İçeriğe geç

ŞAFAK TİMİ

Bölüm 2 · 6 dk okuma

ŞAFAK TİMİ

Bölüm 2

Kira

"Nasılsın daha iyi misin ?" dedim gölgeye bakarak. Hepimiz sabah izin alıp hastaneye gelmiştik .

"Komutanım ben çıkabilirim artık eskisinden daha iyiyim diyorum size "

"Ona sen değil doktorlar karar verecek gölge "

" Bak sana yeni tim arkadaşımızı tanıtalım" dedi alev heyecanla oturduğu koltuktan kalkıp köşede bekleyen belçin'in yanına giderken. "Belçin"

" Gölge bende hoş geldin "

"Hoş buldum geçmiş olsun bu arada"

"Sağ ol"

"Elma mıydı portakal mıydı neydin kız sen " dedi kayış

"Oğlum ne elma portakalı vişne vişne " diyerek gülmeye başladım. "Hayır kiraz falan dese anlarım ama onlar ne alaka oğlum "

"Komutanım açken benim kayış boş dönüyor bilirsiniz " dedi belçin'e doğru dönerken. "Sende kusura bakma unutmuşum"

" Lan benimle az dalga geçmemiştin zeytin ne biçim lakap bende peynir olayım diğerleri de reçel domates olsun ortaya bir serpme kahvaltı olalım demiştin " hep bir gülmeye başladık gerçekten öyle demişti. "Bende sana senden olsa olsa anca hıyar olur demiştim"

"Lan alınma hemen daha yeni başlıyoruz dur bir kız yeni geldi " dedi kayış. Hemen lafa atıldım.

"Eğlenme kısmına daha başlamadık zeytin " dedim belçin'e bakıp göz kırparak. O da karşılık olarak gözlerini devirdi bu kızın eğlence anlayışı gerçekten hiç yoktu galiba. Ben bunları düşünürken telefonum çaldı.

BELÇİN

"Efendim komutanım "

"Emredersiniz komutanım" telefonu kapattıktan sonra bize döndü.

"Mesut yarbay bizi harekat merkezine çağırıyor" dedi ve gölgeye döndü. " Biz daha sonra tekrar geliriz sen uslu dur ve iyileşmeye bak bizim sana ihtiyacımız var " dedi ve sarıldı. İçim bir garip oldu bu sahneye galiba sandığım kadar umursamaz biri değil. Ama eğlence anlayışı çok değişik olduğu kesin dün bana tam bir saat boyunca yağmurun altında şınav çektirirken fazlasıyla eğleniyordu.

Herkes gölgeyle hemen vedalaştı ve harekat merkezine doğru yola çıktık fazla uzak olmadığı için 10 dakika kadar bir süre de varmıştık.

"5 Dakika içinde üniformalarınızı giyip harekat merkezinde olun "dedi ve bana döndü. "Bu sefer gecikme istemiyorum"

"EMREDERSİNİZ KOMUTANIM"

Hepimiz odalarımıza gitmek için dağıldık. Alev ve ben aynı oda da kalıyorduk. Kayış ve arıza da aynı oda da kalıyordu gördüğüm kadarıyla. Çakmak ve zeytin , ve o da sanırım gölgeyle kalıyordu ya da tek başına da olabilir ondan daha emin değilim. Ben bunları düşünürken odaya geldik ve hemen üstümüzü değiştirmeye başladık. Olabildiğince hızlı olmaya çalışıyordum. İkimizde hazır olduğumuzda hemen odadan çıkıp odaların bulunduğu koridoru geçip sola döndük ve asansörle 3. kata çıktık asansörden iner inmez karşımızda sensörlü kapı vardı ve oraya kart okutup girmemiz gerekiyordu alev bana baktı .

"Kartın yanında mı ben unutmuşum aceleyle " ceplerimi yokladım ama bende almamıştım. Hayır anlamında kafamı salladım.

"Neyse gelir şimdi bizimkilerden birileri yine bana bir ton laf söyleyecekler şimdi "

"Neden ?" diye sormuştum ki asansörün oradan biri seslendi.

"Yine kartını unuttun ben sana diyorum boynuna bağlayalım onu diye sonra burada böyle yalı kazığı gibi dikiliyorsun " dedi gülerek yanımıza gelirken.

"Komutanım aceleyle çıktım diye oldu aslında " dedi alev hemen kendini savunarak.

"Senin hiç aceleyle çıkmadığın gün olmuyor galiba çünkü bir kere kartını görmedim elinde " dedi ve kartını çıkardı cebinden " Sana da bu seferlik bir şey demiyorum ama bir daha böyle olmasın sizi içeriye almam ona göre " kapıyı açtı ve içeriye girdik. Bizden hariç herkes gelmişti. Kapının hemen önünde kocaman bir masa vardı etrafında 15 kadar sandalye yarbay mesut masanın başında oturuyordu. Masanın karşısında ise büyük bir projeksiyon perdesi vardı masanın her iki yanındaki duvar kenarlarında 4'er masa ve her masada bir asker vardı. O - hala adını bilmiyorum ve o lakabıyla seslenmek istemiyorum çünkü bu lakabı hiç hoşuma gitmedi- yarbayın sağ tarafına geçti ve oturdu onun yanında zeytin oturuyordu. karşı tarafta sırasıyla çakmak arıza ve kayış. Alev zeytinin yanına oturdu bende alevin yanına.

******

S

Herkes tamamlandıktan sonra mesut yarbay önünde duran kumandayı aldı ve projeksiyonu açtı projeksiyonda kumral oldukça iddialı bir elbise giymiş limanda bir adamla konuşan kadın fotoğrafı çıktı.

"Bu kadın Kira kod adlı insan kaçakçısı yeisle beraber çalışıyor. Onun için yurt dışından gelen uyuşturucuları buraya gelmek isteyen insanların içine koymak şartıyla Türkiye'ye götüreceğiz diye kandırıp kaçak yollarla buraya geliyorlar daha sonra burada birkaç gün ortalarda dolanıp sanki rehberlik yapıyormuş gibi onları gezdiriyorlar ve en son götürdükleri yerde uyuşturucuları alıp hepsini öldürüyorlar. Zeytin şuan onların gideceğini öğrendiğimiz otelde her seferinde götürdükleri yer ve işlemleri yapan kişiler başka kirayı tanımıyorlar yanında hep iki tane adamıyla bir gezer. " Mesut yarbay belçine döndü.

"İlk görevin hayırlı olsun" dedi ve bana döndü. " siz ikiniz gidip kira ve adamlarını etkisiz hale getiriyorsunuz öldürmemeye çalışın bize bilgi verebilirler ve onların yerine geçip götürecekleri yere kadar eşlik ediyorsunuz daha sonra oradakileri de alıp dönüyorsunuz zeytin size daha detaylı anlatır gidince 1 saatiniz var hazırlanmak için bizde burada hazır bekliyor olacağız." dedikten sonra ayağa kalktı bizde aynı anda kalktık.

"ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN"

"SAĞ OL" dedik ve mesut yarbaydan sonra odadan çıkmaya başladık.

"Ya komutanım siz aksiyon peşinde koşarken biz şimdi burada boş boş bekleyecek miyiz ?"dedi arıza.

"Oğlum başlama yine otur dinlen işte gölgeye bakın siz kalkıp gelmeye çalışmasın bir durum olursa mesut yarbay sizi de gönderir zaten " sonra vişneye döndüm. "Yarım saatin var 1 dakika geçerse seni bırakır tek başıma giderim "

"1 saat demişti "

" Önce başka bir yere uğramamız lazım o yüzden erken çıkacağız "

"Emredersiniz komutanım" dedi ve hızlıca asansör yerine merdivenlere gitti.

BELÇİN

Odama geldikten sonra hızlıca küçük bir valiz ayarladım. Üstüme siyah kargo pantolon ve siyah tişört giydim. Son bir defa eşyalarımı kontrol edip dışarı çıktım. Kapının önüne geldiğimde hala gelmemiş olduğu için sevindim.

"Hayret benden bile erken gelmişsin" dedi kapıdan dışarı çıkarken.

"Şaşırmanıza gerek yok komutanım o sadece bir kerelikti"

"Göreceğiz bakalım." dedi ve yürümeye başladı. " Hadi gel gidelim oyalanmadan." Takip etmeye başladım. Kapının önünde bizi bekleyen arabaya bindik.

"Önce kartala gidiyoruz " dedi. Sonra bana döndü. "İstersen sen direkt havaalanına gidebilirsin benim bir yere uğramam lazım"

"Erkenden gitmemin bir anlamı yok komutanım nasıl olsa sizi bekleyeceğim sizinle gelirim" dedim. Açıkçası nereye gideceğini merak ettiğim için gidiyordum daha çok.

Belli belirsiz gülümsedi . Belki de o kadar ön yargılı olmamam gerekiyor bunu müsait olduğum bir zaman düşünmeye karar verdim.

Daha fazla konuşmadık ikimizde sessizce camdan dışarıyı izledik . 10 dakika kadar gittikten sonra bir apartmanın önünde durduk.

"Biz 5 dakikaya geliriz hemen " dedi arabanın kapısını açarken arabayı kullanan adama. "Hadi gel"

Bende kapıyı açıp arabadan indim o bagaja gidip bir poşet çıkardı. Ve kafasıyla apartmanı işaret edip apartmana doğru yürüdü. Bende onu takip ettim. 1 kata çıktık karşılıklı iki daire vardı sol tarafta olan kapıya gitti ve zile bastı. Kapı açıldı. 5 6 yaşlarında bir kız çocuğu açtı kapıyı aynı anda yere diz çöktü o da - hala adını bilmiyorum buradan çıkınca onu sormayı aklıma not ettim - kız görür görmez boynuna atladı.

" Anne bak geldi geldi " diye içerdeki annesine seslendi. Ne yani evli miydi?

MERHABAAA İLK BÖLÜNLERİ BİRAZ KISA TUTUYORUM AMA 2 3 BÖLÜM SONRA DAHA UZUN BÖLÜMLER ATACAĞIM. KEYİFLİ OKUMALAR.

BU BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUZ?

SİZCE GERÇEKTEN EVLİ Mİ ?

SİZCE MAKARANIN ADI NE ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.