İçeriğe geç

Sadece Yaz

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Sadece Yaz

Bölüm 9

Bişi

Akay neredeyse on dakika boyunca geri gelmeyince endişelenip masadan kalktım ve kapıya gittim. Çok hoş bir manzarayla karşılaştım. Akay, buradaki biricik komşumuz Hatice teyze ile kapıda sohbet ediyordu fakat asıl güzel manzara bu değildi. Hatice teyze nin elindeki bişi tabağıydı.

Canım ponçik hatice teyzem bize küçüklüğümüzden beri bişi yapardı ve bizde yalana yalana koskocaman tepsileri bitirirdik.

Hatice teyzenin 2 çocuğu vardı fakat ikisi de vefat etmişti o yüzden bizi öz çocuğu gibi severdi. Tontiş, kibar ve hafif kilolu bir kadındı. Kocası da hasta olduğu için geçtiğimiz yıl vefat etmişti.

Çok ağır acılar yaşamıştı fakat hala yüzündeki o pırıl pırıl gülümseme kaybolmamıştı. Ona bu konuda hayrandım, her şeyin en iyisini hak ediyordu. Hemen koşup bişii tabağını Hatice bebeğimin elinden alıp Akay ın eline tutuşturdum ve biriciğime sımsıkı sarıldım.

“iki gözümün çiçeği, hayat nasıl gidiyor?”

“İyiyim be güzel kızım, sizi gördüm daha iyi oldum. Keşke haber verseydiniz ne güzel yemekler yapardım size. Özlemişsinizdir.” Deyince kendimi tutamadım.

“ay özlemez miyiz, Hatice Sultan. Ayıp ediyorsun bak. Hem sen nereden öğrendin geldiğimizi.”

“kuzum benim çatıda bir sorun vardı, Güven oğlum da yardım etmeye gelince o söyledi.”

Hazır güven demişken aklıma bir şey takıldı.

Ben bu yazlığa yıllardır geliyordum fakat güven ismini, Akay dan da burada da ilk defa duyuyordum. Hatta akay ın burada daha önce hiç arkadaş grubu olmamıştı. Bu yaz çok şey değişmiş gibiydi ama aynı zamanda her şey aynıydı ve hiç de yabancı değil gibi hissettiriyordu.

Geçen sene buraya gelememiştim, acaba Akay bu çevreyi o zaman mı yapmıştı? Yüksek ihtimalle durum buydu fakat Akay a bunu kesinlikle soracaktım. Onları tanımamam işten bile olamazdı çünkü. Belki de küçükken tanışmıştık. Bu his çok farklı geliyordu.

Akay bizim sohbetimizden sıkılmış olacak ki ben şu tabağı götüreyim, diyerek mutfağa gitti.

“ ee buyurmaz mısın iki gözümün çiçeği? Gel bir çayımızı iç”

“yok kuzum, misafiriniz varmış, benim de temizlik işlerim var. Yarın uğrarım tekrar.”

“olmaz böyle ama sultanım ya.”

“olur olur hadi afiyet olsun, güzelce yiyin.” Parıldayan gözlerimle kafamı sallayıp sultanıma tekrar sarıldım.

Akay seslenip Hatice teyzenin gideceğini söyledim.

“geliyorum!”

birazcık sonra akay da geldi, sultanıma sarılıp veda etti ve ben de mutfağa geri dönüp yemeğime devam ettim.

Akay ile birlikte bulaşıkları toplayıp salona geçtik ve mistik misafirlerimizi beklemeye başladık.

…………………………………..

Kapı çalınca Akay ile aynı anda kalktık ve ben kapıyı açtım. Karşımda Güven i görünce gülümsedim.

“hoş geldin Güven”

“Selam”

Diyerek içeri girince kenara çekilip kapıyı kapattım fakat tek gelmişti. Biz bir grup bekliyorduk, diye geçirdim içimden.

“benim dışarıda bir işim vardı, eve uğramak yerine direkt geleyim dedim, bizimkiler de geliyorlar. Şimdi çıktılar” dedi ve Akay ile tokalaşıp sarıldılar. Akay boş boş sırıtıyordu.

Ona bir ne oluyor, bakışı fırlattım ama aynı sırıtma devam ediyordu.

Güven saçlarını geriye doğru taramıştı ve yüzü açılmıştı. Markette gördüğümüzde saçları daha çok öndeydi, diye düşünürken bir yandan da onu salona geçirdim.

Üçümüzde oturunca sohbet açılmaya başladı.

“ Eee, güvenciğim, daha ne kadar devam edeceksin?” ne? Ne oluyor be? Ne devamı?

“Bilmem, keyfime bağlı Akaycığım.” Dedi Güven.

“ben mi söyleyeyim yoksa sen mi gerçek adını açıklamak istersin, Gurur?”

Gurur? Ha?

Bir Akay a bir de artık tanımadığımı öğrendiğim fakat koltuğumuza yayılmış taş gibi çocuğa bakıyordum. Kendimi gerizekalı gibi hissetmek huylarım arasında yoktu oysaki.

Güven, gurur artık her neyse yani, bir kahkaha patlatınca boş mu boş bakışlarım daha da derin bir hal aldı.

“ Akay neler oluyor lan?” atarlanma sıram gelmişti gibi hissettim.

Akay söze girmeden, taş bey araya girdi.

“Selam, ben Gurur, Güven in tek yumurta ikiziyim.”

Taş bey i baştan aşağı incelemeye başladım.

Geriye taranmış ve daha uzun saçlar ve çok daha belirgin adem elması… ama yüzleri tıpa tıp aynıydı.

Ben bunlara kafa yorarken tekrar kapı çaldı. Akay kalkıp kapıya bakarken ben hala taş bey i inceliyordum. O ise gözlerini gözlerimden ayırmıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.