Herkes kendine bir yer bulmuş oturuyor ve kendi halinde takılıyordu. Mercanın yanının boş olduğunu görünce seke seke yanına gittim ve yerime kuruldum. Kollarımı mercana sardım ve başımı omzuna yaslayarak küçük masum bir kız rolüne büründüm.
“Ben küçük bir kızım, zararsızım, zararsızım.” Kendi kendime mırıldanırken mercan ın bana bön bön baktığını fark ettim ve kafamı hafifçe kaldırarak ne var ulan, bakışı attım.
“Sadece bir şey yaptığında bu şarkıyı söylersin sen, bana bak yeni aldığım ojelere elleştiysen onları özenle baktığın dişlerine sürerim.”
“oha ama merco, daha valizlerini yerleştirmemişsin anasını satayım nerede bulacağım senin yeni ojelerini?”
“ha baktın yani valizlere?”
“gözüm çarpmış olabilir.”
“şöyle bir çakacağım ağzının ortasına” diyerek derin bir nefes aldı.
“ calm down baby, biraz quality.”
“sus.” Diyerek kıkırdadıktan sonra ortama geri bağlandık ve çocukları dinlemeye başladık.
Kemal konuşmaya başladı.
“Gurur nerede kaldı? Mutfağa gidiyorum demişti.” Yerime iyice sindim ve halımızın desenlerini incelemeye başladım.
“Boğulmuştur salak” diyerek ikizini dibe batırmaya başladı Güven ama sonra kıyamamış olacak ki bir bakayım diye kalktı ve mutfağa doğru gitmeye başladı.
GURUR…
Bu kız ne yaptı lan?
Anlık şokumdan çıkmadan önce Burçak hemen kalkıp gitti ve ben Akif Bey ile aşırı gereksiz bir diyaloga girmek zorunda kaldım.
“oğlum bu site için ne kadar uğraşıyoruz haberin var mı? Çekirdek çöplerine kase alamadın mı? Kalk temizle lütfen. Emek var oğlum burada. Bizim zamanımızda insanlara saygı vardı. La havle vela kuvvete…”
“Akif amca valla özür dilerim hepsi bir anda dağıldı yani valla ne desen haklısın, temizliyorum hemen.” Neden burçağı şikayet etmedim bilmiyorum ama biraz hak etmiştim. Sabahtan beri hiçbir yemeğini paylaşmayan birinin nerdeyse tüm çekirdeklerini mideye indirmiş üstün birde iki saat aval aval yüzüne bakmıştım.
İsmim Gurur olabilirdi ama o kadar da burnu havada değildim yani.
Yere eğilip kabukları toplamaya başladım. O sırada içeri ikizim girdi. Beni böyle görmeye hazır değildi. Bir anda ayağa kalkıp kendimi sandalyeye attım. Egosuz da değildik şimdi.
“oğlum ne yapıyorsun burada? Akay bizi o kadar davet etti bak gel içeri haydi. Ne bu her yer her yerde? “
Elimi boynuma götürerek hafif bir sinirle yere baktıım.
“Ya işte şey bir rüzgar esti hepsi dağıldı.”
“Bak kalk topla pasağını kirini ayıp olmasın. Misafirliğini bil yani..”
“tamam lan. Geç içeri geliyorum.” Oflayarak arkasını döndü bende tam o anda oturduğum yerden yakışıklı ikizimin sportif totosuna bir tekme yolladım.
Tam arkasını döndüğü anda mutfağa bir kız girdi. Sanırım adı Eslem di. Bana vurmadan hemen önce kafamla arkasını işaret ettim. Dönüp baktığı anda sakinleşmeye çalıştı ve bir şey demeden salona geri döndü.
Kıkırdamadan kendimi alamadım ve Eslem de gittikten sonra “dağıttığım çöplerimi” toplamaya başladım. Bu sırada da nasıl bir intikam planı yapabilirim diye düşünmüştüm ama yani hak etmiştim gibiydi sanki.
Şu anlık boş vermeye ve derin derin nefesler almaya karar verdim. Belki daha sonra diye geçirdim içimden ve işime devam ettim.
BURÇAK…
Gurur içeri geri geldiğinde hiçbir şey olmamış gibi sakin ve belki biraz da mutlu görünüyordu. Ben de hiçbir şey belli etmeden mercan ın dibine dibine girerek oturmaya devam ettim. En sonunda mercan a gına gelmiş olacak ki bir anda çığırarak konuşmaya başladı.
“Yeter be, gına geldi zaten götümüz tutuşmuş şurada bir de sen yapışmışsın. Git ulan.” Diyerek beni itti ben ise saf saf ona bakmaya başladım. Herkesin ilgisi mercana kaymıştı ve kimse tek kelime etmiyordu. Mercan bir anda yaptığının farkına vararak saçını kulağının arkasına sıkıştırarak benim yaptığım gibi halımızın desenlerine bakmaya başladı.
“ay ben çok özür dilerim yani o şekilde çıkışmak istememiştim bir an öyle şey oldu.” Diye durumu toparlamaya çalıştı. Herkes gülmeye başlayınca o da derin bir nefes alıp arkasına yaslandı.
Biraz daha oturduktan sonra yarın akşam sahilde buluşmak üzere sözleştik ve Akay ile herkesi yolcu ettik. Yiğit ve Mercan yatmaya çıktı, akay da biraz etrafa çeki düzen verdikten sonra odasına gitti.
Ben de tam zamanı diye düşünerek Eslem ve bana çay demledim. Eslem ile konuşmam gereken konuları hemen aradan çıkarmak istiyordum.