Pamira o sabah uyandığında içinde tarif
edemediği bir huzursuzluk vardı.
Ama bu, alıştığı türden bir huzursuzluk değildi.
Bu... farklıydı.
Sanki bir şey yaklaşmıştı.
Ya da o... bir şeye fazla yaklaşmıştı.
Yatağında doğrulup bir süre boş duvara baktı.
Kalbi normalden biraz daha hızlı atıyordu.
Gözlerini kapattı, tekrar açtı. Rüya... bu sefer daha netti. Daha yakındı.
Ve ilk kez... korkudan çok merak hissediyordu.
Yavaşça ayağa kalktı, odasının köşesindeki masaya yöneldi. Defteri hâlâ açıktı. Dün gece çizdiği yüz, hâlâ oradaydı.
Ama...
Pamira'nın kaşları çatıldı.
"Bu böyle değildi..."
Deftere yaklaştı. Parmaklarıyla sayfayı tuttu. Çizim aynıydı ama... değil gibiydi. Gözler... daha derin görünüyordu. Sanki bakıyordu. Sanki onu izliyordu.
"Ben bunu... bu kadar detaylı çizmedim..."
Kalbi hafifçe sıkıştı.
Saçmalıyorsun, dedi içinden.
Ama bir şey ters gidiyordu.
Telefonu titredi.
Larin yazmıştı.
"Dün gece düşündüm. Bu iş normal değil. Cidden değil."
Pamira kısa bir an tereddut etti. sonra yazdı:
Pamira kısa bir an tereddüt etti, sonra yazdı: "Ben de öyle hissediyorum."
Cevap anında geldi: "Geliyoruz."
Pamira daha "gelmeyin" bile diyemeden kapı çaldı.
Derin bir nefes aldı.
Kapıyı açtığında Elif ve Larin yine karşısındaydı.
Ama bu sefer yüzlerindeki ifade farklıydı.
Daha ciddi.
Daha dikkatli.
İçeri girdiler.
"Göster," dedi Larin direkt.
Pamira onları odaya götürdü. Defteri uzattı.Elif sessizce baktı.
Ama Larin... daha uzun baktı.
Çok daha uzun.
"Bu..." dedi yavaşça. "Bu artık sadece bir çizim değil."
Pamira kaşlarını çattı. "Ne demek o?"
Larin gözlerini kaldırdı. "Bu birini anlatıyor. Gerçek birini."
Pamira'nın kalbi hızlandı.
"Zaten onu görüyorum," dedi.
Larin başını salladı. "Hayır, Pamira. Görmek başka... bu başka."
Elif araya girdi. "Larin abartma ya biraz..."
Ama Larin durmadı.
"Bu adam seni bulmaya çalışıyor olabilir."
Oda bir anda sessizleşti.
Pamira gülmeye çalıştı. "Hah. Harika. Rüyamdaki adam beni stalklıyor yani?"
Elif hafifçe güldü. "Bak bu biraz korkutucu oldu ama komik de..."
Larin ciddiyetini bozmadı. "Ben ciddiyim."
Pamira başını iki yana salladı. "Tamam. Tamam. Konuyu değiştirelim."
Ama içindeki his... büyüyordu.
Gün ağır geçti.
Pamira evde kalamadı. Sürekli aynı düşünce kafasını kemiriyordu.
"Ya gerçekse?"
Akşam olunca dayanamadı.
Kulaklığını aldı. Üzerine ince bir ceket geçirdi ve dışarı çıktı.
Hava serindi. Denizden gelen rüzgâr saçlarını dağıtıyordu. Sahile doğru yürümeye başladı.
Kulaklığında Rafat Hasanlı - Kısa Mesafe çalıyordu.
Şarkı... garip şekilde ona iyi geliyordu.
Sanki içindeki karmaşayı düzenliyordu
Pamira sahile vardığında derin bir nefes aldı.
Ayaklarını yavaşlattı. Deniz karanlıkta parlıyordu.
Dalgaların sesi kulaklığın arkasından bile hissediliyordu.
Bir süre yürüdü.
Sadece yürüdü.
Sonra...
Durdu.
Kalbi bir anda hızlandı.
Çünkü o... oradaydı.
Biraz ileride.
Denize bakıyordu.
Aynı.
Aynı adam.
Pamira'nın nefesi kesildi.
"Hayır..."
Adım atamadı.
Gözlerini kırptı.
Gitmedi.
Gerçekti.
Adam yavaşça başını çevirdi.
Ve bu sefer...
Göz göze geldiler.
Pamira dondu kaldı.
Şarkı hâlâ çalıyordu ama artık hiçbir şey duymuyordu.
Adam ona bakıyordu
Gerçekten bakıyordu.
Pamira bir adım geri attı.
Kalbi deli gibi atıyordu.
Adam yürümeye başladı.
Pamira'nın içindeki tek refleks kaçmaktı.
Ve döndü.
Yürümeye başladı.
Sonra biraz daha hızlı.
Sonra...
Koşmaya yakın bir tempoya geçti.
"Hayır hayır hayır..."
Arkasından ayak sesleri geliyordu.
Gerçek ayak sesleri.
Pamira'nın nefesi hızlandı.
Sonunda dayanamayıp durdu.
Arkasını döndü.
Adam birkaç adım ötede durdu.
İkisi de nefes nefeseydi.
"Kaçma," dedi adam.
Sesi... rüyadakiyle aynıydı.
Pamira gözlerini kısarak baktı. "Sen... gerçeksin."
Adam hafifçe başını eğdi. "Evet."
Pamira sinirli bir şekilde güldü. "Harika. Demek artık halüsinasyonlarım da fiziksel."
Adam kaşlarını çattı.
"Ben halüsinasyon değilim."
Pamira ellerini iki yana açtı.
"E o zaman nesin?! Çünkü ben seni tanımıyorum ama beynim seni yıllardır VIP misafir gibi ağırlıyor!"
Adam bir an sustu.
Sonra... çok hafif gülümsedi.
"VIP misafir?"
Pamira bir an durdu.
"...Şey."
İkisi de birkaç saniye sessiz kaldı.
Garip bir an.
Sonra Pamira başını salladı.
"Konuyu dağıtma! Sen kimsin?"
Adam ona baktı.
Bu sefer daha ciddi.
"Deniz."
Pamira'nın kalbi bir an duraksadı.
"Deniz..." diye tekrar etti.
Bu isim... yabancı değildi.
Ama nereden?
Pamira kaşlarını çattı. "Ben seni tanımıyorum."
Deniz bir adım yaklaştı. "Tanıyorsun."
Pamira geri çekildi. "Yaklaşma."
Deniz durdu.
İkisi arasında birkaç adımlık mesafe vardı
Bu sefer daha ciddi.
"Deniz."
Pamira'nın kalbi bir an duraksadı.
"Deniz..." diye tekrar etti.
Bu isim... yabancı değildi.
Ama nereden?
Pamira kaşlarını çattı. "Ben seni tanımıyorum."
Deniz bir adım yaklaştı. "Tanıyorsun."
Pamira geri çekildi. "Yaklaşma."
Deniz durdu.
İkisi arasında birkaç adımlık mesafe vardı
Deniz kaşlarını çattı. "Ne oldu?"
Pamira fısıldadı. "Biri var."
Deniz hemen arkasına baktı.
Karanlıkta... iki siluet.
Onları izliyordu.
Hareketsiz.
Ama oradaydılar.
Pamira'nın kalbi hızlandı.
"Onlar... bizi izliyor."
Deniz'in yüzü sertleşti. "Gel."
Pamira tereddüt etti.
"Ne-"
"Şimdi değil. Gel!"
Deniz elinden tuttu.
Pamira dondu kaldı bir an.
Temas.
Gerçek.
Sıcak.
Kalbi daha da hızlandı.
Ama düşünmeye vakti yoktu.
Deniz onu çekti.
Koşmaya başladılar.
Arka sokaklara girdiler. Dar yollar, eski duvarlar...
Pamira'nın nefesi kesiliyordu
"Ben... koşu... yapmıyorum..." dedi nefes nefese.
Deniz hafifçe güldü. "Fark ettim."
Pamira ters ters baktı. "Şu an dalga geçme!"
Deniz bir sokağa saptı. "Kes, odaklan!"
Arkalarından ayak sesleri geliyordu.
Gerçekten takip ediliyorlardı.
Pamira'nın korkusu büyüdü.
"Bunlar kim?!"
Deniz cevap vermedi.
Bir köşeye girdiler. Deniz aniden Pamira'yı duvara çekti.
Pamira'nın kalbi boğazına geldi.
Deniz eliyle ağzını kapattı.
"Ses çıkarma."
Pamira gözlerini büyüttü.
Adımlar yaklaştı.
Geçti.
Sessizlik.
İkisi de birkaç saniye kıpırdamadı.
Sonra Deniz yavaşça elini çekti.
Pamira derin bir nefes aldı.
"Bu... bu neydi?!"
Deniz duvara yaslandı.
"Bilmiyorum."
"Nasıl bilmiyorsun?!"
"Gerçekten bilmiyorum."
Pamira saçlarını geriye attı.
"Harika. Rüyamdaki adam gerçek, beni takip eden gizemli insanlar var ve kimse hiçbir şey bilmiyor."
Deniz ona baktı.
Bu sefer daha yumuşak.
"Ben seni korumaya çalışıyorum."
Pamira bir an durdu.
"Ben senden korunmaya çalışıyordum," dedi.
Deniz hafifçe gülümsedi.
"Geç kaldın."
Pamira istemsizce gülümsedi.
Sonra hemen ciddileşti
"Bu iş ciddi."
Deniz başını salladı.
"Evet."
Pamira derin bir nefes aldı.
"Bana her şeyi anlatacaksın."
Deniz gözlerini ona kilitledi.
"Hazır mısın?"
Pamira tereddüt etti.
Ama bu sefer kaçmadı.
Başını salladı.
"Hazırım."
Uzakta dalga sesi tekrar duyuluyordu.
Gece daha da kararmıştı.
Ve her şey... yeni başlıyordu.