Eylül bütün gün fotoğrafı yanında taşıdı.
Ne zaman elini cebine atsa, parmakları fotoğrafın kenarına dokunuyordu.
Sanki fotoğrafın hâlâ değişebileceğinden korkuyordu.
Okuldan döndüğünde odasına kapandı.
Masasının üzerine fotoğrafı, Derin’in defterini ve telefonunu yan yana koydu.
Üçü de birbirinden bağımsız görünüyordu.
Ama Eylül artık öyle düşünmüyordu.
Fotoğraf değişmişti.
Derin’in defterinde gizli mesajlar vardı.
Ve bilinmeyen biri bütün bunlardan haberdardı.
Eylül defteri açtı.
17 Eylül sayfasına baktı.
“Eğer bunu okuyorsan, işler planladığım gibi gitmedi.”
Ardından 18 Eylül’ün arkasındaki notu düşündü.
“Beni o gün yalnız bırakma.”
Eylül gözlerini kapattı.
“Peki ben neyi değiştirdim?”
Cevap yoktu.
Ama bir şeyden emindi.
Bir önceki gece gördüğü şey sıradan bir rüya değildi.
Eylül yatağına uzandı.
Bu kez uyumaktan korkuyordu.
Çünkü ne olacağını biliyordu.
Ya yine geçmişe giderse?
Ya yine bir şeyi değiştirirse?
Bir süre tavana baktı.
Sonunda gözleri ağırlaştı.
Uykuya daldı.
Gözlerini açtığında yine eski odasındaydı.
Eylül doğruldu.
Duvarlara baktı.
Masa.
Dolap.
Pencere.
Her şey aynıydı.
Sonra komodinin üzerindeki telefona uzandı.
Ekrana baktığında tarihi gördü.
15 Eylül 2022.
Eylül birkaç saniye boyunca nefesini tuttu.
“Yine buradayım.”
Bu kez korkmadı.
Aksine dikkat kesildi.
Bir önceki rüyayı hatırlıyordu.
14 Eylül.
Derin.
Okul.
Ve yaptığı küçük değişiklik.
Eylül yatağından kalktı.
Bugün hiçbir şeyi değiştirmeyecekti.
En azından öyle düşünüyordu.
Okula gittiğinde her şey tanıdıktı.
Koridorda Barış ve arkadaşlarını gördü.
Bir süre onları izledi.
Sonra Derin’i gördü.
Derin yine yalnızdı.
Eylül ona doğru yürümeye başladı.
Tam yanına gidecekken durdu.
Bir önceki gün yaptığı değişikliği düşünüyordu.
Belki de bugün hiçbir şey yapmazsa her şey normale dönecekti.
Arkasını dönüp gitmeye karar verdi.
Ama o sırada Barış’ın sesi duyuldu.
“Derin.”
Eylül durdu.
Barış, Derin’in önünde duruyordu.
“Dün Eylül’le ne konuştunuz?”
Derin cevap vermedi.
Barış tekrar sordu.
“Ne anlattı sana?”
Eylül şaşırdı.
Bu konuşmayı hatırlamıyordu.
Bir önceki hayatında böyle bir şey yaşanmamıştı.
Derin başını kaldırdı.
“Hiçbir şey.”
Barış bir süre ona baktı.
Sonra uzaklaştı.
Eylül olduğu yerde kaldı.
Demek ki yaptığı küçük değişiklik yalnızca 2026’daki fotoğrafı değiştirmemişti.
Geçmişin içindeki olaylar da değişmeye başlamıştı.
Eylül bu kez Derin’in yanına gitti.
“İyi misin?”
Derin ona baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Şimdi daha iyiyim.”
Eylül şaşırdı.
“Ne oldu?”
Derin bir süre sustu.
“Dün gece garip bir rüya gördüm.”
Eylül’ün kalbi hızlandı.
“Ne gördün?”
Derin gözlerini Eylül’den kaçırdı.
“Sen vardın.”
Eylül’ün yüzündeki ifade değişti.
“Ben mi?”
Derin başını salladı.
“Evet.”
“Ne yapıyordum?”
Derin cevap vermeden önce birkaç saniye düşündü.
“Bana bir şey söylemeye çalışıyordun.”
Eylül’ün içi ürperdi.
“Ne söylüyordum?”
Derin ona baktı.
“Hatırlamamı istiyordun.”
Eylül hiçbir şey söyleyemedi.
Çünkü o anda ilk kez bir şey fark etmişti.
Bu yalnızca onun gördüğü rüyalar değildi.
Geçmişteki Derin de bazı şeyleri hissediyor gibiydi.
Ve belki de…
Derin, Eylül’ün gelecekteki halini rüyasında görüyordu.
Eylül o gün eve dönerken tek bir düşünceye sahipti:
Bir sonraki rüyada neyin değişeceğini değil…
Derin’in neyi hatırladığını öğrenmeliydi.