İçeriğe geç

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 1 · 5 dk okuma

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 1

1.𝓑Ö𝓛Ü𝓜 "𝓑𝓐𝓥.."

"Hadi kızım babanın kahvaltısını götür." Derin bit nefes alarak Ezo annemin uzattığı tepsiyi elime aldım.

Mutfaktan çıktım babamın olduğu salona gireceğim sıra gözlerim kız kardeşlerime kaydı. Kendi aralarında gene neyin kavgasını yapıyorlardı kim bilir gözleri onlardan çektim.

"Babanın kahvaltısını mi götürüyorsun kızım?" Salondan çıkan anneme kafamı salladım.

"He ana." Yüzündeki izler yaşadığı hayatın zorluğunu gösteriyordu.

Benim iki annem vardı.

Bundan gurur duyan bizim evde bir tek babamdı.

Babamın birinci karısı ve ikinci karısı.

Öz annem ve üvey annem onlarda bu durumdan tabi hoş değillerdi.

Salona girip babamın önüne tepsiyi koyup geri çıktım.

"Esme abla?" Bir küçüğüm olan Esin'e baktım.

"Söyle baş belası derdin ne?" Gülerek ona doğru yaklaştım.

"Bana bugün matematik anlatacaksın bak unutma haftaya sınavım var." Küçük fare gibi cıyaklayarak konuşan kardeşimin sözlerine kıkırdadım.

"Tamam len." Diyerek sözümü verdim.

"Arjin, Berfu, Hefa , Roni, Şilan nerede?" Esin dudaklarını büzdü omuzlarını yukarı kaldırıp indirdi.

"Bilmiyorum abla ortalıkta gözükmüyorlar gene bizim çete üyeleri." Derin bir iç çektim.

Allah bilir nerde kimin oğlunu gözlüyorlardı!

Babam bir duysa onların bacaklarını kırmakla kalmaz doğduklarına pişman ederdi. Kaç kere uyarmıştım ama yok lafımı dinleyen kardeş yoktu bu evde.

"Tamam sen git Esin, diğer derslerine bak. Ben bulurum onları." Annemin yanına doğru yürüdüm.

******

"Şilan canımı sıkma yaban gülü falan demem budarım senin o dikenlerini!" İşaret parmağımı ona doğru sallayarak son uyarımı yapmak istedim.

"Öf ya öööf! Nefret ediyorum senden de on dört kız kardeşimden de anamdan babamdan da nefret ediyorum! Ben sizin gibi değilim ya işte anla abla! Ben ahırda satılmasını bekleyen küçük baş kurbanlar gibi bekleyemem! Babamın her gece söylediği sözleri düşünerek uyuyamıyorum ben ya! Adam bizi üçüncü kuma almak için dürzünün birisine satacak! Artık oturup dua et kocan elli başından büyük olmasın diye!" Sinirle tokadı yanağına indirdim.

"Bıktım senden yaban gülü, hele o diken dilinden artık kına geldi. Kır dizini sonun anan gibi olmasın istiyorsan ders çalış başarılı bir öğrenci ol kurtar hayatını." Elini vurduğum yere koydu kafasını sallayarak güldü.

"Sen başarılı bir öğrenci oldun da ne oldu Esme abla?" Beklemediğim soru karşısında gözlerimi kaçırdım.

Esin odadan kafasını çıkardı gözleriyle bizi taradı gürültüyü duymuş olmalıydı. Tahta kapısını çekerek yanımıza doğru geldi.

"Ne oluyor gençlik tamam ev kalabalık ama bende ders çalışıyorum be biraz saygı." Ortamda ki negatifliği hissettiği için yumuşatmaya çalıştı. Gülümseyerek ikimize baktı.

"Esin abla sende salak gibi ders çalışıyorsun.. Çalış bakalım sonun Esme ablamınkinden farklı mı olacak? Lise mecburi olduğu için salıyor bizimkiler. Aptal gibi üniversite hayali kurma sakın." Şilan'ın üstüne doğru yürüdüm bu kız elimde kalacaktı. Esin araya girerek kavga etmemizi engelledi.

"Senin karşında ablaların duruyor o dilinin bir kemiği olsun yoksa ben o diline ayar vereceğim. Terbiyeli konuş." Esin arkasına saklanan Şilan'ı ters bakışlarıyla uyardı.

"Kızlar ne oluyor burada? Eşşek kadar oldunuz hala kavgamı ediyorsunuz?" Ezo annenin sesiyle gözlerimi ona çevirdim.

"Yok ana şakalaşıyoruz biz." Esin sözlerinden sonra Ezo anne elinden tuttuğu evimizin en küçüğü olan Dilan'ı uyutmak için odasına doğru yürüdü. Şilan'a baktım.

"O arabasından indiğin oğlanın yanında seni bir daha görmeyim. Bugün bunu babam görseydi Şilan.." Dilim onun gibi ileriye gitmeye alışık olmadığı için sustum. Yanından geçip sinirimi atmak için odama girdim.

*****

Kulağıma gelen ağlama sesleriyle gözlerimi açtım. Karanlık odada dolandı gözlerim. Kız kardeşlerim sessiz bir uykunun kucağında mışıl mışıl uyuyorlardı. Esin'in ders çalıştığı masa boştu yanıma baktım yatmamıştı. Odadan sessizce çıkıp kapıyı kapattım. Annem ellerini dizlerine vurarak köşede ağlıyordu. Ezo anne kumasını dolu gözlerle sakinleştirmeye çalışıyordu.

Esin yanımdan koşarak geçti yere çöküp elinde ki suyu ve ilaçları anneme verdi.

"Ne oluyor?" Sesimle benim varlığımı anca fark ettiler.

"Şilan..Şilan yok gitmiş." Esin'in sözleri ile kaşlarım havalandı.

Annem ağlayarak ağıt ezgisini söylemeye başladı.

"Babam.. Duyarsa.." Esin korkulu gözleriyle bana bakıyordu.

"Babam nerede?" Dedim panikle.

"Yok eve daha gelmedi. Gelince anlar ama." Anlardı anlamaz mı..

Sinirle yüzümü ovaladım.

"Ben halledeceğim ağlama ana." Üstüme kenarda duran hırkayı giyerek evden çıktım. Arkamdan hepsi ayarlanmıştı onarı dinlemeden mahalleye indim. Girdiğim her sokakta babam karşıma çıkacak korkusuyla yürüdü bacaklarım.

Şilan'ı nerde bulacağımı biliyordum.

Nefes nefese geldiğim okulun arka tarafına dolandım. Şilan'ı gene o oğlan ile dudak dudağa gördüğüm an kan beynime sıçradı.

On beş yaşında bir kıza yakışmıyordu bu yaptığı!

Nasıl vardım tiplerine nasıl çekip aldım Şilan'ı bilmiyorum. Kolunu sıkarak kendime çevirdiğim an birden tokadı yüzüne geçirdim.

"Abla.."

Gözlerimi ondan çekip karşımda at hırsızı gibi duran zibidiye baktım. Kardeşimden büyük olduğu belliydi!

"Seni bir daha kardeşimin yanında görmeyim. O artık sözlü bir kız, babam onu verdi." Son sözlerimi Şilan'a bu gece bize yaşattığı için söylemiştim. Eve kadar ceza olsundu en korktuğu şeyin başına geldiğini düşünerek yürüsün. Belki aklı başına gelirdi.

Peşimden sürüyerek eve doğru yürüdüm. Yaşadığı şoktan dolayı ne o nede at hırsızı bana karşı gelmişti.

Eve doğru yaklaştığımızda girdiği transdan çıkabilmişti.

Kaçmaya her çalıştığında bileğini daha sıkı tuttum.

"Abla bırak gideyim.. Ben evlenmek istemiyorum." Durup ona baktım.

"O zaman o gördüklerim neydi Şilan?" Kekelemeye başladı.

"Abla ben istemiyorum." Bu yaşadığı korku ona yeterdi.

"Ben Mizgin'e kaçtım sen gelmesen gidecektik.." Kafayı yemişti.

"On beş yaşındasın sen?"

"Sevdi yüreğim ama.. Birde bugün yaşadıklarımızdan sonra gitmek istedim sadece." Harbiden aşık mı olmuştu bu kız? Hangi ara!

"Şilan evde annemin halini görsen bu sözleri söylemeye utanırsın. O kadın öyle üzülmeyi hak etmiyor. Zaten korkma be yalan söyledim o at hırsızı senin peşini bıraksın diye. Babam eve gelmeden yürü eve varalım, senin ve benim bu saatte dışarda olduğumuzu öğrenirse küçük kıyamet kopar yürü." Şilan ıslak gözleriyle durup bana baktı attığı şoktan sonra gülmeye başladı.

"Yüreğime iniyordu abla." Sana az bile Şilan hanım.

Evin önüne geldiğimiz an bahçesine yavaşça baktım babam balkonda ki minderin üstünde oturuyordu.

Geri geri çıktım.

"Ne oldu niye girmiyoruz eve?" Şilan'ın elinden tutarak arka tarafı dolandım.

"Babam gelmiş ondan önce eve irip yataklarımıza yatmalıyız yoksa ikimizin de başı belada. Arka taraftan duvardan atlayacağız. Esin odadadır pencereden bizi içeri alır." Hızlı davranarak duvarın önüne geldik. Duvara çıkıp baktım ortalık sessizdi Aşağı atlayacağım sıra Şilan'a baktım duvara çıkamamıştı bile! Bu boyuyla birde evden kaçmaya mı çalışmıştı!

"Dur dur zıplayıp durma babam sesimizi duyup gelecek." Tekrar onun yanına inerek onu duvarın üstüne çıkardım.

"Hemen aşağı in pencereye git vur." Şilan kafasını sallayarak avluya atladı. Derin bir nefes alarak bende duvarın üstüne çıktım nefes nefese avluya zıpladım.

Gece gece Şilan'ın başıma açtığı işlere ya rabbi

Yerden doğrulup kalktım üstümü çırparak pencerenin olduğu yere doğru yürüdüm. Şilan içeri girmişti, Esin elini uzattı şu yaptığımız çılgınlığa dudaklarım kıvrıldı. Gözlerim ses gelen yere doğru kaydı.

Gözlerim korkuyla açılırken karanlıktaki silüetten gözlerimi çekemedim.

"Bav.."

Bana doğru gelen adımlarıyla Esin ve Şilan'ı korumak için ona doğru yürüdüm. Yoksa açık pencereyi görürse onlarında canı yanardı.

"Seni kahpe! Bu saatte kimin koynundan çıkıp geliyorsun!" Şivesiyle yanağıma tokadı geçirdi.

Unutmuşum baya baya.

Üç senedir dayak yememiştim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.