İçeriğe geç

Ruh

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Ruh

Bölüm 1

|1|

Hazırlanıp her şeyin güzel olduğu bir baloya gidecek ve sevgilim ile dans etmeyi planlıyorduk herşey fazla mükemmeldi kırmızı parıltılı abiyem ve Sevgilim Caner' in üstündeki siyah kıravatlı takımı ile rüyada gibiydik gülümsemesinin hiç bu kadar çekici olduğunu bilmiyordum birlikte mezuniyet dansının en ışıklı zamanlarında nefesim kesildi...

Ve gözlerimi araladım...

Bir hastanedeydim kolumda serum vardı aklımda o parıltılı rüyadan hiç bir şey kalmamıştı. Serumu kolumdan çıkarttım. Ayağa kalktım kapıya doğru ilerledim ve kapıyı açtım koridorda kimse yoktu bomboş bir koridorda yürümeye başladım yan tarafımda asansör vardı asansöre binmeyi tercih etmedim bu kadar korkutucu ve boş bir hastanede büyük ihtimalle asansörde bozuk olmalıydı merdivenlere ilerledim medivenler yakılmış gibi duruyor ve hala

duyuluyordu ben buraya nasıl gelmiştim ? Bu eski yıkık bir harabeye benzeyen hastaneye nasıl gelmiştim ? Kafamı tekrar kaldırıp bunun bir rüya olduğunu diledim ama boşuna yaşadıklarım bembeyaz kanıtlar ile ortadaydı nefes alıp verdim ve buradan çıkmaya karar verdim adımlarımı dikkatlice atıyor ve çıtırtıları kafama takmamayı çalışıyor aynı zamanda kendimi motive ediyordum

Nefes alıp verdim yapabilirdim kenarda ki cama baktım ateşi yeni sönmüş bir hastanedeydim kül olmamış ama her an yıkılacak bir harabe de... çürük merdivenlerden seri bir şekilde indim

Nefes aldım korkunç bir macera yaşamış ama sonuçta bitmişti kapkaranlık boş salonda kapı aradım ama kapı yerine merdiven buldum yine o çürük merdivenlerden hızlıca indim ve son iki basamak kalmış ve ondan sonra çıkacaktım ayağımı bastım ve küflenmiş merdiven basamağı birden kırıldı ve ben yere düştüm yaklaşık 1 metre yükseklikte olan kat yukarı katların yanması ile iyice tavanı yaklaştırmıştı sürünerek kapıya ulaştım dışarıdaydım artık tam ay dolunay evresinde bana gülümsedi ben de ona gülümsedim sessizce sokağa çıktım caddelerde bir festival var gibiydi aklımda tek Caner kalmıştı annemi babamı hatırlamıyordum ? oturacak bir bank buldum ve birşeyleri hatırlamaya çalıştım hatırlamam gereken evimi hatırlamıyordum onun yerine sadece Caner'i biliyordum ama onu nasıl bulacağımı bilmiyordum ama beni devlet bilebilirdi doğduğumdan beri kayıt altında tutulduğumu biliyordum ve ayağa kalktım önüme ilk çıkan insana polis karakolunu soracaktım mutluluk ile bir kızın kolunu tuttum

- merhabalar karakol nerede acaba ?

Kız beni süzdü uzun uzun izledi ama bir şey çıkartamadı

- buraya y-yakın

- tam olarak nerde ? Ona sorduğum sorular bitmeyecekti kız da bunu anladı ve kolumu tutup çekmeye başladı tabii bende sürüklenmeye...

Ana caddeye yakın bir sokakta durduk ve kız artık beni sürüklemeyi bıraktı

"işte burası " dedi kocaman mavi beyaz bir binayı gösterirken ona teşekkür edip içeri girdim

İçerisinin sıcaklığı yüzüme vurdu sağıma ardından soluma baktım herkesin işi vardı ben öylece duruyordum kimse beni önemsemiyor hatta omzuma çarpıp geçiyorlardı sonunda kenarımdaki bir polis memurunu durdurdum

- merhabalar

- merhaba

Ne demeliyim ben hiçbir şey hatırlamıyorum mu demeliyim ?

"Eee ben şey" ağzımda bir kaç kelime geveledim. Kelimeler artık hiçbir şey anlatmıyor konuşamıyordum karşımdaki komiser sıkılmış bir şekilde bakıyordu son bir kez denemek için nefes alıp verdim

'b-ben şey' dedim yalnızca kafamı yukarı doğru komiserin yüzüne çevirdim yüzüne bakmak tuhaf hissettiriyordu gözlerimi kıstım doğru mu görüyordum, Orada bir karanlık mı vardı ?

- evet siz ? Dedi artık bıkmış ve sinirli bir şekilde komiser

'O' dedim yalnızca daha fazla konuşamadım komiser gözlerimin içine bakarak tekrar sordu

- O kim ?

Komiserin arkasında olan siyah karartı hareketlendi ve başını uzattı gözleri yoktu kocaman ön görülemez bir ağzı vardı dişleri keskin üçgenler den oluşuyordu ağzı yanaklarına varıyordu başka hiçbir özelliği yoktu vücudu - tabi o bir vücut ise - simsiyahtı ağzından başka hiçbir şeyi olmayan bir varlıktı sesli bir çığlık attım kapıya doğru koştum korkudan titriyordum aynı zamanda büyük çığlıklar atıyordum her tarafta işleri ile meşgul olan diğer komiserler bana yönelmiş hatta ambulans bile çağırmışlardı aynı zamanda komiserler yaklaştıkça oda yaklaşıyordu bir tanesi koluma yaptığı müdahale sonrası bayılmak zorunda kaldım ...

Bölüm sonu

1

Bölüm sonu

2 yorum

  • cümlelerin devrikliği, noktalama işaretlerinin asla olmaması yüzünden okumak o kadar zorki sanki ingilizce bir kitap okumaya çalışıyorum gibi hissettirdi kitap bana. kurgu iyi aslında ama çöp etmişsin maalesef