Elcan iki yol arasında kaldı:
- Kapsülü tamamen yok edip hiçbir şey olmamış gibi sahte ama rahat hayatına devam etmek.
- Kapsüldeki tüm acı anıları kendi beynine geri yükleyip gerçek kimliğini kazanmak ve kendisine bunu yaşatanlara karşı mücadele başlatmak.
Elcan şişeyi aldı, cihazı başının üzerine yerleştirdi ve düğmeye bastı. Unutulmuş bütün acılar, anne kucağının sıcaklığı, doğduğu köyün kokusu ve çocukluk feryatları bir anda zihnine akın etti. Gözlerini açtığında karşısında artık kibri kırılmış, korkan bir Qasım vardı.
"Şimdi," dedi Elcan fısıltıyla, "kendi rüyalarımı geri aldım. Sıra sizinkileri kâbusa çevirmekte."