi. Son 24 seneden farklı olarak sevinçli ve umutluydu. Senelerdir aradığını bulmuş gibiydi. Belki de bulmuştu .

O kasveti severdi. İnsana kendini hatırlamasına yardım ettiğini düşünürdü bazılarının aksine . tam bu anda kapısı çaldı. Arkasına dönmeden gel dedi adam. Gelen abisiydi. Onun bu hallerinden hiç honut olmayan abisi. Yine o sirke satan auratıyla gelmişti. Kardeşi buna alışkındı buna takılmadan " Abi hoş geldin. Ne düşürdü seni benim çöplüğüme " dedi rrahatlıkla .

" Asil yapma , krallık yeterinde güçlendi ve bunu zor başardık . şimdi konsey üyelerini öldürmek ne demek. şuan bunun için çok erken . Fevrisin hem de hiç olmadığın kadar. " abisi sinirden resmen köpürmüştü.

Asil bunları duymayı zaten bekliyordu ama bu planı daha çok .Yeterdi beklediği . Bardağı masaya koydu dirseklerini masaya yaslayarak abisine baktı. "Bu krallığın değil, benim meselem abi. O konsey bana ne yaşattıysa onu yaşayacak . hem krallık zarar görmeyecek. Bizim yaptığımız bile bilinmiyor. suikastçılarım çoktan yoldalar" dedi Asil.

Biliyordu ki sıfır zararla dönemezdi ama ülkesini amacına kurban da bırakmazdı. Abisinin düşündüğü gibi gözü intikam hırsıbdan kör olmuş değildi. Henüz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.