İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 44 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 44

44. Bölüm : Kendim Gibi

Spor salonundaki sessizlik uzun sürdü.

Kimse hemen konuşamadı.

Çünkü Güneş’in sesi ilk kez bu kadar kırılmıştı.

Bora yavaşça:

“Bu yüzden mi gidiyorsun?”

Güneş başını eğdi.

“Bir kısmı.”

Yankı bu kez bağırmıyordu.

Sadece dikkatlice bakıyordu.

Emir sessizdi.

Atlas kollarını bağlamıştı.

Sarp ise ilk kez huzursuz görünüyordu.

Ayaz hâlâ hiçbir şey söylemiyordu.

Ve bu, Güneş’in daha çok zorlanmasına neden oluyordu.

—

Güneş derin nefes aldı.

Sonra sonunda gerçeği söyledi.

“Ben artık peruk takmak istemiyorum.”

Sessizlik.

Güneş devam etti:

“Her sabah kendimi saklamaktan yoruldum.”

Sesi titremeye başlamıştı ama durmadı.

“Okula kendim gibi gelmek istiyorum.”

Bora’nın yüzü yavaşça değişti.

Yankı dudaklarını araladı.

Emir gözlerini kaldırdı.

Atlas dikkatlice dinliyordu.

Sarp başını eğdi.

Arda ise sessizce ona bakıyordu.

—

Güneş ellerini sıktı.

“Başta sorun değildi.”

Kısa bir nefes verdi.

“Ama artık…”

Durdu.

“…kendimi iki kişi gibi hissediyorum.”

Kimse araya girmedi.

Çünkü ilk kez gerçekten içini açıyordu.

“Bir tarafta Güneş var.”

“Diğer tarafta herkesin gördüğü Cem.”

Gözlerini kapattı bir saniye.

“Ve artık hangisinin gerçek olduğunu düşünmek istemiyorum.”

Ayaz’ın çenesi hafifçe sıkıldı.

Çünkü onun ne kadar zorlandığını şimdi daha net görüyordu.

—

Arda sonunda konuştu.

“Ben geldim diye gidiyorsun sanmıştım abla.”

Güneş başını salladı.

“Hayır.”

Sonra küçük bir gülümsemeyle:

“Sen zaten geri dönmeliydin.”

Arda birkaç saniye sustu.

Sonra:

“Benim yerimi doldurdun.”

Güneş hemen:

“Hayır.”

Ama Bora araya girdi.

“Doldurmadı.”

Herkes ona baktı.

Bora ciddi şekilde devam etti:

“Takım değişti.”

Yankı yavaşça başını salladı.

“Evet.”

Emir:

“Sistem farklı işliyor artık.”

Atlas:

“Uyum oluştu.”

Sarp:

“Sen de varsın.”

Güneş’in gözleri dolmaya başladı.

Çünkü ilk kez gerçekten ait hissetmişti.

Ve şimdi bunu bırakmak zorundaymış gibi hissediyordu.

—

Ayaz sonunda hareket etti.

Yavaşça ona doğru yürüdü.

Kimse konuşmadı.

Ayaz tam karşısında durdu.

“Bana neden söylemedin?”

Güneş gözlerini kaçırdı.

“Çünkü sen kalmamı isterdin.”

Ayaz hiç düşünmeden cevap verdi:

“İsterim.”

Bu kadar netti işte.

Güneş’in kalbi sıkıştı.

“Ama ben yoruldum Ayaz.”

Bu cümle Ayaz’ın yüzünü değiştirdi.

İlk kez içindeki çaresizlik görünüyordu.

Güneş devam etti:

“Ben artık sabahları korkarak uyanmak istemiyorum.”

“Birisi anlayacak mı diye düşünmek istemiyorum.”

“Elimi saçıma atarken bile gerilmek istemiyorum.”

Sesini düşürdü.

“Ben sadece kendim olmak istiyorum.”

Sessizlik.

Çok ağır bir sessizlik.

—

Ayaz yavaşça başını eğdi.

Sonra tekrar ona baktı.

Bu kez sesi daha yumuşaktı.

“O zaman kendin ol.”

Güneş şaşırdı.

Ayaz devam etti:

“Peruk takma.”

Bora hemen döndü.

“Evet.”

Yankı:

“TAKMA.”

Emir:

“Risk yüksek.”

Atlas:

“Ama mümkün.”

Sarp:

“Yap.”

Arda da başını salladı.

“Kimse seni geri saklayamaz abla.”

Güneş gözlerini kırptı.

“Ya okul?”

Bora omuz silkti.

“Bakışırlar.”

Yankı:

“SONRA ALIŞIRLAR.”

Emir:

“İlk tepki geçici.”

Atlas:

“Önemli olan sen.”

Sarp:

“Boşver.”

Ayaz son kez konuştu.

Ve sesi bu kez çok sakindi.

“Ben seni her halinle tanıdım.”

Bir adım daha yaklaştı.

“Cem olarak da.”

“Güneş olarak da.”

Sonra çok net bir şekilde:

“Ve hiçbirinde senden vazgeçmedim.”

Güneş’in gözlerinden yaş süzüldü.

Çünkü ilk kez…

birisi ona saklanmadan da kalabileceğini hissettirmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.