^
Vücudumun her hücresi, güzel ağzından çıkacak olan ufak bir kelimeyi duymak için sızlıyordu. Bu garip ama heyecanımı her geçen saniye körükleyen adamın, neden konuşması için can atıyordum ki? Hiç benlik olmayan duygulardı bu. Helen Atasoylu hiç tanımadığı, yabancı kokan bu adamı neden merak ediyordu?
En az bir kılıcın keskin olan tarafı kadar can yakan o bakışlar neden benim yörüngemdeydi? Kendine çeken halleri vardı. Gizemi şimdiden dünyamı sarmıştı. Ya onun gözlerine bürünüp gizemini silmeliydim. Ya da ona dair heyecanımı çöpe atıp, yaşananacak olanları gizli kılacaktım. Bu hikayenin sonunda özgürlük yoktu, umut yoktu, nefes yoktu... Öyle ki bende sonu olan bir hikaye aramıyordum.
^^
Kesit:
"Sanırım sessiz kalmak konusunda kararlısın?"
Elinde tuttuğu sigarayı, deri ceketinin içinde bulunan cepten çıkardığı çakmak ile alevlendirdi. Etkileyici damarlarla çevrili ve bir erkeğe göre oldukça güzel olan eliyle sigarayı ağzına doğru götürdü, ardından çektiği nefes ile birlikte dumanlar yükselmeye başladı. O kadar güzel bir görüntüsü vardı ki, onu tablo haline getirmemek için zor tutuyordum kendimi. Beynimin içerisinde durmadan dans eden fırçalar; onu resmetmek için oldukça sabırsızdı.
Konuşmaması üzerine; sesini duymak için can atan tarafım tekrardan ağzımın aralanmasına neden oldu. Oysaki bu his bana çok yabancıydı.
"Burada sigara içmek suç. Sanırım farkında değilsin?"
Bakışları bu kez irislerimin hedefi olurken bir kaç saniyeliğinede olsa bu anı kaçırmamak için gözlerimi odağından ayırmadım.
Ve o an farkında olmadan hayatımın her köşesine yerleşecek olan büyüleyici, aynı zamanda da ürkütücü sesinin tınısı, bulunduğum odanın ruhsuz duvarlarında yankılandı.
"Emin ol bal göz işlediğim tek suç değil, sonuncuda olmayacak..."