Woosandan
Tuvalette içimi dışıma çıkartıyordum. Neden bu kadar içtim ki ayrıca neden sarhoş oldum ki ah yazar çok kahpelik yapıyorsun sen. Dememle birden midem tekrar ağızıma geldi ve kusmaya başladım. Şakacı seni yine günlük rutin şakanı yaptın şakacı. Ayağa kalkıp musluğa yöneldim. Yüzüme biraz su çaldım. Aynada kendime bakıp yanaklarımı tokatladım. Telefonumu almak için mutfağa gittim.
Beni duyduğunu biliyorum lütfen. Telefon çalması ile etrafa bakınıp sesi takip ettim. Ama jiminin telefonunu buldum. Arayan babasıydı. Telefonu cevapladım.
"Alo bay park"
"Woosan nasılsın kızım"
"iyim siz"
"Bende iyiyim kızım Jimin nerde"
"Ah şey biz biraz kaçırdıkta uyuyor jimin şimdi"
"Tamam Woosancım bir dahakine sınırınızı koruyun"
"Bir daha olmaz merak etmeyin"
"Öğlen gelirim ben, beni beklemeyin kahvaltıya"
"Tamamdır zaten jiminin provası var erken çıkacağız"
Telefonu kapattım ve bir köşeye fırlattım ardından odaya Jimine haber vermeye çıktım. Odanın kapısını açtığımda Jimin ile Hoseoku öyle görmeyi beklemiyordum Yatagin yanina gidip uyuyorlar mı diye kontrol ettim. Mişil mışıl uyuyorlar. Üstlerine ince örtüyü çektim. Kapı deliğinden anahtarı çıkartıp odadan çıktım. kapıyı kilitleyip anahtarı kapı altından içeri attım. Yazar bak senden bunu beklemiyordum.
Jiminden
Sabah baş ve göt ağrısı ile gözlerimi açmaya çalıştım çok yorgundum. Çuval mı taşıdım ben lan. Bir anlığına düşüncelerden sıyrılıp gözlerimi açtım fakat şok oldum. Hoseokun göğüsüne uzandığı mı fark ettiğimde hemen doğruldum. Götümün acısıyla inledim "aahh" . Hoseok gözlerini açıp bana baktı ve elleri ile omuzumdan tutup beni kendine çekip tekrar göğsüne yatırdı "günaydın güzelim" kafama öpücük kondurdu. Çok hoşuma gitti. Bir dakika... bir dakika... benim minik Jimin ne zamandır bu kadar büyük ve... ve kalın. Lan. ben çıplağım. "Hoseok biz dün sex mi yaptık" "biliyorum sarhoşken sana dokunmamalıydım" "ow''. Bana gülümsemiş eliyle çenemi tutup kendine çekmişti. Dudaklarıma öpücük bırakmıştı "Jimin ben seni tamamınla istediğimi söylemiştim" kafamı sallıyıp onu dinlemeye devam ettim "Jimin ben seninle tanışana kadar kimseden etkilenmedim... kimseyi arzulamadım. Jimin ben senden hoşlanıyorum eğer sende istersen" boynuna sıkıca sarılıp "evet bende istiyorum" boynunu öpmeye başladım Hoseokda belime kollarını doladı "ağrıyor mu" boynuna son kez öpücük kondurup cevap verdim "e-evet" "tamam güzelim krem süreriz" deyip kafama yine öpücük kondurdu. Sanırım bu bende alışkanlık yapacak. "Imm Hoseok-ah okula geç kalıcağız" "sen takma onu güzelim" yandaki komidinin üzerindeki telefonu aldı ve birini aradı "alo Tae ben bu gün geç geleceğim halledersiniz" deyip kapattı. Bende Hoseokun üstüne çıkıp boynuna sarıldım ve huzurun tadını çıkardım.
Hoseokun öpücükleri ile gözlerimi açtım. Yüzümde kocaman bir gülümseme oluşmasına engel olamadım. "Uyanmışsın güzelim hadi kalk kahvaltı yapalım çıkalım yarın gösteri için son pratikleri yapacağız" kafamı salladım ve yataktan kalktım. Dolabımın önüne gelip pantalon ve gömleği çıkardım ve iç çamaşırımı tabi. Ben giyinirken Hoseokun gözü benim üzerimdeydi. ım sexy an i know it. Giyindikten sonra beraber mutfağa inip kahvaltıya başladık. "Woosan kapıyı kilitleyip anahtarı da alttan içeriye atmış ve kahvaltıyı hazırlayıpta gitmiş" iste reel firendşip agam bee "gösteri saat kaçta" bir yandan konuşup bir yandan da kızarmış ekmeğine reçel sürüyordu. "Salı akşam sekizde ama biz erkenden gidip son provaları yapacağız"
Kafamla onu onayladım "peki okulda gizleyecek miyiz yani sevgili olduğumuzu" bakışlarını bana çevirdi "sormaya cesaretleri varsa söyleriz" kafamla onu onayladım. Son lokmalarımızı yedikten sonra okula beraber yürüyerek gitmiştik.
Sınıfa girdiğimizde tenefüstü ve bakışlar üzerimizdeydi özellikle Hoseokun çünkü boynuna morluklar bırakmıştım. Woosanın yanına gittim "oo ben yürüyemezsin sanıyordum" "dalga geçme hala acıyor zaten" beraber sırama gittik. Ben sandalyeye Woosanda masanın üstüne oturmuştu. Oturduğu için eteği yukarı kalkmıştı bacakları apaçık ortadaydı. Woosana baktığını gördüğüm bir gurup çocuk beni çok sinirlendirmişti. Bakıyorlar ve kendi aralarında gülüyorlardı. çok sinirlenmiştim. Bir anda ellerimi masaya vurarak ayağa kalktım. Farkındayım şu an herkes bana bakıyor. "Yiyorsa bana bakın lan pezevengler". Bakışlarını bana çevirmişlerdi. "Ne bakacağım lan Woosana. Taehyung sinirle sırasından kalkıp çocukların sırasına gidip masalarını tekmelemişti. Sıra yere düşmüştü. Diğer herkes sınıftan acele bir şekilde çıkmıştı. Woosana bakan çocuğun gömlek yakalarından tutarak çocuğu ayağa kaldırmıştı "bana bak senin götünü bir sikerim hiç bir dikiş toplayamaz" deyip çocuğu duvara sert bir şekilde yapıştırmıştı "şov yapmak için karı kız mı koruyorsun" deyip dalga geçmişti çocuk. Taehyung gözlerinden alev çıkarıyor gibiydi eh haliyle de buna çok sinirlenip çocuğu yere bok çuvalı gibi fırlattı. Yeri boylayan çocuğun üzerine çıkıp yumruklamaya başladı. Woosan korkan gözlerle olanları izliyordu. Taehyungu durdurmaya gidecektim fakat Yoongi beni elimden tutup kendine çekmişti ve kafasını hayır anlamında sallamıştı. Taehyung altında yumrukladığı çocuğa bağırarak "BIR DAHA ASLA YAPMAYACAKSIN DUYDUNMU". Çocugun yüzü dağılmıştı dudağı patlamış, yüzünün çoğu yerinde morluklar vardı ve birde burnu kanıyordu. Taehyung tekrardan yumruğunu havaya kaldırmıştı tam vuracakken Hoseok "Taehyung bu kadar yeter artık" demişti ve Taehyungun yanına gidip ona elini uzatmıştı. Taehyung kafasını çevirip Hoseoka baktı ve elini tutup onu kaldırmasına izin verdi. Taehyun eline bulaşmış kana baktı ardından çocuğu ne hale getirdiğine. Yerde yatan çocuğun arkadaşları gelip onu kollarından tutup revire götürdü. Ardından hoca sınıfa girdi ve bizde sıramıza geçtik. Taehyung hocayı umursamadan sınıftan çıkıp gitti. Woosanda Taehyungun pesinden sınıftan çıktı.
Okul bitiminde beraber pratik salonuna indik. Dans hocası bizi izliyor son düzeltmeleri yapıyordu.
"Jimin taklayı yapabilceğine emin misin" "evet yapabilirim". Woosan kapıdan içeri girmişti ona gülümseyerek el salladım ve hemen geri dikkatimi hocaya verdim "Jiminin taklasının olduğu yerden alalım bir kaç kez daha sonra çıkabilirsiniz Hoseok ve Jimin siz kalın" kafam ile hocayı onayladım. Hoca şarkıyı açtı ve dansa başladık. Hareketlere ruhumu katmaya çalışıyordum. Ve sırada benim taklam vardı. Herkes bozmadan sonuna kadar devam etmişti.
Ve en sonunda hoca memnun olup hepimizin eve gitmesine izin verdi
"Salı saat sabah onda okulda olun çocuklar son kez tekrar yapıcaz" herkes hep bir ağızdan hocayı onaylamıştı eşyalarımı çantama tıkıştırıp Hoseokada bir öpücük verip Woosanın yanına gittim "Hadi gidelim yarın büyük gün"
Eve kendimi atar atmaz odama çıktım üstümü değiştirip yatmayı planlıyordum fakat gelen mesaj ile bütün planlarım değişti