İçeriğe geç

Şah ve Mat

Bölüm 15 · 2 dk okuma

Şah ve Mat

Bölüm 15

Yangının Külleri

Minik bir uyarı: önceki bölüm gibi biraz +18

Doruk’un odadan çıkışının ardından yatağın kenarına çöktüm. Üzerimdeki o siyah gömlek onun kokusuyla bezeliydi ve tenimi yakıyordu. Başımın ağrısı yavaş yavaş hafiflerken, içimdeki o koca boşluk büyüyordu. Lise bitmişti. Aylardır hayalini kurduğum o mezuniyet, hayatımın en karmaşık, en geri dönülemez gecesiyle son bulmuştu. Aynadaki yansımama baktım; dudaklarım hâlâ onun hırçın dokunuşunun sıcaklığıyla sızlıyordu. Nefret ettiğim adama teslim olmuştum ve bunun geri dönüşü yoktu.

Yataktan kalkıp banyoya geçtim, yüzüme buz gibi su çarptım. İki hafta önce yüzümde açılan o yaralar tamamen iyileşmişti ama ruhumdaki o derin kesiklerin kapanmaya hiç niyeti yoktu. Banyodan çıkıp salona geçtiğimde Doruk’u devasa camın önünde, şehre karşı dururken buldum. Elindeki kahve bardağını sıkıca kavramıştı, sırt kasları gergindi.

"Beni eve bırak," dedim, sesimi olabildiğince soğuk tutmaya çalışarak. "Burada daha fazla kalmak istemiyorum."

Doruk yavaşça arkasını döndü. O kapkara gözlerinde dün geceki o fırtınanın yorgunluğu vardı. Bana doğru adımladı, her bir adımı salonun parkesinde yankılanırken kalbimin ritmi yine altüst oldu. Tam önümde durdu, aramızdaki o çekim alkol olmadan da bizi birbirimize mıknatıs gibi çekiyordu.

"Kaçıyorsun," dedi, sesi pürüzlü ve suçlayıcıydı. "Dün gece kollarımda nefes nefese kalırken hiç de gitmek istiyor gibi değildin Lara. Şimdi ne değişti? Güneş doğunca yine o eski nefret duvarının arkasına mı saklanacaksın?"

"Evet!" diye haykırdım, öfkeyle göğsüne vurdum. "Çünkü o duvarı sen ördün Doruk! Beni dinlemediğin, beni o okulda yapayalnız bıraktığın her günü dün geceyle silemezsin. Ben senin canın sıkıldığında yakıp kül edeceğin, sonra da gelip merhem olacağın o eski kız değilim!"

Doruk vurmamı engellemedi. Aksine, göğsüne inen ellerimi yakalayıp beni hızla kendine doğru çekti. Aradaki mesafeyi tamamen sıfırladı. Nefesi yine yüzümde, dudaklarımın hemen üzerindeydi.

"Silmeyeceğim," dedi, sesindeki o saf, çiğ arzu ve kararlılık beni darmadağın etmeye yetti. "Yaşattığım her cehennemin hesabını tek tek ödeyeceğim sana. Ama benden nefret ederken bile gözlerinin içinde beni istediğini görebiliyorum. Bu gece bir hataydı dersen, kendine yalan söylersin Lara."

Ellerimi bırakıp yüzümü kavradı, dudaklarını bu kez daha yumuşak ama bir o kadar da sahiplenici bir şekilde dudaklarıma bastırdı. Bu sabahın öpücüğüydü; alkolsüz, tamamen çıplak ve tüm gerçekliğiyle... İçimdeki tüm direnç bir kez daha onun bu dokunuşuyla eriyip gitti.

Biz birbirimizi yok etmek için yaratılmış iki element gibiydik. Ne kadar kaçarsak kaçalım, her seferinde daha büyük bir patlamayla birbirimizde son bulacaktık

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.