İçeriğe geç

Rus Mafyası Aşkım

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Rus Mafyası Aşkım

Bölüm 2

2.2

Yataktan doğrulduğumda elim alnıma dokundu başım ağrıyordu. Kuruyan dudaklarımı dilinle ıstırken bir çift el belime sarıldığı gibi birisi dudaklarımı dudaklarıyla esir aldı. Kocaman açtığım gözlerimle karşımdaki adamın kollarında çırpınırken dam hiç acele etmeden dudaklarımı öpüyordu. Beni öpüyordu! Onu itmeye çalıştıpımda geri çekilmeden alnımı alnına yasladı. "Dudakların kurumuştu ve yanımda su yoktu kızma hemen." son kez öpüp heri çekildiğinde yataktan fırladım. Sırtımı kapıya dayadığımda lacivert gözleri arsızlıkla bedenimi süzyordu. "Sen bana mesaj atan adam mısın?" eğer oysa hamilelik beni tazgaha getirmek için olabilirdi. Çünkü bence kimse hamile olduğunu söylediği birini uyanır uyanmaz öpmez ve onu kaçırmazdı. Eliyle önüne gelen siyah dalgalı saçlarını geri yatırdığında ilk iki düğmesi açık olan gömleğinden teninin gerildiğini gördüm. "Evet, Aşkım Avgust." hani türkçe bilmiyordu? Hani bilmiyordu! Araştırılsın. "Aşkım Özgün. Yanlış biliyorsun adımı." saçlarımı geriye savururken kapıyı yokladım fakat kapı kilitliydi. "Karımın adını unutursam şerefsizim demiştim." kaşlarımı çattığımda ağırdan alarak yanıma geldi. Sırtım bildiğin kapıya yapıştığında başını boynuma gömdü. Taciz ediliyordum fakat bir Rus Mafyasına siktir lan diyemeyecektim özellikle de yüz yüze. "Şey biraz açılır mısın?" boynumu kah ısırıp kah emerken ellerimi göğsüne koyup itmemi fırsat bulup ellerimi tuttu. Açıkta kalan teninde ellerimi gezdirdiğinde sinirden ağlayacaktım. Başını kaldırıp yüzüme baktığında kıpkırmızı kesilmiştim. "Karım. Özledim seni çok özledim." tekrar dudaklarıma eğildiğinde vargücümle adamı ittim birkaç dım geriledinde koşarak yatağın üzerine çıktım. "Ne yapıyorsun?" yanıma gelirken sağa atladım. Yatağın etrafından dolaşıp beni yakalamaya çalıltığında yatağın ona en uzak kısmından sola geçtim. Bu sefer sola geldiğinde sağa atladım. Boynundaki damarlar belirginleşirken çenesini sıktı. Sağa yöneldiğinde yatağa çıktığım gibi kollarını kaçmama fırsat vermeden bacaklarıma sarıp beni kucağına aldığında sırtına vurdum. "Bırak! Vallahi bağırırım taviz ediyorlar diye!" sırt üstü beni yatağa attığında saçlarım yüzüme düştü. Kalkmama izin vermeden üzerime çıktığında oha dedim. Yüzümdeki saçları çektiğinde ağırlığını üzerime verip hareket etmemi engelledi. Dudaklarını yanağıma sertçe bastırdığında, "Karımsın, benimsin. Sana benden başka yol bırakmam, kaçarsan bulurum." lacivert gözleri gözlerime kenetlendiğinde içim titredi. "Sonra kucağıma aldığım gibi evimize getiririm." alt bölgesini bastırdığında hissettiğimle altından kaçmaya çalıştım ama olmadı. "Teninin her milimini ezberlediğim yatağımıza bırakırım seni." baskısını çektiğinde hala azimle altından kaçmaya çalışıyordum. "Ne istiyorsun benden manyak mafya!" güldüğünde sinirle yüzüne tükürdüm. Gülümsemesi durduğunda gözlerini kapattı. "Noldu! Haysiyetsizliğini yüzüne tükürdüm diye kızdın mı!" bir kolunu yanımdan çekip yüzünü sildiğinde diğer kolunudu çekti başımın yanından. Fırsattan istifade onu itmeye çalıştığımda sabrının sonuna gelmişti gibi yüzüme bakarken gömleğinin düğmelerini kopardı. Düğmeler etrafa saçılırken çığlık attım. "Bırak!" diye bağırdığımda gömleğini yere atıp tekrar beni yatağa yatırıp üzerimdeki yerini aldı. "Bırakmıyorum sus, ya da susma sesini özledim devam et seni dinleyeceğim." Ne kadar onu üzerimden atmaya çalışsamda başaramadım. Nefessiz kalıo durulduğumda keyifle sırıttı. Bronz teni sanki üzerimde alev alırken ağladım. "Ya sana yanlışlıkla yazdım! Sevgilimin numarasını bulmak için rastgele yazıyorum. Numarasını unuttum ve o şimdi yok!" ben için ağlarken sadece beni dinliyordu. Akan burnumu çektiğimde üzerimden kalktı. Ellerimi yüzme kapatıp ağlarken cenin pozisyonunu aldı. Kaçırılmıştım üztüne adamın yüzüne tükürmüş bir de karşısında çocuk gibi ağlıyordum. Omuzlarımdan tutup beni oturttuğunda nazikçe bileklerimi tutup yüzümden çekti. Ağlamaktan ve utançtan kızaran yüzüm birde akan burnum ile nemlenmişti. Yüzümü eğdiğimde parmakları çeneme değip başımı yukarı kaldırdı. Elindeki peçeteyle burnumu sildiğinde yeni bir peçeteyle yüzümü sildi. Yanıma oturup beni kucağına aldığında karşı koymadım. Elleri sırtımda dolaşırken başımı göğsüne yasladı. "Bak bebeğim. Sana takıntılı değilim aşığım." "Sen her aşık olduğunu kaçırır mısın?" diye araya girdiğimde iç çekti. "Bu ikinci oldu ama ilkinde onunda rızası vardı. Her neyse, sen benim karımsın. Hayır, delirmedim karımsın bende senin kocanım." eğer dedikleri yalan olmasaydı daha yeni okulu bitirmiştim ben ne zaman evlenmiştim. Bu arada uzay araştırmaları bölümi mezunuyum. 23 yaşındayım 24 yaşıma bir ay sonra girecektim. "Yalancısın Rus." eğilip yüzüme baktığında lacivert gözleri özlemle saçlarıma baktı. "Yalan değil aşığım sana evlendik biz seninle. Daha sekiz aylık evliyken kaza geçirdin. Mafya işleriyle meşguldüm o zamanlar ama duyar duymaz yanına gittim. Hastanedeydin durumun ağırdı. Kan lazım dediler kan vermek için kanı uyan çoğu korumamı yanıma aldım. O sırada çatışma çıktı. Sen ölüm sınırındayken kaçırdılar seni." sesi titrediğinde umursamadım. Arkadaşlar beni kaçıran ve eli kanlı birine acıyacak değildim. Yüzümde yumuşama bulamayınca devam etti. "Elim kolum bağlandı eğer peşlerine düşersem ölme riskin vardı çünkü hastaneden uzaklaşmıştınız. Varacakları yere kadar takip ettim ama... Mekandaki hasta sen değildin. Seni kaçırmıştılar ama bulduğum sen değildin." Az buçuk ilgimi çekemesiyle adama dikkatimi verdim. "Haftalarca aradık bütün bölge liderleri aradı, düşmanlırım bile seni arıyordu bana yardım ediyordu." dediğinde yine lafını kestim. "Bir bana Türkçe bilmiyorum ama maaşallahın var. İkidir düşman neden düşmanına yardım etsin? Saçmalık" kucağından kalkmaya yeltendiğimde kolları bedenimi daha sıkı sardı. "Senin için seni aradığım her yeri ateşe verdim tabii öncelik şüpelendiğim insanların mekanlarıydı. Merak etme içinde veya çevresinde insan yokken yaptım bunu. Benim canım yanarken başkasının canı yansın istemedim. Onlara zarar vermemden rahatsız oldular." dedi. "Ne kadar zaman önce bu ateş verme olayı." cümlelerimi toplayamıyordum çünkü ben 19 yaşımdayken Rusya'nın her yerinde yangın çıktığını ama sebebin bulunamadığı gibi bir yazı okumuştum. "5 yıl önce. Sonunda seni buldum. Bir buğday tarlasının ortasında yatıyordun. Nabzın zayıftı ama yaşıyordun hatta beni görünce ağlamaya başladın." En kıymetlisiymişim gibi gözümün içine baktığında gözlerimi kaçırdım. Bir kere kanmıştım beni kaçırmıştı. "Hastaneye varana kadar kollarımda 36 tane göz yaşı döktün. Tedavin başlamıştı neyseki seni iyileştirip oraya bırakmışlardı. 3 ay seni aramıştım ve bulmuştumda." devam etmesine izin vermeden hızlıca kollarının arasından çıktım ve kapısı açık olan giyinme odasına kaçtım. Kapıyı ardımdan kilitlediğimde ağlamaya devam ettim. Kendimi bildim bileli bekar evinde yalnız kalıyordum kimsem yoktu. Yalnızca annemin kalbi vardı yanımda. Yalan söylüyordu eğer hasteneye düşseydim annem beni bırakmazdı. Ya da annemi ne kadar çok sevdiğimi bile bile annemin kalbini bana nakil etmelerine izin vermezdi. Ama olmuştu iki kişi geldiğim hastaneden annemin kalbiyle çıkmıştım. Bitttii Aşkım Hanım ve Rus Mafyası Bey ♥

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.