İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 15 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 15

15. Bölüm : Gelme Dediği Yer

Güneş sabaha gözleri ağır ama kafası tamamen açık uyandı.

Hiç uyumamış gibi hissediyordu.

İki mesaj hâlâ zihnindeydi.

“Seni izliyorum.”

“Yarın okuldan sonra gelme. Sadece gel.”

İkisi de aynı gün içinde gelmişti.

İkisi de farklı bir şey söylüyordu.

Ama ikisi de aynı şeyi hissettiriyordu:

Tehlike.

Okula girdiğinde hava yine garipti.

Bora ilk gören oldu.

“CEM! YÜZÜN NİYE ÖYLE?”

Yankı hemen araya girdi:

“UYUMAMIŞ!”

Emir sakin:

“Stres seviyesi yüksek.”

Atlas:

“Belirsizlik etkisi.”

Sarp:

“Sorun var.”

Güneş çantasını sıraya bıraktı.

“Yok bir şey.”

Ayaz en arkadaydı.

Ama bakışı anında Güneş’e kaydı.

Hiç kaçırmadı.

Hiç gecikmedi.

Bu bile Güneş’in içini gerdi.

—

Dersler geçmedi.

Dakikalar uzadı.

Her saniye sanki daha ağırdı.

Öğle arasında Bora patladı:

“BUGÜN OKUL SONRASI SERBEST!”

Yankı bağırdı:

“NE YAPALIM?”

Emir:

“Alternatif öneri lazım.”

Atlas:

“Dış ortam önerilebilir.”

Sarp:

“Gezelim.”

Bora aniden döndü:

“TERAS MI?”

Güneş hemen:

“Hayır.”

Ama Ayaz ilk kez hızlı konuştu:

“Hayır.”

İkisi aynı anda sustu.

Yankı gözlerini kısarak baktı:

“BU NE LAN?”

Emir:

“Eşzamanlı tepki.”

Atlas:

“Anormal korelasyon.”

Sarp:

“Kesin bir şey var.”

Bora güldü:

“Tamam, o zaman başka yer.”

Ama Ayaz’ın bakışı değişmemişti.

Sadece Güneş’e kilitlenmişti.

—

Ders bitince herkes dağılırken Ayaz yaklaştı.

“Gel.”

Güneş gerildi.

“Gelmem.”

Ayaz hiç beklemedi:

“Geliyorsun.”

“Hayır.”

Ayaz gözlerini kısmadı.

“Bunu ben yazmadım.”

Güneş dondu.

“Ne?”

Ayaz sesi düşürdü:

“Mesajı.”

Güneş’in kalbi hızlandı.

“Sen yazmadın mı?”

Ayaz başını salladı.

“Hayır.”

Bir an sessizlik oldu.

Güneş’in içi boşaldı.

“Peki neden ‘gel’ diyorsun?”

Ayaz bir adım yaklaştı.

“Çünkü orada olman gerekiyor.”

“Orada ne var?”

Ayaz cevap vermedi.

Sadece:

“Gerçek.”

—

Okul çıkışı Güneş gitmemeyi düşündü.

Gerçekten düşündü.

Ama Ayaz gitmişti bile.

Bu bile onu durdurmaya yetmedi.

Kendi kendine mırıldandı:

“Bu çok kötü bir fikir…”

Ve yürüdü.

—

Okulun arkasındaki eski depo alanı.

Güneş geldiğinde Ayaz oradaydı.

Ama yalnız değildi.

O yabancı kişi de oradaydı.

Güneş dondu.

“Sen…”

Ayaz başını çevirdi.

“Biliyorum.”

Yabancı kişi hafifçe gülümsedi.

“Sonunda.”

Güneş geri çekildi.

“Ne oluyor?”

Ayaz çok net konuştu:

“Bu iş okuldan büyük.”

Güneş şok içinde ona baktı.

“Bunu bana neden şimdi söylüyorsun?”

Ayaz gözlerini o kişiden ayırmadan:

“Çünkü artık kaçamazsın.”

Yabancı kişi bir adım öne çıktı.

“Güneş…”

Güneş irkildi.

“Ben seni tanımıyorum.”

Adam hafifçe güldü.

“Ama ben seni tanıyorum.”

Ayaz araya girdi.

“Onu bırak.”

Adam başını eğdi.

“Ben bir şey yapmıyorum.”

Sonra Güneş’e baktı.

“Henüz.”

Güneş’in nefesi kesildi.

Ve Ayaz ilk kez gerçekten ciddi şekilde:

“Koşarsan kaybedersin.”

dedi.

Ama Güneş artık koşacak durumda değildi.

Çünkü artık mesele Ayaz değildi.

Mesele… onu kimlerin izlediğiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.