BELÇİN
"Bana oyuncak bebek sözün vardı" dedi kucağındaki küçük kız.
"Bak bakalım burada ne var " dedi poşeti kıza uzatırken. Kız heyecanlı poşetin içinde oyuncağı çıkardı sarı saçlı oyuncak bir bebek vardı. O sırada kapıya bir kadın geldi kumral dalgalı saçlı üstünde mutfak önlüğü vardı gülümseyerek bize doğru baktı.
"Neden kapıda yabancı gibi kaldınız gelin" dedi içeriyi göstererek.
"Yok bizim gitmemiz gerekiyor tekrar gelirim ben sadece oyuncağı vermek için geldim "
"Yaaa hemen gidiyor musun oyun oynardık beraber " dedi küçük kız bacağına sarılırken.
" Bak şimdi gitmem gerekiyor ama sonra tekrar geleceğim söz veriyorum tamam mı?" dedi yere eğilip kızın saçlarından öperken.
Kendimi fazlalık gibi hissetmiştim ailesinin yanına geleceğini söyleseydi direkt havaalanına giderdim. Ne işim vardı burada benim.
"Komutanım ben arabaya gidiyorum " dedim en sonunda.
"Tamam geliyorum birazdan." Merdivenlerden hızlıca inmeye başladım. Aşağı iner inmez arabaya geçip oturdum. 5 dakika kadar sonra arabanın diğer kapısı açıldı ve yanıma oturdu.
"Gidelim" dedi şoför koltuğunda oturan adamın omzuna 2 kere hafifçe vurarak.
"Komutanım ailenizin yanına geleceğini söyleseydiniz gelmezdim "
"Ailem ?" dedi bana dönerek. "Benim ailem değil onlar şehit olan arkadaşımın ailesi "
NE
" Özür dilerim komutanım ben öyle şey görünce şey sandım " diye saçma sapan bir cümle kurdum. "Başınız sağ olsun"
"Vatan sağ olsun " dedi.
*******
S
Uçaktan inip otele gelene kadar bir daha konuşmadık daha doğrusu gerekmedikçe konuşmadık.
Şuan otel odasında zeytini bekliyorduk.
"Nerde kaldı bu-" o sırada kapı açıldı.
"Kusura bakmayın geç kaldım " dedi ve oturdu.
"Geldiler mi" dedim karşındaki duvara sırtımı yaslarken.
"Evet geldiler otele yerleştiler bugün bir yere gitmeyecekler." dedi kendine mini bardan su alırken.
"Tamam sen adamları hallet buraya getir bizde kadını halledelim" dedi kafamla belçine doğru işaret ederek. " Akşam yemeği saat kaçta ?"
"1 saat sonra komutanım" dedi zeytin
"Tamam sen dinlen bizde odalarımıza gidip hazırlanalım" dedim ve odadan çıktım. Belçin hemen arkamdan geldi.
"Plan ne ?"dedi odamıza doğru giderken.
"Plan basit biz seninle sevgiliyiz yemeğe inince ona en yakın masaya oturacağız ben sürekli o tarafa baktığım için sen kavga çıkartacaksın ve sonra gideceksin bir şekilde kavga ederken kavgaya onu dahil edeceğiz sen gidince de ben onu odasına çıkartıp işi halledip sana haber veririm gelirsin."
"Onu kavgaya nasıl dahil edeceğiz peki "
"Bilmiyorum doğaçlama bir şeyler yapacağız" dedim ve kartı okutup odama girdim.
1 SAAT SONRA
Hazırlanıp odamdan çıktım yan odaya doğru gidip kapıyı çaldım. Kapı hemen açıldı. Siyah dizlerine kadar bir elbise altına yine siyah bir topuklu ayakkabı giymişti. Saçlarını hafif dalga yapmış hafif bir makyajla tamamlamıştı. Fazla güzel olmuş.
"Güzel olmuşsun" dedim. Dikkat çekecek kadar çok güzel.
BELÇİN
"Güzel olmuşsun" dedi. Bu hiç beklemediğim bir iltifattı. Hani size iltifat edildiğinde ne diyeceğinizi bilemeyip tam anlamıyla mal gibi kalırsınız ya tam olarak öyle kalmıştım.
"İyi misin ? Bir şey mi oldu ?" diye sorarken elini gözümün önünde sallıyordu. E haklı tabi mal gibi suratına baktığım için.
"Ha şey yok iyiyim ben gerildim sadece biraz ya yapamazsak diye " dedim yani yalan sayılmazdı aslında onun içinde biraz gerilmiştim.
"Gerilme hallederiz sen böyle yaparsan yapamama ihtimalimiz artar sen rahatla biraz role gir bakalım sevgilim " dedi göz kırparken. AH BÖYLE YAPARSA BENİM ELİM AYAĞIM DAHA ÇOK BİRBİRİNE GİRERDİ. "Hazırsan çıkalım hayatım hadi yemeği kaçıracağız." ALLAHIM ROLÜNE ÇOK ÇABUK ADAPTE OLMASI DAHA ÇOK GERİLMEME SEBEP OLDU .
"Çantamı alıp geliyorum hemen" dedim ve yatağın üstündeki çantamı aldım. Son bir kez aynada hızlıca kendime baktım ve her şeyin iyi olduğuna karar verip kapıya doğru ilerledim.
"Hazırım" dedim. Elini koridora doğru uzattı.
"Buyurun hanımefendi" dedi ve koluna girmem için kafasıyla işaret etti. Hemen kapıyı kapatıp koluna girdim. Daha yeni tam anlamıyla ne giydiğine bakma fırsatım olmuştu. Beyaz bir gömlek giymişti önündeki iki düğmesini açmış altına siyah bir kumaş pantolon ve siyah bir ayakkabı. Saçlarını dağınık bırakmıştı. Fazlasıyla iyi duruyordu.
"Sizde fena sayılmazsınız komutanım" dedim. Asansörün düğmesine basarken. Bana doğru döndü.
"cık cık cık sevgiline komutanım demek sana hiç yakışmadı hayatım bir daha duymayayım sakın " dedi saçımı geriye doğru atarken. AMA BİZ BU ŞEKİLDE DEVAM EDERSEK BEN ODAKLANAMAZDIM Kİ. "Ayrıca şunu belirteyim oldukça yakışıklıyım bana karşı koyma ihtimali yok tek başıma da yapardım aslında ama senin canın sıkılmasın diye plana dahil ettim o kadar yol geldin sonuçta." Asansör geldi bindik.
"Çok mütevazısın maşallah göreceğiz bakalım" dedim sessizce. Asansörden inerken kolunu tekrar bana uzattı bende tekrar koluna girdim. Restoran kısmına gitmeye başladık fazla uzak değildi zaten. Kapıya gelince durdu bana döndü .
"Hazır mısın sevgilim?" dedi bana bakarak. HAYIR DEĞİLİM.
"Evet hazırım sevgilim." İçeri girdik ve hemen etrafa bakmaya başladık. Kira açık büfenin önünde yemek alıyordu. "Hadi gidelim çok acıktım ben "
Bana bakarak gülümsedi. Ve yavaşça kadının yanına doğru ilerlemeye başladık. Hemen birer tabak aldık.
"Sevgilim bak sen sarma çok seversin senin için koyuyorum " dedi kadının yanına geçerken. Sonra kadına döndü. "Afiyet olsun" dedi. Kadının sağ tarafından sol tarafına geçti.
"Teşekkür ederim size de afiyet olsun " dedi bozuk Türkçesiyle. Bende kadının diğer tarafında tabağıma bir şeyler almaya başladım.
"Rus musunuz?" diye sordu kadına dönerek.
"Evet " dedi kadın tabağına bir şeyler almayı bırakıp komutanıma pardon sevgilime dönerek.
" O zaman şunların tadına bakmanızı tavsiye ederim pişman olmazsınız bana güvenin" dedi kadının tabağına içli köftelerden koyup göz kırptı. Tam olarak burada müdahale etmem gerekiyor galiba. Hemen kadınla sevgilimin arasına girdim.
"Hayatım sende bu börekleri çok seversin al bak tadına" derken aldığım sigara böreklerinden birini uzattım. Hafifçe gülümseyip ağzını açtı ve bir ısırık aldı.
"Mmmm" diye bir ses çıkardı. "Gerçekten çok güzelmiş sevgilim." Kadın yanımızdan geçerken genişçe gülümsedi ve masalardan birine geçip oturdu. Tabağımıza hemen biraz daha bir şeyler koyup kadının masasına en yakın yere ilerlemeye başladık. Yanındaki masaya . Ama masaların arası bayağı uzaktı . Ben kadınla aynı hizaya gelecek şekilde oturdum o da kadını çaprazdan direkt görecek şekilde. Ben kafamı sağa çevirmeden kadını göremiyordum.
"Korktuğun gibi olmadı bak gayet iyiydin kıskanmak konusunda " dedi ağzına bir sigara böreği daha atarken. Karşılık olarak gözlerimi devirdim.
Komutanım ya da sevgilim biz yemek yemeğe devam ederken arada bir kadına doğru bakıyordu. Çaktırmadan bende baktım kadın da komutanıma bakıp gülümsedi.
"NEYE BAKIYORSUN SEN?!" dedim sesimin yüksek çıkmasına dikkat ederek. Etrafımızdaki birkaç masa bize dönmüştü.
"Bir yere bakmıyorum sevgilim" dedi benim kadar olmasa bile kadının duyacağı kadar sesli bir şekilde.
"Ne demek bakmıyorsun ya sabahtan beri önündekiler yerine gözlerinle kadını yedin resmen" dedim elimle yan tarafımdaki kadını göstererek aynı anda kadına baktım dikkatini çekmeyi başarmıştık anlaşılan bize doğru bakıyordu.
"Saçmalama hayatım ben niye kadını gözlerimle yiyeyim kıskançlık yapma istersen." dedi tekrar kadına doğru bakarak. Hızlıca sandalyemi geriye doğru iterek ayağa kalktım. Benimle aynı anda o da kalktı .
"Ne sakin olacağım ya bakmıyorum derken bile bakıyorsun yuh artık sana!" dedim yanına gidip kolundan tuttuğum gibi kadının masasına doğru götürdüm. "Al otur buraya oradan bakmakla yetinme ya" dedim masanın yanına gelince kolunu bırakıp.
" Ne oluyor ya ?" dedi yine bozuk Türkçesiyle.
"Kes be sesini sen "
"Hayatım lütfen biraz sakin olur musun herkes bize bakıyor gel gidelim yerimize ben bakmıyorum kimseye " dedi kolumu tutmaya çalışırken. Fazla mı abartmıştım acaba ? Ama artık çok geçti buradan dönemezdim. Kolundan tutup sandalyeyi geriye doğru çekip oturttum kadının karşısına zaten kendisi de salak salak bizi izliyordu geri zekâlı şey.
"SİZ BURDA GÜZELCE YEMEĞİNİZİ YİYİN BEN GİDİYORUM SAKIN PEŞİMDEN GELME SAKIN "dedim ve o anın verdiği gazla kendimden hiç beklemediğim ve aklımda olmayan bir şey yaptım.
TOKAT ATTIM.
BEN .
KOMUTANIMA.
TOKAT ATTIM .
S
BANA TOKAT ATTI. Nerden geldiğini anlamadan kafam sağ tarafa doğru döndü. Bunu gerçekten hiç beklemiyordum. Fazla bozuntuya vermeden önce karşımda oturan kiraya sonra da bana tokat atan sevgilime baktım. Ama o çantasını masadan alıp koşar adım uzaklaştı. Fazlasıyla iyi oynamıştı rolünü hem de çok fazla.
"Kusura bakmayın sevgilim biraz fazla kıskanç " dedim karşımdaki kadına doğru dönüp. "Ama kıskanmakta haklı geldiğimizden beri gözlerimi sizden alamadım "
"Öyle mi ?" dedi sırtını dikleştirip ellerini masaya koyarken.
" Evet , bana odanızda bir içki ısmarlarsanız özürünüzü kabul ederim " dedim masaya doğru eğilirken.
"Sizden özür mü dilemem gerekiyor ?"
"Bu kadar güzel olduğunuz için gözümü sizden alamadım ve terk edildim şuan bence bu yeterli bir sebep." dedim sırtımı sandalyeye yaslarken.
" O zaman gidelim" dedi ayağa kalkarak.
"Büyük bir zevkle " dedim bende ayağa kalkıp yanına giderken.
Beraber asansöre doğru ilerlemeye başladık. Şansımıza asansör biz gelir gelmez geldi ve içinden 2 kişi indi. Kira elimi tutup beni asansörün içine doğru çekti. Ve odasının olduğu 10. kata bastı. Sonra bana dönüp aramızda hiç mesafe kalmayacak şekilde yaklaştı elini yanağımda gezdirdi.
"Çok acıdı mı ?"
" Birazdan acımasına değecek " dedim elimi beline koyarken. Gülümsedi.
" Öyle mi?"
"Öyle" dedim ve dudaklarıma bakarak yaklaşmaya başladı. Bu asansör niye bu kadar yavaş çıkıyordu ya. Tam o an benim kurtarıcım olan asansörün geldiğini belli eden ses yankılandı asansörün içinde. Hemen geri çekildim. " Hemen odaya gidelim yoksa daha fazla sabredemeyeceğim"
" Bende " dedi ve tekrar kolumdan tutup asansörden çıkardı. Hızlı adımlarla odaların olduğu koridora girdik ve sağ tarafta olan 1032 numaralı odanın kapısının önünde durdu. Çntasından kartını çıkardı , okuttu ve kapıyı açıp girdi. Hiç beklemeden içeriye girdim.
"Ben bize içecek hazırlarken sende üstüne daha rahat bir şeyler giy istersen işimiz daha kolay olsun" dedim mini barın yanına doğru giderken.
"Tamam o zaman sen hazırla ben hemen geliyorum" diyerek kapının yanında olan giyinme odasına girdi.
Hemen cebimden onu uyutacak ilacı çıkardım bardaklara içkileri doldurdum ve bardağın birine ilacı döktüm. Ardından hemen şişeyi cebime attım.
"Hazır mı içkiler?" Bardakları alıp hemen arkamı döndüm. Saten siyah askılı bir gecelik giymişti.
"Hazır " dedim ve ilaçlı olan içki bardağını ona uzattım. Çakma Nuri Alço oldum şuan bir gazozum eksik.
Uzanıp elimden bardağı aldı ve tek dikişte bitirdi. YUH. Bende bardağı ağzıma götürüp içiyormuş gibi yaptım.
"Fazla oyalanmayalım derim " dedi bardağı dolabın üstüne koyarken. Bende aynı şekilde bardağı bıraktım.
"Memnuniyetle " der demez beni geri geri arkamdaki yatağa doğru itmeye başladı en sonunda yatağa oturdum yavaş yavaş üzerime eğildi ve sırtım yatakla buluştu. LAN BU NE ZAMAN UYUYACAK BİR ŞEYLER YAPAMAM LAZIM ÇALIŞTIR SAKSIYI ÇALIŞTIR.
"Çok güzelsin " dedim elimle saçlarını geriye doğru atarken. Ellerini başımın iki yanına doğru koyup tamamen üzerime eğilmişti ya da çıkmıştı da diyebilirdik.
"Sen de çok ateşlisin" dedi dudaklarıma doğru bakıp. "Uzun zamandır bu kadar ateşli biriyle karşılaşmamıştım bu gece çok eğlenceli olacak" dedi Türkçesi gerçekten çok kötüydü o konuştukça yüzümü buruşturma isteğimi bastırmak zorunda kalıyordum.
"Çok oyalandık bence " dedi ve dudaklarıma doğru eğilmeye başladı. UYU ARTIK LÜTFEN ŞUAN TAM SIRASI UYU UYU UYU.
BELÇİN
Onlar beraber odaya çıkalı bayağı bir zaman olmuştu kapıya kulağımı ne kadar dayasam bile hiçbir şey duyulmuyordu. Şimdiye çoktan uyumuştur diye düşünerek en sonunda cesaretimi toplayıp zeytinden aldığım yedek kartı kapıya okuttum ve hızlıca içeri girdim.
OHA ! GERÇEKTEN ŞUAN GÖRDÜĞÜM MANZARAYA SÖYELENECEK TEK KELİME BUYDU KOCAMAN BİR OHA !
EVEEET BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUZ ? UMARIM BEĞENMİŞSİNİZDİR .
OY VERİP YORUM YAPARSANIZ ÇOK SEVİNİRİM ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM .