İçeriğe geç

Saijun The Revenger

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Saijun The Revenger

Bölüm 4

YENİ BİR HAYAT

YENİ BİR HAYAT

Saijun’un annesinin evi terk etmesi olayının ardından seneler geçmiştir. Bu yıl aralığında Saijun’un babası dul bir kadınla evlenmiştir. Kadının Chaney adında bir oğlu daha vardır. Chaney, Saijun ile yaşıttır. İkisi de derslerinde başarılıdır. Aradan 2 ay geçmesine rağmen Saijun ve Chaney hala iyi anlaşamıyorlardır. Her fırsatta kavga edip tartışıyorlardır.

Okul hayatlarında birbirlerine düşman kesilmişçesine notlarını yükseltmeye çalışıp hangisinin daha zeki olduğunu ailelerine kanıtlamaya çalışıyorlardı. Bu hırs belki de ilerde onların aynı kişiye kin beslemesini bile sağlayabilirdi.

Kütüphanenin sessizliği, rafların arasında yankılanan hafif adım sesleriyle bozuluyordu. Saijun, ders çalışmak için en sevdiği köşeye doğru ilerlerken, Chaney de başka bir koridordan aynı hedefe yöneliyordu. İkisi de kütüphaneye geldiklerinden habersiz, aynı kitabı arıyordu.

Saijun, rafın önünde durduğunda gözleri aradığı kitabı buldu. Kitaplığa doğru uzandığında, başka bir elin de aynı kitaba yöneldiğini fark etti. Elini geri çekmeden, kitabı tutan diğer kişiye baktı. Karşısında Chaney vardı. Chaney'in gözleri, Saijun'un gözleriyle buluştuğunda ikisinin de bakışları kin doluydu.

Chaney, kitabı sıkıca kavrayarak Saijun'a doğru eğildi: Bu kitap benim. dedi soğuk bir sesle.

Saijun da kitabı bırakmayarak: Hayır, ben önce geldim. Kitap benim.

Chaney, kaşlarını çatarak biraz daha yaklaşarak: Görünüşe göre ikimiz de aynı anda geldik. Ama benim bu kitaba senden daha çok ihtiyacım var.

Saijun, sesini yükseltmeden kararlılıkla: Bana da lazım, Chaney. İkimiz de aynı sınıftayız ve bu kitabı ders için kullanmamız gerekiyor. dedi.

Kitap, ikisinin de arasında bir çekişme nesnesi haline gelmişti. Saijun kitabı bırakmadan çekiştirdi ve Chaney de geri adım atmadan kitabı kendine doğru çekti. Kütüphanede birkaç öğrenci, onların bu sessiz mücadelesine merakla bakmaya başlamıştı.

Chaney, dişlerini sıkarak: Bırak şu kitabı, Saijun. Seninle uğraşacak vaktim yok. Gözlerindeki öfke belirginleşmişti.

Saijun, aynı kararlılıkla: Seninle uğraşmak istemiyorum, Chaney. Ama bu kitabı bırakmayacağım! diye karşılık verdi.

Chaney bir an duraksayıp, aniden kitabı Saijun’un elinden sert bir şekilde çekti. Saijun dengesini kaybedip geriye doğru sendeledi ama hemen toparlandı. Gözlerinde öfke ve hayal kırıklığı vardı.

Saijun: Neden hep böyle olmak zorunda, Chaney? sesi titreyerek.

Chaney, kitabı sıkıca tutarak: Çünkü sen her zaman her şeyi zorluyorsun, Saijun. Hayatı zorlaştırmakta üstüne yok.

Bu sözler Saijun'un sabrını taşırdı.

Saijun:Seninle uğraşmak zorunda değilim!

Bağırarak Chaney'in üzerine atıldı. İkisi de yere düştü, kitap ellerinden kayarak yere düştü.

Kütüphanedeki öğrenciler, şaşkınlıkla kavgayı izlerken, Saijun ve Chaney yerde yuvarlanarak birbirlerine vuruyorlardı. Yumruklar havada uçuşuyor, ikisi de öfkelerini kontrol edemiyordu. Kütüphaneci ve birkaç öğrenci onları ayırmaya çalıştı ama ikisi de birbirine saldırmaya devam etti.

Sonunda, güvenlik görevlileri geldi ve ikisini de güçlükle ayırdılar. Chaney’in dudağı patlamış, Saijun’un gözü morarmıştı. İkisi de nefes nefese kalmıştı, ama kavgayı bırakmıyorlardı. Güvenlik görevlileri onları sıkıca tutarak müdürün ofisine götürdü.

Saijun ile Chaney müdürün odasına geldiklerinde kavga etmeye devam etmek istiyorlardı fakat müdür orada olduğu için sadece dikilmekle yetindiler. Müdür, Chaney ve Saijun’a yaptıklarının yanlış bir şey olduğunu anlatarak kanunlara göre birbirlerinden özür dileyerek uzaklaştırma almaları gerektiğini söyledi. Birbirlerinden sahte bir özür diledikten sonra çantalarını eve doğru gittiler. Yolda hala birbirlerine kin dolu bakışlar atıyorlardı.

Eve geldiklerinde Saijun ve Chaney’in annesi şaşırarak: Okuldan dönmek için henüz çok erken değil mi? diye sordu.

Chaney ise sinirle bağırarak tüm suçu Saijun’a yıkmaya çalıştı. Saijun da aynısını yaptı ve aralarında bir tartışma daha çıktı. Ardından Saijun ve Chaney’in anne ve babası olaydan bir haber oldukları için olayı onlara anlatmalarını istediler. Hem Chaney hem de Saijun olayı kendileri haklıymış gibi anlatıyordu. Ailesi en sonunda durumu anladı.

Anne ve babaları Saijun ile Chaney’i sakinleştirmeye çalışırken bir yandan uzaklaştırma aldıkları için aşırı tepki vermemeye çalışıyorlardı. Günün sonunda Chaney ve Saijun yemeklerini yiyerek ikisi de kendi odalarına kapandılar. Aileleri onların odalarına giderek hastaneye gitmeleri gerektiğini, yoksa yüzlerindeki morlukların geçmeyeceğini söyledi. Hem Chaney hem de Saijun birbirleri ile aynı arabaya binmeyi istemiyorlardı. Aileleri onları zorla da olsa hastaneye götürebilmişti.

Hastaneye giderken araba sessizliğiyle doluydu. Her iki kardeş de camdan dışarıya bakıyor, kendi düşüncelerine dalmışlardı. Anne ve baba ise arabadaki gerginliği hafifletmek için nazik bir konuşma yapmaya çalışıyorlardı. Ancak ne kadar çabalarsa çabalasınlar, aralarındaki gerilimi tamamen gidermek mümkün değildi.

Hastanede, morluklarının tedavisinin ardından eve dönmek için tekrar arabaya bindiklerinde, atmosfer hala gerilimle doluydu. Eve varınca, aileler çocuklarına bir araya gelip sorunlarını konuşmalarını teklif ettiler. Ancak hem Saijun hem de Chaney, hala birbirlerine karşı duydukları öfke ve kızgınlıkla doluydu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.