İçeriğe geç

Saklı bahçem

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Saklı bahçem

Bölüm 2

2

-yok kalmadı bakma..dığımız yer kalmadı

Babam ordan oraya giderken, sinirli bir şekilde konuşmuştu, sarhoş olduğu içinde arada bir duraksıyordu

-bak illaki kaçırdığımız bir yer vardır tekrar bak...

-seni boşuyorum bu kızı da öldüreceğim, zaten başıma sadece bela

Ardından bana bir tokat attı. Sarhoş olmasına rağmen çok sert bir tokatı. Canının acısıyla yere düştüm.

-senin canını kendi ellerimle alacağım.

Tekmeleri, yumrukları ve tokatları havada uçuşurken kurmuştu cümlesini. Ama bana vurmasından çok canımı yakan annemin benim için kılını bile kıpırdatmamasıydı. Yerinde durup sadece izliyordu. Yarım saat kadar sonra babam beni dövmekten yorgun düştü.

-kalk yemekleri koy acıktım

Bana söylemişti hızlı bir şekilde kalktım tabi canım acımıştı. Bu sefer onun sözünü dinlemeyeceksin. Yerimden kalkıp odama gittim arkamdan seslendiğini duyuyordum. Odama girip kapıyı arkamdan kilitledim. Kıyafetlerimi torbaya koydum ve uyudum. Gece yarısıyken uyandım. Artık bu evden gitme vakti gelmişti. Elimden geldiğince sessiz olarak, üzerimi değiştirdim

Elime kıyafetlerimin bulunduğu torbayı alarak evden çıktım. Bahçeme doğru ilerliyordum. Kendimi ilk defa özgür hissediyorum, artık ailemden kurtulmuştum. Babam zaten anneme onu boşayacağını söyledi bu yüzden bahçe benim sayılır. Bahçeye vardığımda oturmak için ağaca yöneldim (ağaç kapaktaki fotoğraf gibi) fakat orada gördüğüm kitap beni durdurdu. Kitabı elime aldım şövalye kitabıydı fakat benim kitabım olmadığına emindim. Sayfalarını yavaşça çevirdim, tekrar benim kitabım olmadığına tekrar emin oldum çünkü içinde şövalye zırhının fotoğrafları bulunuyordu. Ama ben böyle zırhlar görmemiştim. Oturduğum yerden salladığım bacaklarımı kendime doğru çektim ve oturma şeklimi değiştirdim. Sırtım ağacın dallarına yaslanırken ayaklarımı uzatmış bir şekilde durarak (örnek gösterecek olursak kitap kapağındaki gibi) elimdeki kitabı inceliyordum. Bu kitabın sahibi kimse çok merak ediyordum. Belki kitabın arkasına ismini yazmıştır diye baktım ama beni boş bir sayfa karşıladı.

Biraz daha zırh fotoğraflarını inceledim, aradan yarım saat geçmişti. Daha güneş bile doğmamıştı, benimse yavaş yavaş uykum gelmeye başlamıştı. Daha fazla dayanamayarak kendimi uykunun kollarına bırakmak üzereydim ki çalı sesi duydum kalkıp etrafıma baktım hiçbir şey göremeyince tekrar uzandım. Bu sefer uykuya dalmayı başarabildim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.