İçeriğe geç

Sahte Sevgilim

Bölüm 12 · 6 dk okuma

Sahte Sevgilim

Bölüm 12

12. Bölüm

Ersin beni öperken gülümsememek için kendimi tutum. Bir kaç saniye sonra geri çekildim. Salak gibi durmayayım diye düşünüp, kafamı yere eğdim ama Ersin çenemden tutup kafamı kaldırdı, sanırsın filmdeyiz ayol. "Kızardın mı sen?" Dedi Ersin gülümseyerek, yanaklarıma dokundum ama kızarıp kızarmadığımı anlayabilecek o mükemmel yetenek ne yazık ki bende yok.

"Kızarmadım sadece ilk def-" Derken Ersin gülerek sözümü kesti. "İlk defa mı?" Yok canım ben her gün birini öpmeden uyanamıyorum (!) "Yani ilk derken birden olunca şey olduğu için şey-" Diye konuşmaya devam ederken Ersin yine sözümü kesti. "Danla." Ben ise Ersin'i umursamayarak konuşmaya devam ettim. "Yani bu şey, şey olunca şey-" Diye devam ederken Ersin gülüp "Susmazsan yine öperim." Dedi, Ersin'in gözüne bakıp sustum.

"İlkin olmak güzel." Dediğinde cevap vermedim, ben cevap vermeyince Ersin gülüp "Ömür boyu sus demedim ki güzelim." Dedi, gözlerimi kaçırıp başka yere bakarken "Danla utanma, ne olacak?" Mimiklerden duylularımı nasıl anlıyor? "Bizim gerçek birer ilişkimiz olmadığını biliyorsun öyle değil mi?" Dedim, gerçek olsa güzel olurdu ama neyse. "Evet, haklısın." Dedi Ersin, keşke haklı olmasaydım. "Kusura bakma güzellik." Sırıtarak konuştu, ben bu çocuk için boşuna üzülüyorum bu mal, şerefsiz.

Ersin'in omuzuna vurmamla Ersin gülüp elimi tuttu. "Bu eller bana vurmak için değil, beni öperken saçımla uğraşman için var." Kolumu kendime doğru çektim, kolumu çekince onun kolu da geldi. Ersin'in kolunu ısırınca Ersin elini çekti. "Köpek." Dedi kendi koluna bakarak, iz mi çıkmıştı? “Kuduz aşını oldun mu?” Diye söylendi Ersin. Kendi kolunu ovalayıp bana baktı. "Bunun hakkında sonra konuşacağız prenses." Prenses mi? Yok Rapunzel. "Sensin prenses." Dediğimde Ersin gülüp olmayan saçını savurdu "Karlar Ülkesi'ndeki Elsa'yım ben ama gizliyorum." Gülerek Ersin'in omuzuna vurdum. "Kız sen nereden buluyorsun böyle şeyleri." Dedim mahalle karıları gibi. "Bizimkiler lunaparktalar sizi almaya gelmiştim." Elimi çekip işaret parmağımı havaya kaldırdım. Binevi bir dakika demek istedim. Kafeye geri gittim.

Eslem bana sırıtıp bakarken Arya halen daha sinirle bakıyordu. "Hadi lunaparka gidiyoruz." Dediğimde Eslem sevinçle masadan kalkarken Arya hala umursamıyordu. "Arya kalk yoksa 47 numara ayakkabıyı ağzına sokarım." Arya göz devirip kollarını göğsünün orada bağladı. "47 numara ayakkabı yok Danla'cım." Dedi, bunu mu düşündü yani? Eslem sinirle Arya'ya bakıp "Arya kusura bakma ama dün akşamdan beri senin depresyonunu çekiyorum. Vallahi ben gidiyorum, ister gel ister gelme." Deyip montunu alıp kafeden çıktı. Arya'ya bakıp Eslem’i taklit ettim. "Ben de gidiyorum sana babaannemin kedilerini yollarım." İlerledikten sonra birden durup Arya'ya baktım. "Parayı da sen ödersin fısık ezmesi." Ardından kafeden çıktım.

Ersin ve Eslem'in yanına gidip Ersin'in elini tuttum. "Aile var aile." Dedi Eslem, gülümsememle Arya yanımıza geldi. Arya'nın moralinin bozuk olduğunu gören Ersin "Çınar'a sorsak en mutlu insan ama neyse." Diye mırıldandı, bunu duyup istemsizce sinirlendim. Arya üzülürken o mutlu muydu? Hep beraber lunaparka doğru ilerledik.

Lunaparka gelince Emir ve Çınar yanımıza geldi, Eslem Emir'e sarılırken Çınar Arya'ya bakmıyordu bile. Tabi Arya da Çınar'a bakmıyordu. "Ee niye geldik buraya?" Diye sordu Arya, Ersin pişkin bir suratla "Az bu lunapark havası alalım diye geldik yenge." Emir Ersin’e gülerken "Aşkım o eski yenge, lütfen söylediklerimize dikkat edelim." Diye uyardı Emir.

Kahkaha atmamla Arya bana ters ters bakınca atınca tırsıp kahkaha atmayı kestim. "Siz bay çok bilmişler, baya zekisiniz ama kar nedeniyle okulumuz bile tatil olmuşken lunaparktaki çoğu araç çalışmıyor. Siz atlıkarıncaya binmek isterseniz belki. Çocuk çocuk davranışlarınız var çocuk trenine de binebilirsiniz." Dedi Arya, son cümlesini söylerken Çınar'a bakınca Çınar gülümseyip "Ergen ergen laf sokman bittiyse ben atlıkarıncaya bile binerim." Dedi, Arya dil çıkartırken Çınar hiç umursamadan "Hadi." Demesiyle hepimiz atlı karıncaya doğru ilerledik. "Ciddi misiniz?" Dedi Arya ama kimse Arya'yı takmadan atlıkarıncanın yanında duran adamın yanına gittik. "Abi jeton alabilir miyiz?" Dedi Çınar, adam mahcup bir şekilde "Bu havada buradaki hiç bir şey çalışmıyor ki gençler, üzgünüm." Diye söylendi, sen ne kadar güzel gülerek üzüldün öyle. "Ne yapacağız?" Dediğimde Eslem Emir'in elini tutarak "Sinemaya gidelim mi? Sana dediğim o aşk filmi gelmiş." Dedi, Çınar yalandan öksürerek dikkat çekti. "Biz piç miyiz? Biz de geliyoruz." Dedi, hepsi onaylayınca sinemaya doğru yol aldık.

Sinemaya gelip film seçerken Eslem tutturdu romantik film diye. "Abi biz şu filme alalım ki Eslem susmuyor." Dedi Emir, resmen kızın susması için söyledi. Ersin bana bakıp "Sen romantik film sever misin güzelim?" Dedi, aşırı aşırı sevmezdim ama izlerdim fakat bunu Ersin'e açıklamaya üşenip "Severim." Diye söyledim, Ersin gülümseyip "Tamam biz de o filme geliyoruz. Çınar ve Arya da ayrı ayrı durmasın bizimle gelsin." Deyince kabul edip önden gidip Ersin ve bana bilet aldım. Bir bileti Ersin'e uzatmamla "Ne gerek vardı? Ben alırdım." Dedi. "Aldım işte." Dediğimde gülümsedi ve etrafa bakındı. Ardından bana geri baktı. "İyi o zaman ben de mısır alayım yanında içecek ister misin güzellik?" Kafamı hayır anlamında salladım. Ersin mısır almaya gidince ben de biletleri verip oturacağımız yeri öğrendim. Ersin elinde mısır ve gazozlarla gelince oturacağımız yeri gösterip oraya oturduk.

Ersin elimi tutup "Ne kadar romantik değil mi prenses?" Dedi sessiz bir şekilde. Ersin'e göz devirip "Evet sahtecim." Diye yanıt verince elini çekti. Ersin'in elini tutup "Öyle demek istemedim." Dedim ama Ersin elini yine çekti. "Önemli değil." Bir kaç dakika sonra film başladı. Emir Eslem'in omuzuna kolunu atmış izlerken Arya ve Çınar'ın ortasında başka biri oturuyordu. İkisine gülesim geldi ama Ersin'in moralini bozdum diye kendimi suçlu hissetme damarım daha ağır basıyordu. Film izlerken Ersin gülmeye başlayınca azcık rahatladım. Bir an hiç gülmeyecek sanmıştım. Rahatça yaslanıp izlemeye devam ederken filmdekiler kavga etmeye başladı. Mısır yerken filmdeki kız ve erkeğin birden kavgayı bitirip öpüşmeye başlayınca mal gibi kalıp öksürdüm. "Sevgilim bak aynı biz." Dedi Ersin sessizce, Ersin'e bakıp "Sevgilim deme." Dedim şaka yaparcasına ama Ersin gülmesini kesip bana ters ters baktı. "Sahte derim, sen de bunu istiyorsun değil mi?" Deyip sinema salonundan çıktı. Ersin'in peşinden ben de dışarı çıktım.

"Ersin." Diye seslendim ama umursamadan ilerlemeye devam ediyordu. Bir parka girip kestirme kullanmaya çalıştı ama yine "Ersin!" Diye seslenmemle Ersin bana doğru dönüp "Ne var Danla!?" Dedi bağırarak, gülümsemeye çalışarak "Az konuşabilir miyiz?" Dedim titreyen sesimle, Ersin beni baştan sona süzdü. "Ne konuşacağız Danla?" Deyip ciddileşti, herkesin duygusunda birer sorun var. "Sürekli sahte sahte diyorsun. Ayrılmak istiyorsun, git bizimkilere kavga ettik, ayıldık de." Deyip sözlerine yutkunarak devam etti "Sonuçta bunu istemiyor musun!?" Bunu bağırarak söyleyince korkmadım değil. "Böyle istemiyordum." Dediğimde Ersin kahkaha atıp bana baktı. Sanki onla alay ediyormuşum gibi hissettim. "Ne istiyorsun Danla? Sana olan aşkımı itiraf etmemi falan mı?" İstemsizce tebessüm ettim. O da beni mi seviyordu? "S-sen, ne?" Dedim, kekelemem umurumda değildi şuan. Ersin "Bir şey yok." Dedi, Ersin'e yaklaşıp "Söyle." Dediğimde Ersin kafasını geri yaslayıp nefes aldıktan sonra bana baktı.

"Danla özür dilerim ama ben sana dokuzuncu sınıfın ilk gününden beri aşığım." Dedi, dokuzuncu sınıf mı? "Ne?" Sus anlamında işaret parmağını kaldırıp indirdi. "Seni tanımıyordum ama okul kapısından girerken o sarı saçların deniz gibi parlıyordu." Dedi gülümseyip gözünü kapatırken "Gözümü senden alamazken aynı sınıfta olduğumuzu öğrendim. Sen uyurken hocanın tahtaya yazdırdıklarını senin defterine yazıyorum, geri kalma diye ama sen dokuzuncu sınıfın ikinci dönemli Alper ile konuşmaya başladın." Deyip banka oturdu. Ersin’i izlerken alt dudağımı ısırdım. "Sizi mutlu görünce içim içimi yiyordu ama sen mutlusun diye Alper'e de diyemedim ki ben o kıza aşığım diye." Deyip kafasını eğdi. Kendini suçluyor gibiydi. "Umutsuzca bekledim." Gözünü sildi, ağlıyor muydu? "Bekledim..." Diye mırıldadı, kafasını kaldırıp bana baktı. Cidden ağlamıştı. Yanına oturmamla bana bakıp gülümsedi. "Onuncu sınıfın ilk dönemli birlikte oturmaya başladık, senin yanındayım diye elim ayağım birbirine giriyordu. Yanlış bir şey yaparım diye düşünürken dersler geçiyordu." Dedi, gülmesini kesip konuşmaya devam etti. "Şimdi onca beklediğim mutluluğu kazanmışken elimden alıyorsun ama sen de haklısın, beni sevmiyorsun ki zerre umurumda değilim değil mi?" Ersin'e yaklaşıp Ersin'in gözyaşını sildim. "Umurumdasın." Dediğimde Ersin gülerek ayağa kalktı. "Lan umurunda olsam sürekli ayrılığı hatırlamazsın Danla! Beni saçındaki tel kadar umursamıyorsun amına koyayım!" Sinirle bağırırken ben de ayağa kalktım. Ersin'in kolundan tutup "Umursuyorum çünkü seni seviyorum." Dediğimde Ersin kolunu çekti "Yalan söyleyemiyorsun Danla, yapma." Deyip bana son defa baktı.

Bölüm sonu

1 yorum