Başımı geriye attım ilk defa bunu yaşıyordum dili girişime doğru hareket etti pembe dudaklarımı öptü
"Çok üzgünüm Amore mio...ama bunu yapmasaydın başına gelmeyecekti..." Alessandro adamlarına işaret etti adamları bir kadife kutu getirdiler açınca içinde iki yüzük vardı Alessandro gümüş yüzüğü kendi parmağına takarken kocaman elması olan altın yüzüğü benim elime taktı
"Bundan sonra bana aitsin..." Hepimiz şaşkınlıkla bakıyorduk
"Saçmalama! Beni tanımıyor-" pantolonunu indirip penisini açığa çıkardı
"Bana banyoda hayran hayran bakıyordun..." İçime girince dona kaldım ağzımdan keskin bir inleme çıktı bacaklarımı iyice ayırıp hareket etmeye başladı
"Il mio bambino... gevşe.. harikasın lanet olsun" hızlanıyordu zevk almam gerektiğini biliyordum ama zevk beni çılgına çeviriyordu umut rahatsız olduğu için bakışlarını elifte tutup Elif'in ağlamaması için yalvarıyordu elif ise bana bakarak ağlıyordu neden?... Neden benim için ağlıyordu? Zihnimde bu soruyu yankılarken hissetmediğim keskin bir zevk beynime şok dalgası göndermişti ...penisi içimde yıldızları göreceğim yere vuruyordu nefesim kesiliyor inliyordum ben inledikçe o dahada hızlanıyordu kalçama sert bir şaplak attı
"Çüş! Hayvan herif!" Acıyla sızlanarak söylemiştim o ise sırıtarak bakıyordu hafifçe eğilip boynumdan göğüslerime kadar öpücük kondurmaya başladı...sonra meme ucumu ağzının içine alıp emmeye başladı az kalmıştı uçurum kenarına yaklaşıyordu başımı geriye attım onun vahşi kahkahası odayı dolduruyordu çoktan uçurum kenarına gelmiştim sıvı şelale gibi fışkırıyordu o şaşkınlıkla baka kalmıştı..bunu bende beklemiyordum... O biraz daha hızlanınca zevkle sarsıldım...içime doğru sıcak bir sıvı hissetmiştim... tohumunu rahmime salmıştı ilk defa bu kadar yorgun ve bitkin hissediyordum gözlerim yavaş yavaş kapanırken son gördüğüm Elif'in şaşkınlığıydı.
Gece 3 te kabus görmüş gibi nefes nefese uyandıp etrafıma bakındım...gölgenin altındaki puro ateşi dikkatimi çekti...bu.. Alessandroydu sessizce ayağa kalkıp yanıma geldi duş almış takım elbisesini giymiş her zamanki gibi çıktı
"Uyuya kaldın...neyse arkadaş-" bu sözü duyar duymaz siddetle ağzımdan kelimelerim çıktı
"Onlara birşey yapma lütfen" bana bakarken sırıtıyordu yatağa oturup uyluğumu okşamaya başladı
"Onlara dokunmayacağım...ama bir şartları.." kaşlarımı çatıp şaşkınlıkla kala kaldım... Bir de bu bana şart mı sunuyordu?
"Seni dinliyorum..." Sesim düşüneceğimden daha kısık çıkmıştı
"Seninle evleneceğim..ciddi anlamda..varisimi taşıyacaksın korkma varis konusunda hemen ve acele davranmayacağız" şaşkınlıkla dona kaldım ne saçmalıyordu mu?...ama...ailem gibi olan kişilerde yüz üstü bırakıp gidemezdim...plan yapmalıydım ..
"Tamam...kabul ediyorum" ağzındaki puro neredeyse düşecekti
"Bu kadar mı? Bu kadar hızlı mı kabul ediyorsun?" Sessizce başımı sallamakla yetindim o ise sanki bir zafer kazanmış gibi ayağa kalkıp şakaklarıma öpücük kondurup odadan çıktı
