Bir anda sırtıma yaslanmış duvar gibi bir vücut ve belimdeki iki eli hissettim. Akay olduğunu düşünerek bir anda arkamı dödüm .
“ eyvallah karde-“ bir anda arkamdakinin Gurur olduğunu fark ettim. Ne alaka şu an? Wattpad kitabında mıydık Allah aşkına? Gerçi wattpad mi kalmıştı ya neyse moral bozmaya gerek yok.
“eyvallah gurur.” Diyerek kurmaya bin bir çaba isteyen cümlemi tekrar söyledim ya da tamamladım artık ne derseniz.
Gurur un ağzında bir şeyler gevelediğini gördüm ama bir şey demeden ilk anın şokuyla kapıdaki şahsiyetlere tekrar döndüm.
“Ay Yiğidim, erken gelmişsiniz?”
“kokuna hasret kaldık be hatun.”
“hatun ne lan? Sadrazam İbrahim Paşa mısın sen?”
“Ya azıcık nostaljiye gelemiyorsun sen de.”
Eslem yiğitin arkasından kafasını çıkarıp kapıda da uyuyabiliriz, deyince kahkaha atıp geriye çekildim ve onları içeri davet ettim.
“çok iyi yaptınız ya ne gerek vardı daha çok beklemeye” dedi akay.
Mercan “Bizde öyle düşündük de geldik ya.” Diyerek Akay a sarıldı ve Akay ın o güzel saçlarını karıştırdı. Bu kızı ben yetiştirdim… Kendimi “gururlu” bir anne gibi hissettim. –espri sırası değil, gerizekalı- diye söylendim ve herkese sarıldım. Valla kokularını bile özlemişim be.
Daha sonra herkes tokalaşıp tanışma ve bir günlük özlemi giderme fastlına girdi. Bende kalabalık ortamdan bunaldığım için mutfakla bağlı terasa geçmeye karar verdim. Mutfağa geçip Güven in aldığı çekirdekten bir kaseye döktüm bir de çöpleri koymak için ayrı bir kase daha aldım. Çekirdeklerin üstüne de erimesin diye buzdolabına koyduğum kare çikolatalardan 3 küp koydum. Keyif bu değilse neydi, bilemiyorum cidden.
Ev deniz manzaralıydı ama hava karamaya başladığı için ortada pek bir manzara kaldığı söylenemezdi. Yine de denizin sesi bile huzuru bulmaya yeterdi. Çekirdeklerimi çitlemeye başladım. İçeriden kahkaha sesleri yükseliyordu ama bu huzuru bırakıp gitmek istemedim ve çekirdeklerime odaklanmaya devam ettim. Tuzun dilimi ve dudaklarımı yakmaya başladığını hissettim ama kalkıp bir bardak su almaya kim üşenmezdi ki? O yüzden kalkmak yerine su içme hayalleri kurarak inadına inadına çekirdeklerimi çitlemeye devam ettim.
Arkamdan birinin ayak seslerini duydum ama bakmaya yeltenmedim çünkü çekirdeklerim daha önemliydi. Kafamın üzerinden uzanan bir el fark ettim ve de bir büyük bardak su…
Kafamı kaldırdım ve Gurur u gördüm. Ben bu ikizleri saç farkları olmasa hayatta ayırt edemezdim gerçekten.
“susatır.” Diyerek küçük bir baş işaretiyle çekirdek kasesini gösterdi.
“hm hm.” Diye mırıldanarak suyu elinden aldım ve tek nefeste içtim. Evet, hanım hanımcık olma olayı artık sadece bir efsaneden ibaretti.
Gurur da o sırada karşımdaki sandalyeye geçti ve bacak bacak üstüne atarak bana bakmaya başladı.
Evet efsaneler ölmez, şekil değiştirir. (OGKHJTHJGTJHOTIHTJROPGK üzgünüm burada baya güldüm de. –plagg)
Bunu gördüğüm an tiz bir kahkaha patlattım.
“ ne var?” diyerek yandan bir bakış attı. Elimi boşver dercesine salladıktan sonra aklıma bir şey geldi de diyerek onu geçiştirdim. Aklımı okuyabilseydi kesinlikle beni boğazlardı.
“sen niye gelmiştin?”
“Gelmek istedim.”
“Onu anladım ama bakışmaya gelmedin her halde?”
“Çekirdek var mı?”
“tezgahta var, kalkıp alabilirsin.”
“hiç gerek yok.” Diyerek kaseme uzandı ve büyük bir avuç aldı. Ağzım tatlansın diye bıraktığım son çikolata küpümü de alıp ağzına attı. Hadsiz… SEN KİMSİN ULAN? BEN BUNU SANA İKİ DAKİKA İÇİNDE ÖDETİRİM.
Derin bir nefes aldım ve kaseleri alıp tezgaha bıraktım. Yerime geri dönüp oturdum ve çöpleri masada biriktirmesini bekledim. Bu sıra da da ona dik dik bakarak tek kelime etmedim. Çöpleri iyice biriktirdiğinde derin bir iç çekerek güçlü bir nefes verdim ve tüm çekirdek kabuklarının yüzüne hücum etmesini büyük bir keyif ve intikam hırsıyla izledim.
“Ay pardon, gına gelmişti de, hadsiz insanlardan yani. Sen buraları temizlersin her halde. Site yöneticisi sana bakıyor, hadi selametle.” diyerek içeri geçtim.
OF BEN NEYDİM YA? Şahaneyim…
Gerçekten site yönetici Akif Amca, Gurur un elindeki çekirdekleri görünce ona dik dik bakmaya başlamıştı ve benim üflediğimi de görmemişti.
Evren, her zaman benimlesin…
Akif amca da böyle konulara karşı çok titizdi ve bu ekmeğime yağ sürdü gibi bir şey olmuştu.
“Kimse nimetime dokunamaz.” Diyerek kısık sesle söylendim, Gurura göz kırpıp hiçbir şey olmamış gibi grubun yanına gittim ve muhabbete dahil olmaya başladım.
Hadsiz Şerro nun zahmet gerektiren bir işi vardı maalesef… Ve ben bir şey yapmamıştım. Asla. Katiyen.
Ben cidden dönüşümün şerefine baya eğlendim. İlk defa yazardan parantez eklediğim bir bölüm oldu.
Artık yavaş yavaş eski uzunluklara döneceğim. Yazmayı cidden özlemişim. Kitapla ilgili önerileriniz varsa bekliyorummmm. Umarım sizde benim kadar gülmüşsünüzdür.
Mekanın sahibi Plagg geri döndüüüüğğ kgghıgjjhotıgjıjgjhıfgfjohtrh
Baii baiii.