İçeriğe geç

Sadece Yaz

Bölüm 12 · 3 dk okuma

Sadece Yaz

Bölüm 12

Erkenciyiz

Kapıyı açtığımda karşımdaki manzaraya tabii ki şaşırmadım.

Güven elindeki poşeti kalırarak şirin şirin gülümsedi. Ben de onu içeri davet edip elindeki poşeti aldım ve teşekkür ettim.

Ayda Güven e seslendi.

"Ayy, Güveeen, hoş geldin hadi gel oyun oynayacağız. Kesinlikle sensiz başlamadık. "

Güven kafasını geriye yaslayıp bir kahkaha attı.

"Geliyorum hemen."

Hemen... Bu kadar hızlı yani... Neyse...

Suratımı asa asa salona geri döndüm. Güven de geldi ve o da Çakma şey ile Ayda nın arasına oturdu.

Kemal şişeyi çevirdi. Soru kısmısı Cem e cevap kısmısı Akay a gelmişti.

Cem avuçlarını birbirine değdirerek;

"He he he, şimdi elime düştün, he he he."

Gülmemek için dudaklarımı dişlediğim sırada Cem malum soruyu sordu ve Akay doğruluk cevabını verdi.

"Gey olsaydın -ki belki öylesindir- aramızdan kimi seçersin? Çekicilik bakımından yani."

Akay biraz düşünüp gruptaki erkeklerin yüzüne baktıktan sonra Kemal, dedi.

"Niye lan?" Diye çıkıştı Kemal.

"Ulan Atatürk ün aynısısın tip olarak resmen. Hayır sarışın da sevmem normalde ama ihanet ediyorum gibi geliyor. Alınma oğlum, tipim değilsin, hepsi Atamın hatrına."

Biraz gülüştükten sonra Akay şişeyi çevirdi. Allah kahretsin şu an...

Soru kısmısı Çakma Güven e cevap ise bana gelmişti. Bu nasıl klişedir kardeşim ya?

"Sor." Diyerek pufladım. sanki ben demesem kesinlikle sormayacaktı .

"D mi C mi?"

"D" Cesaret deyipde kıçımı alevler arasına atacak cesaretim yoktu maalesef. Geriden oynamak hatta belki oynamamak...

"Hmm." Siye mırıldanınca ona biraz düşünme süresi verdik.

"Bu zamana kadar yaptığın en büyük hata neydi?"

"Şu anda sizinle bu oyunu oynuyor olmak." Deyip bir de cuk gibi oturan bir kapak çekiverdim. Bir an alakasını sorguladım ama sonra herkese piç gülüşü atınca benim deli danalığı sorgulamadılar.

Cem araya girdi.

"Ayıp etme Burço, eğleniyoruz şurada. Sıçma işin içine affedersin yani." Cem den dedikoducu mahalle teyzesi vibe ı almıştım ama bana taktığı isime ben daha çok takmıştım.

"Burço ne lan? Bira şişesi ismi gibi? Burçikinyo de bari. Herkes öyle der sen eksik kalma."

"Zaten ona takıl anca." Diyince ona dil çıkardım. O da bana çıkardı. Sırıtıp şişeyi çevirdim. Bige ve Güven arasında durdu.

Bige soracak Güven cevaplayacaktı.

Güven direkt doğruluk deyince Bige de anında sorusunu sordu.

"İkizin hakkında düşündüğün en kötü şey ne?"

"Yani aslında bana benzediği için dıi görünüşten kötü bir şeyi yok. " diyerek kendini övdü.

"Tabe, gardaş." Diye araya girdim. Şive kaydıysa ne olmuş yani? Benim hayatım kaya kaya bir hal olmuş azıcık da o kaysın.

Hıığ, diye cevap verdü bana Güven.

"Sanırım soğuk kişiliği. ben aşırı derecede vıcık bir insanım ama o bir disney prensesi olsaydı Elsa olurdu."

Çakma Güven araya girdi.

"Anna nın da saçı yavaş yavaş buharlaşıyor yalnız. "

"Evet, yaşlandırıyorsun beni gerizekalı"

"Sus lan, öyle değil" diyerek Güven in kafasına bir şaplak geçirdi Çakma Güven.

Allah ım, ne gerek vardı böyle şeylere? Otursaydık güzel güzel sohbet muhabbet çay çekirdek dondurma? Yani günah ım neydi bu gereksiz işlerle niye muhattap oluyorum ki?

Diyerek hayatımı ve Elsa Anna muhabbetini sorgularken tekrar kapı çaldı. Canım kapım be. Her zaman benden yana valla. Tek kurtuluş bahanem kapıydı gerçekten de.

Allah ım ben nasıl bir varlığım? Sana çok şükür.

Yine anında kalkıp seke seke kapıyı açtım.

Bir anda karşımda yiğit in kaslı cüssesini görünce sendeledim ve çığlığı basarak yere düşmeye başladım.

O kadar şükür? Boşa mı gitti?

Bölüm sonu

2 yorum