Gece bir türlü bitmiyordu.
Pamira odasının ortasında ayakta duruyordu. Ne oturabiliyordu ne de hareket edebiliyordu. Sanki bedenine ait değildi.
Deniz pencerenin önünde, sırtı dönük duruyordu.
Sessizdi. Fazla sessiz.
Cenk ise kapının yanında. Gölge gibi.
Ve Pamira... ikisinin arasında sıkışmıştı.
Tam o anda telefon titredi.
Larin.
Pamira'nın kalbi hızlandı. Hemen açtı.
"Larin?!"
Karşıdan gelen ses kesik kesikti. Boğuk.
Pamira'nın kalbi hızlandı. Hemen açtı.
"Larin?!"
Karşıdan gelen ses kesik kesikti. Boğuk.
"Pamira... dinle... vaktimiz yok..."
Pamira panikle etrafına baktı. "Ne oluyor? Neredesin sen?!"
Larin'in nefesi duyuluyordu.
"Sana... her şeyi anlatmam lazım..."
Ekran cızırdadı.
Deniz bir anda döndü. "Kesiyorlar."
Cenk gözlerini kıstı.
"Başladı..."
Larin'in sesi zorlandı.
"Deniz... o... senin sandığın gibi değil..."
Pamira'nın kalbi sıkıştı.
"Ne demek bu?!"
Ekran titredi.
Görüntü bir anlığına açıldı.
Larin'in yüzü.
Solgun. Yorgun. Ama kararlı.
"Deniz... yeniden yazıldı."
O an...
zaman durdu.
Pamira'nın gözleri yavaşça Deniz'e döndü.
Deniz kıpırdamadı.
Sanki bunu bekliyordu.
Larin devam etti.
"Onun anıları... gerçek değil. Ya da... eksik."
Pamira'nın sesi titredi.
"Hayır... bu doğru değil..."
Deniz gözlerini kapattı.
"Söylemesine gerek yoktu."
Ekran tekrar karardı.
Ama Larin'in sesi hâlâ geliyordu.
"Pamira... Loy... insanları silmez... onları değiştirir...
Deniz-"
Bir anda...
ses kesildi.
Telefon kapandı.
Tamamen.
Pamira dondu.
Elindeki telefon yavaşça düştü.
"Deniz..."
Sesi çok küçüktü.
Ama içinde kırılan bir dünya vardı.
Deniz yavaşça ona döndü.
Gözleri yorgundu.
"Doğru."
Pamira bir adım geri attı.
"Ne... doğru?"
Deniz derin bir nefes aldı.
"Ben... tam değilim."
Pamira'nın gözleri doldu.
"Yani... seni ben mi hayal ettim?"
Deniz hemen başını salladı.
"Hayır."
Bir adım yaklaştı.
"Ben gerçeğim."
Bir an durdu.
"Ama eksik bir gerçek."
Pamira'nın gözlerinden yaşlar aktı.
"Peki... hangin gerçek?"
Deniz cevap veremedi.
Çünkü bilmiyordu.
Cenk sessizce izliyordu.
Ama bu sefer araya girdi.
"Bu yüzden tehlikeli."
Pamira ona döndü.
"Kes sesini!"
Cenk durdu.
İlk kez.
Pamira tekrar Deniz'e baktı.
"Bana söyle..."
Sesi titriyordu.
"Benimle yaşadığın şeyler... gerçek miydi?"
Deniz'in gözleri doldu.
Ama bu sefer kaçmadı.
"Seninle olan her şey..."
Bir adım daha yaklaştı.
"Gerçekti."
Pamira'nın kalbi sıkıştı.
"Ya öncesi?"
Deniz sustu.
Ve bu... cevaptı.
Bir anda...
Pamira'nın başı döndü.
Görüntü kaydı.
Sesler uzaklaştı.
Ve sonra...
gördü.
Karanlık bir oda.
Soğuk ışıklar.
Bir masa.
Ve üzerinde biri.
Deniz.
Ama... daha genç.
Gözleri kapalı.
Etrafında insanlar.
Beyaz önlüklü.
Sesler:
"Anılar siliniyor."
"Yeni yapı yükleniyor."
"Duygusal bağ... korunacak."
Pamira çığlık attı.
Gözlerini açtığında yere çökmüştü.
Nefes alamıyordu.
Deniz hemen yanına eğildi.
"Pamira!"
Pamira geri çekildi.
Korkuyla.
"Ben... gördüm..."
Deniz'in kalbi sıkıştı.
"Ne gördün?"
Pamira gözlerini kapattı.
"Sen... oradaydın..."
Deniz dondu.
İlk kez...
korktu.
Cenk yavaşça konuştu.
"Hatırlıyor."
Pamira başını kaldırdı.
Gözleri artık farklıydı.
Daha net.
Daha sert.
"Bana yalan söyledin."
Deniz başını salladı.
"Ben de bilmiyordum..."
Pamira ayağa kalktı.
"Artık biliyorsun."
Sessizlik.
O an...
ışıklar titredi.
Duvarlar uğuldadı.
Ve o ses...
tekrar geldi:
"Hatırlamak... yasak."
Pamira dişlerini sıktı.
"Umurumda değil."
Deniz ona baktı.
Ve o an...
ilk kez...
gerçekten aynı tarafta olduklarını hissetti.
Ama Loy...
henüz bitirmemişti.