İçeriğe geç

Ritüale De Vampiro

Bölüm 4 · 11 dk okuma

Ritüale De Vampiro

Bölüm 4

4

...

Öğretmen : Merak etmeyin bu soruyu gelmeden yollamıştım . Cevabı da geldi . Siz inanmazsınız diye kanıt getirmiştim .

Öğretmen bunu diyerek cevabı açtı . Tahtadaki işlemlerle telefonundaki işlemleri kontrol etmeye başladı . Birkaç işleme çizik attı ama işlemler aynı cevaba çıkıyordu .

Öğretmen : Uygulama başka yoldan çözmüş gibi ama cevaplar aynı yani saçma işlemlerle doğru cevabı bulmuşsun .

Öğretmen bunu diyerek Sage'yi yerine oturttu . Gerçekten de akıllı biri olduğuna inanmış ve bu yüzden ona bir şey yapmamaya karar vermişti . Yani iyi bir öğrenciyi iyi bir konumda bırakmak gerekli .

Sage de eski ders çalışmaları sayesinde -10 puan almak yerine +12 puan almıştı . -3 de saçma işlemlere gitmişti .

...

Sonunda ders bitmiş ve herkes geometri dersinden kurtulmuştu . Günün neredeyse yarısından fazlası da bitmişti . Birkaç ders daha olduktan sonra nihayetinde bu günde böylece bitivermişti . Kızlar servislere yürürken Jessica da konuşmuştu .

Jessica : Jordan da yaptı sorusunda .

Rebecca : Ah sen oraya takıldın neden acaba ??

Jessica : Hiçç sadece ...

Rebecca : Sadece ufak bir hoşlantı dalgası ve erkeği diğer negatiflere karşı koruma hissi .

Jessica : Ne alakası var ya !?

Kızlar servise varınca herkes bir köşeye geçip oturdu . Sage de kulaklıklarıyla müzik dinlemeye başlamıştı . Rebecca ve Jessica yan yana oturuyordu . Serviste biraz daha konuştuktan sonra sonunda artık evlerinin biraz uzaklarındaki durağa varmışlardı . Sage'ye dokunup servisten indiler . Arkalarından da Sage inmişti .

Daha sonrasında da evlerine doğru yürüdüler .

Sage hariç diğerlerinin aklında Sam ve Jordan'ın nasıl her şeyde iyi olabildikleri düşüncesi vardı . Bir günde insan her şeyde mi iyi olabilir , hiç mi kötü bir açık sergilemezdi . Futbolda iyilerdi , koşu da hızlılardı , yakartopta - kaçma ve vurma da - iyilerdi . Refleksise aşırı ama aşırı kuvvetli idi . Önemlisi de ölümcül geometri sorularını çabucak çözebilmiş olmalarıydı . Tabi biraz mantıksız olsa da işte bir dürtüydü sadece . Belki de sadece onlardan hoşlanmışlar ve haklarında her şeyi öğrenmek istiyorlardı . Evet bu mantıklıydı işte !

Jessica ve Rebecca bunu düşünürken çoktan Sage'nin evinin önüne varmışlardı . Sage onlara el sallayarak içeri girdi ve kızlar da yola devam etti . Daha sonrasında hızla abuk subuk dedektiflik konularını birbirleriyle konuştular . Kısacası Sam ve Jordan hakkında !..

...

Gün böyle geçip gitmişti . Bir sonraki gün ise onları büyük bir sürpriz bekliyordu . Bir kimya dersleri vardı ve bakalım deli kimya öğretmeni Mr Tunner o gün onlar için ne gibi bir deney hazırlamaktaydı . Herkes hepsini diğer günkü kimya derslerinde görecekti .

...

Sabah olmuştu . Kızlar ise uyanıp kendi evlerinde yataklarından kalkmış ve okul için hazırlanmaya başlamışlardı . Programa göre çantayı hazırladıktan sonra banyoda ufak bir bakım rutin yapmışlar ve daha sonrasında da kahvaltılarını edip okul için de kendilerini hazırlamışlardı . Daha sonrasında evlerinden çıktılar ve okula gidebilmek adına ana caddedeki okul otobüsü durağına doğru yürüdüler . Kısa süre içerisinde durağa varmışlardı ve otobüste gelmişti . Servise binip boş yere oturdular . Servis de doğrudan onları okula kadar götürüp kapının önünde bıraktı .

...

Kimya son iki ders ve laboratuvarda olacaktı . Laboratuvar da maalesef en üst katta yer alıyordu . Kimya dersine kadar her şey sıradan bir şekilde ilerlemişti . Dersler konu anlatımlarıyla geçip gitmişti . Şimdiyse sonunda beklenen an yani kimya dersi gelmişti . Tabi öğrenciler mükemmel bir bekleyiş ve heyecan içerisinde değillerdi . Aksilerine öğretmenleri bekleyiş ve heyecan içerisinde dersinin gelmesini bekliyordu . Nihayetinde de o ders sonunda gelmişti .

...

Herkes eşyalarını toplayarak üst kata çıktılar .En üst kat son sınıfların katıydı . Doyasıya son sınıf göreceklerdi . Kızlar yeni öğrenciler olan Sam ve Jordan'ı da arkalarına alarak kimya laboratuvarına doğru gittiler .

Birkaç son sınıf öğrencisi Sam ve Jordan'a bakıyordu . Bunların derdini anlamak zor olmasa gerek . Kendileri vampir ve bir kurt görür görmez kurtlardan tarafa bakınıyorlar . Sam ve Jordan onların yanından geçip gittikten sonra Jordan fısıldadı .

Jordan : Böyle karşılanacağımızı düşünmemiştim doğrusu .

Daha sonra kızları takip ederek laboratuvarın koridoruna girdiler . Laboratuvarın yakınlarında Agustin ve bir son sınıf öğrencisini beraber görmüşlerdi .

Sam : Duyabiliyor musun ne konuşuyorlar ?

Jordan : Pek değil ama iyi birer dost olduklarını sanmam .

Rebecca : Hey laboratuvar burada niye durdunuz ?

Sam : Jordan ve onun saçma soğuk esprileri böyle buz kesince olduğum yerde kalakaldım .

Jordan : Haha ne kadar da komik !

Rebecca gülerek : Hadi gidelim .

Daha sonra tüm sınıf laboratuvarda toplandı . Zil çalınca da kimya öğretmenleri gelmişti . Hemen de derse giriş yapmıştı .

Ufak bir konu anlatımı sonrasında sınıf listesini açtı ve ikişerli bir şekilde herkesi eşleştirmeye başladı . Deney yapma zamanıydı . Bakalım bu sefer laboratuvarı hangi ikili havaya uçuracaklardı .

Öğretmen sıra sıra ikili grupları açıklamaya başladı .

Öğretmen : Sam ile Rebecca , Lilith ile Dave , Jordan ile Jessica , ... Agustin ile Sage ve Emma ile de Jack .

Öğretmen herkesi eşleştirince herkes ders eşi ile yan yana oturmuş idi . Öğretmen neler yapmaları gerektiğini anlatmak amacıyla deneye ilk ders kendi yapmış herkes de onu dikkatlice dinleyip izlemişti . Teneffüs geçtikten sonra yine herkes aynı yerlerine oturmuşlar ve öğretmen gelince de deneyi yapmaya başlamışlardı . Öğretmen de deneyi yapabilmeleri için öğrencileri kendi hallerine bırakmıştı .

...

Sam / Rebecca

Sam : Eee kimyacıyla birkaç kez vakit geçiren sensin nasıl yapıyoruz şimdi ?

Rebecca : A ah her şeyden anlayan Sam kimyadan mı anlamıyor yoksa .

Sam : Anlıyorumdur ama ortalığı yakmak istemeyiz değil mi ?

Rebecca : Yani şuana kadar yakan olmadı ama tabi teşebbüsler var :D

Sam ve Rebecca gülüşürken öğretmen onları uyarmış ve deneye dönmüşlerdi .

Rebecca : Tamam öğretmen anlattı zaten .

Sam : Evet duydum .

Rebecca : E yapalım o zaman .

...

Jordan / Jessica

Jessica : Başlamak ister misin ?

Jordan : Olabilirdi tabi ben senin başlamanı istemeseydim .

Jessica : Pekalaa . Öyle olsun !

Jessica yapmaya başlamış ve daha sonra da Jordan olaya sonradan dahil olmuştu .

Jordan : Bak şimdi şunu da koyalım

Jessica : Kimyadan da anlıyormuşsun bir artı daha . Anlamadığın bir konu veya bir şey var mı acaba ?

Jordan : Bilmem yok galiba .

Jessica : Egolu .

Onlar böyle gülerlerken öğretmen yanlarına gelmiş ve bu yüzden susup deneye odaklanmışlardı .

...

Agustin / Sage

Sage : Kim başlıyor ?

Agustin : Sen başla .

Sage : Pekala .

Sage deneye başlamıştı .Agustin ise yanında öylece oturuyor arada da kıpraşıp duruyordu . Daha sonrasında deneye bakındı . Sage bir şey daha ekleyecekken elinden tutup engel oldu .

...

...

Agustin / Sage

Sage : Kim başlıyor ?

Agustin : Sen başla .

Sage : Pekala .

Sage deneye başlamıştı .Agustin ise yanında öylece oturuyor arada da kıpraşıp duruyordu . Daha sonrasında deneye bakındı . Sage bir şey daha ekleyecekken elinden tutup engel oldu .

...

Sage : Ne oldu ?

Agustin : Önce şunu koyalım .

Sage : Ah doğru o vardı .

Onlar böyle bakışırken öğretmen önlerinde durmuş ve konuşmuştu .

Öğretmen : Evet birbirinize bakmayla deney kendi başına olmuyor . Son malzemeyi de ekleyelim hadi .

Öğretmenin bunu demesi ardından ikisi de son malzemeye uzanmış Agustin de son malzemeyi Sage'ye bırakmıştı . Sage yavaşça malzemeyi koydu .

Öğretmen yanlarından ayrılıp sınıfın onu net bir şekilde görebileceği bir yere geçerek konuştu .

Öğretmen : Bu aynı kişiler haftaya bugüne bir ödev yapacak . En iyi deneyi bulup yapabilen ve tüm aşamalarını kağıda ve aklına yazan ikili sözlü sınavına girmiş gibi benden +20 puan alacak . Bol çalışmalar unutmayın süre bir haftacık .

Öğretmen bunu deyince zil de çalmıştı . Herkes toparlanıp laboratuvardan çıktı çünkü son ders bu dersti ve böylece gün de bitmişti .

...

En üst kattakiler de sınıflarından çıktığından üst kat bayağı karışıktı . Agustin Sage'nin yanına gidecekken Derek'i görmüştü . Onu yanına çağırıyordu . Sage'yi durdurdu ve ona aşağı da beklemesini istedi . Sage onaylayarak yoluna devam etti . Agustin de doğrudan Derek'in yanına gitti .

Agustin : Ne var yine ?

Derek : Yeni bir kız arkadaş ha !?

Agustin : Ne diyorsun ?

Derek : Biliyor mu bari ?

Agustin : Neyi ?

Derek : Bizleri , vampirleri ?

Agustin : Saçmalamayı kes . O da kız arkadaş değil . Ödev yapacağız .

Derek : Öyle olsun . Yakında görüşürüz zaten .

Agustin Derek'in yanından hızlıca uzaklaşıp okuldan çıkmış idi . Daha sonra karşısında Sage'yi gördü . Yanına gidip konuştu .

Agustin : Ne dersin ödeve hemen bugün başlayalım . Kafeye gidip bir şeyler yerken nasıl bir deney seçebileceğimizi düşünürüz . Sonraki günlerde birimizin evinde de iyice araştırıp deneyi yapmayı deneriz . Bunun için gerçek bir laboratuvar falan da kullanabiliriz . Nereyi havayı uçurman istemene bağlı .

Sage : Tamam tamam hadi gidelim .

Agustin ile Sage hemen yakın bir kafeye gittiler . Oturur oturmaz da garson yanlarına gelmişti . Birkaç şey sipariş ettikten sonra ikisi de telefonlarını çıkardı .

Araştırmaya çoktan başlamışlardı . Daha sonra kısa bir süre içerisinde siparişleri gelmişti . Agustin siparişlerin geldiğini görünce telefonu bırakmıştı . Sage hala telefonla uğraşırken ona seslendi .

Agustin : Hey siparişler geldi bir mola verebiliriz .

Sage masaya bakındıktan sonra telefonu bıraktı ve yemeye koyuldu . Agustin de onunla sohbet etmeye çalışıyordu fırsat buldukça .

Agustin : Yakartopu iyi oynuyormuşsun gerçekten .

Sage : Evet o yüzden de güzelce kaybettik .

Agustin : Çocuğun şansı varmış diyelim yoksa zekana hayran kaldım hemen çözdün taktiğini .

Sage : Peki ya sen nerelerde idin , öğretmen seni derse almadı .

Agustin : Ah şu mesele . Bir bankta oturuyordum benim için iyi oldu . Kılımı bile kıpırdatmadan bir ders geçirdim .

Sage : O yumruk neydi ?

Agustin : Ne olsun öylesine .

Sage : Canın isteyince falan boks torbası yerine insan mı dövüyorsun ?

Agustin : İyiymiş ama hayır .

Sage : O zaman problem ne ?

Agustin : Bu merak da ne böyle ?

Sage : Konuyu sen açtın ve ayrıca öylesine bir soruydu .

Agustin : Pekala . İnadına topları oraya buraya vurup beni sinir etti .

Sage : Sanırım final maçı falandı .

Agustin : Ah boş ver .Hadi devam edelim .Bulmuş muydun bir şeyler ?

Sage : Yani birkaç tane var .

Agustin : İşaretle ben de işaretliyorum . Sana göndereyim . Teker teker elersin . Sona kalanı da yaparız .

Sage : Sen de seçebilirsin .

Agustin : Zevkine inanıyorum .

Sage : Peki .

Agustin tüm işaretlediklerini Sage'ye gösterdi . En sonunda Sage bir tane deneyi seçmiş idi . Agustin ile hem fikir de olmuşlardı . Biraz oturup deneyi izlediler . İyiye benziyordu . Bunu yapacaklardı . Toparlandılar ve Agustin de hesabı ödemeye gitti .

Geri gelince Sage masadan kalktı . Hava kararmaya başlamış , akşam oluyordu . Bu sırada onları bir vampir izlemekteydi . Derek tarafından gönderilen .

Agustin bunu fark edince Sage'yi hızlıca oradan uzaklaştırmıştı . Sonra da birlikte Sage'nin evine gitmişlerdi . Yolu tabi ki Sage tarif etti .Vardıklarında Sage indi ve Agustin'e bıraktığı için teşekkür ettikten sonra evden içeri girdi . Kızlar ise salonda idi . Kapının açıldığını ve araba sesini duyunca hızla kapıda bitmişlerdi .

Rebecca : Evet neler oluyor ?

Sage : Ne işiniz var burada ?

Jessica : Eee merak ?

Rebecca : Napıyordunuz ?

Sae : Ödev Rebecca ödev ne olacak . Ee niye buradasınız . Yoksa en iyi arkadaşınıza yemek mi yapacaktınız boşuna uğraşmayın gelmeden bir şeyler atıştırmıştım .

Rebecca : Bak ya yedim diyor .

Jessica : Gel gel içeri gel de dinlen biraz .

Kızlar salona geçip oturdular . Daha sonra hepsi de önlerine çıkan filme dalmışlardı . Filmi izlerken Sage'nin ailesi de eve gelmişlerdi bile .

Melissa (Sage'nin Annesi) : Sage biz geldik .

Sage ailesinin geldiğini duyunca koltuktan kalkıp kapının önüne gitti .

Sage : Merhaba !

Melissa içeri geçerek eşyalarını dolaba yerleştirdi ve daha sonrasında da salondaki Rebecca ile Jessica'yı gördü .

Melissa : Kızlar ! Merhaba .

Rebecca : Merhaba .

Melissa banyoya giderek elleri ile yüzünü yıkadı . Daha sonrasında da salona geçti .

Melissa : Ee kızlar yemeğe kalıyor musunuz ne istersiniz ?

Sage : Evet evet kalmalılar hatta sana yardım edebiliriz .

Rebecca : A mutfağı birbirine katmak diyorsun .

Jessica : Kesinlikle onu kast etmiyor .

Melissa : Pekala o zaman marş marş mutfağa .

Melissa ve kızlar akşam yemeği hazırlamaya koyuldular . Sage'nin babası ise çoktan kendi odasına çekilmişti bile .

Kısa süre içinde akşama fırında tavuk , karışık sebze salatası ve çorba yapınca akşam yemekleri hazır idi .

Rebecca ile Jessica birbirleriyle fısıldaşarak masayı kurarlarken Sage ve annesi Melissa da içecekleri hazırlıyordu .

Rebecca : Sence sadece bir ödev mi yoksa çaktırmadan buluşmuş mu sayılıyorlar ?

Jessica : Ah kes şunu !

Rebecca : Bence güzel kız kim niye ondan hoşlanmasın ki ?

Jessica : Her neyse bunu zaman gösterir değil mi Rebecca . Medyumluk taslamanın sırası değil . Hadi masayı bir an önce kuralım çünkü açlıktan ölmek üzereyim .

Rebecca : Ah tabi filme dalınca zaman çabucak geçiverdi ama önce ailelerimize mesaj çekmeliyiz .

Jessica : Haklısın eve varmışlardır .

Rebecca ve Jessica tabaklarla kaşık çatalları ellerinden bırakarak telefonlara sarıldılar ve annelerine mesaj attılar . Daha sonra da masayı kurmaya devam ettiler .

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.