Bugün böyle geçmişti . Derslerin öğretmeni birkaç ödev vermiş onun dışında boş bir gün olmuştu . Yarın beden dersi vardı . Kızlar okuldan çıkıp servise bindiler ve servisin bıraktığı yerden de doğruca evlerine yürüdüler . Ödevlerini yaptıktan sonra beden de giymek için akşamdan kıyafet ayarlayacaklardı .
Kızlar eve barınca biraz dinlendi ve akşam yemeği yediler . Daha sonrasında da ödev yapmaya kendi odalarına girdiler . Ödevleri bitince de sırada beden için üst baş seçmek vardı . Tüm akşamlarını buna harcamışlardı ve nihayetinde hepsi kendileri için birer elbise seçebilmişti .
Gece olduğunda üçü de erkenden yatmıştı . Yarın büyük gündü . Çünkü beden dersi vardı . Beden dersini herkes severdi . Birkaç formsuz ve hızlı yorulanlar , spordan bezenler dışında tabi :D
...
Sabah olmuştu . Sage uyanmış ve hızla elini yüzünü yıkayarak dişlerini fırçalamıştı . Daha sonra spor eşyalarını çantasına koydu . Masanın üzerindeki ödevlerini de çantanın bir köşesine yerleştirdikten sonra odasından çıktı ve aşağı kata indi . Annesinin hazırlamış odluğu kahvaltıdan yedikten sonra üstünü değiştirmeye odasına gitti .
Üstünü giydikten sonra çantasını da kaparak odasından çıktı ve evden de çıktı . Tam evden çıktığında Rebecca da evden çıkıyordu . Rebecca ile buluştular ve Jessica'yı beklemeye koyuldular . Jessica da gelince nihayet grup tamamdı . Üç kız da doğruca okul otobüsünün kalktığı ana yola doğru yürümeye koyuldular . Otobüsün gelmesini biraz bekledikten sonra otobüs nihayet gelmiş ve duraktaki tüm yolcuları almıştı . Kızlar da otobüse binerek boş yerlere oturdular .
Beden dersi 3 ve 4. ders idi . İlk ders ise Tarih idi . Her zaman denen ilk dersler sözel ve sıkıcı olurdu ki ?
...
Tarih dersi sıkıcı geçmekteydi . Öğretmen günün konusunu iki derse bölerek anlattı . Anlatacağı konular bitince de dersin sonunda doğru tüm öğrencileri serbest (kendi haline) bıraktı .
Kısa bir süre sonra nihayet teneffüs zili çalmış ve o beden dersi gelmiş idi . Tarihten sonra gelen beden dersi ilaç gibi olacaktı .
Herkes kalkıp eşofmanlarını giymek için giyinme odalarına gittiler . Kısa bir giyinme sonrası ders zili çalmıştı ve beden dersi başlamak üzereydi . Tüm giyinenler dışarı çıktı . Beden öğretmenleri onları bahçede bekliyordu . Öğrencileri görünce elleriyle basketbol sahasını işaret etti ve önden önden sahaya doğru yürüdü . Demek ders basketbol sahasında başlayacaktı .
Herkes basket sahasında toplanınca beden öğretmeni derse başladı .
İlk olarak her zamanki gibi ısınmak adına koşturmuş ve daha sonrasında da ufak tefek egzersizler yaptırmıştı . Bedende ki asıl önemli olan aktiviteler şimdi başlıyordu . Tabi bir sürü seçenek vardı . Yakar top , futbol , basketbol , voleybol , yarışma , ve dahası ...
Bu 2 saatlik beden dersinde peki öğretmen ne yaptıracaktı ??
Öğretmen ilk ders için futbolu seçmişti . Erkeklerin oynaması içindi tabi ki de ! İki takım kaptanı belirleyecek ve kaptanlar kendi takımını seçecekti . Birinci kaptan olarak Zack , ikinci kaptan olarak da Agustin'i seçmişti . Agustin kim derseniz eğer bu kişi hakkında bir çok şey var geçmişten . İlk olarak denebilecek şey tabi ki de vampir oluşu ve bu yüzden üstün becerilere sahip oluşu . Herkes de onu futbolda bir numara sanıyor aynı zamanda basketbol , voleybol ve yakar topta da olduğu gibi . Kısacası Agustin'in kaptan olarak seçilme nedeni oydu . Bu şehirde bayağıdır bulunmakta ve neredeyse her yeri avucunun içi gibi bilmekte . İşte bu kadar bilgi yeter çünkü az daha açıklama gelirse Agustin hakkında kesinlikle futbol maçı kaçacak !
Agustin ne Sam'i ne de Jordan'ı takımına almıştı . Sebebi de belliydi kurt olmaları . Tek sorun Jordan'ın Agustin'in takımına son anda düşmesiydi . Zack Sam'i kendi isteği ile takımına alırken aynı şekilde de Jordan'ı kendi isteyerek takımına almamaış ve onu Agustin'e bırakmıştı . Acaba Jordan ile Agustin kavgaya girmeden bu beden dersini tamamlayabilecekler miydi çünkü hiç öyle olacağa benzemiyordu . Şansları yaver gitsin diyelim !..
...
Nihayet takımlar da belirlenince maç başladı . Bu süre zarfında kızlar 6V6 voleybol maçı yapıyorlardı . Birkaç kişi takımların yedeği olduğundan orada burada öylece dolaşıyorlardı . Değişimli oynadıklarından oynamak isteyen herkes oynayabiliyordu . Sıra nihayet Rebecca ve Sage'ye gelmişti .onlar aynı takımda olmuş idi . Jessica ise oynamak yerine bir banka oturmuş futbol maçına bakmaktaydı . Orada iyi bir çekişte olduğu aşikardı . Sage ile Rebecca biraz oynadıktan sonra yorulup oyundan çıkmışlar ve bir daha oynamayacaklarını söyleyerek Jessica'nın yanına gitmişlerdi .
Rebecca : Eee nasıl gidiyor ?
Jessica : Nasıl gitsin her zamanki gibi .
Sage : Maçı soruyoruz Jess :D
Jessica : Ben de maçı söylüyorum Sage . Her zamanki gibi ünlü futbolcu ve takımı önde . Gerçi arada Agustin'in goller biraz sapıtıyor .
Sage : Derken ?
Jessica : Takımdan memnun değil gibi .
Rebecca : Acaba takıma istemediği biri yüzünden mi sorun şu ki niye bu kadar üzerinde durmuş olabilir çok saçma değil mi ?
Jessica : Evet . Sanki çok kötü oynuyor bakın o da müthiş .
Sage : Ya yaa aynen Sam gibi değil mi :D (Rebecca'yı dürtüp)
Rebecca : Evet ikisi de iyi . Agustin ise idare eder yani pek iyi olmasa da :D
Sage : Futboldan anlamadığınız aşikar hadi gidin bir de basketbol deneyin .
Rebecca : Senin anlamadığın gibi mi demeli :D
Sage : Ah her neyse .
Jessica : Dur dur dur bir saniyee .
Rebecca : Ne oldu Jess ?
Jessica : Kavga çıktı . Jordan ile Agustin kavga ediyor .
Sage : Nasıl sebepsizce mi ?
Rebecca : Acaba bunlar eski arkadaş falan mı ?
Jessica : Gidip baksak mı ?
Sage : Bize ne acaba ? Hayır sevgiliniz olsa tamam hadi .
Sage Bunu demişti demesine ama dinleyen mi vardı . Rebecca il
e Jessica çoktan gitmişlerdi bile .
Sage : Ah kime diyorum ki !?
...
Sage bunu diyerek arkalarından koşmuştu . Futbol sahasında beden öğretmeni Jordan ile Agustin'i ayırmaya çalışıyorlardı . Peki ya kavganın sebebi neydi ?
Aslında pek bir sebep varmış gibi durmuyordu zaten gerçek bir kavga gibi de olmamıştı . Bir taraf vurmuş ama diğer taraf vuramadan herkes onları ayırmıştı . İkili hala birbirlerine saldırmaya çalışırken de beden öğretmenleri gelip ikisini de ayırmıştı .
Tabi ki yumruğu vuran bir vampirdi .
Bu beden dersinin ilk saati ufak bir olayla bitivermişti . Kızlar kantine gitmiş Jordan ile Sam de onlarla gitmişti . Jordan'ı revire götürmek istemişlerdi ama Jordan kabul etmemişti bu yüzden kantinden buz koyacaklardı . Herkes bir masa etrafına oturdu . Jessica bir buz getirip Jordan'a verdi . Jordan da yarasına öylesine bir koydu .
Rebecca : Bu da neydi böyle ?
Jessica : Evet neden kavga ediyorsunuz alt tarafı oyun .
Jordan : Arkadaşın sinir krizi ve sinir kontolsüzü olması benim suçum değil maalesef .
Sage : Bildiğimiz ilk kavgası olması dışında sorun yok tabi :D
Jordan : Bana özel mi diyorsun , yanlış mı anladım ?
Sage : Ağzımdan öyle bir şey çıkmadı ama tabi senin ne anladığına bağlı .
Sam : Anlayacağın sinir krizi geçirtecek birisin , çocuk ne yapsın diyor .
Sage : Hayır demedim .
Sam : Dedin .
Sage : Demedim .
Sam : İma ettin .
Sage : Belki sadece ilk cümlesi .
Jessica : Gerçekten ne oldu orada ?
Jordan : Yani aslında biraz oyunu sabote etmiş olabilirim :D
Rebecca : Yumruğu hak etmişsin diyelim o zaman .
Jessica : Sadece oyundu .
Rebecca : Demek ki başkalarına göre final maçıymış .
Herkes gülerken kısa bir süre sonra da zil çalmıştı ve böylelikle bedenin ikinci dersi de başlamıştı .
Agustin ikinci beden dersinde yoktu ve Jordan da katılmayacaktı . Beden öğretmenin isteği bu yönde idi . Şimdiyse yine beden öğretmeninin isteği üzerin bir oyun oynayacaklardı . Yakar top ! Haydi hep birlikte ne kadar yaktığını görelim :D
Beden öğretmeni sınıfı ikiye böldü ve bir kişi fazla çıktı . Tam o kişiyi oyundan atacakken Jordan araya girmiş ve oynamak istemişti . Beden öğretmeni derse girmemesi için ısrar etse de nihayetinde Jordan oyuna katılmıştı . Şimdi yakar top başlıyordu . Sam Jordan ve jessica aynı takım olmuş Sage ile Rebecca da aynı takım idi . Yani diğerleriyle rakiplerdi bakalım hangileri kazanacaktı bu oyunu .
İlk ortaya geçen Sage ve Rebecca'nın içinde olduğu takım olmuştu . Agustin de uzakta oturmuş sınıfı izliyordu .
Öğretmenin komutu ile yakar top başladı . Her iki vuruşun birinde bir kişi eleniyordu . Sam Rebecca'yı hiç vurmaz iken Jessica ikisini de sona bırakmayı düşünüyordu . Jordan'ın atışları da karışıktı . Bir öyle bir böyle . Nihayetinde ortada sadece Sage ile Rebecca kalmıştı . Top da Sam'e geçmişti . Sam'in kime atacağı belliydi . Jessica da onu tasvirlemişti . Sage'yi tanıyordu belki saydırabilirdi ama Rebecca maalesef öyle değildi elbette açık verir ve hemen vurulup elenirdi .
Jessica bunu söylemiş ama Rebecca da boş durmamıştı . Sage'ye dönüp kurnazca sırıttı . Ne yapacaktı yine acaba . Sam tam topu atınca Sage birkaç adım gerilemiş Rebecca da topun önüne atlamış vurulmuştu . Sage'in saldırması için de yol açılmıştı .
Sam ve Jordan tip tip ve şaşırmışça bakarken olayı izleyen arkadaki Agustin de gülüyordu . Tabi sevmişti Rebecca'nın bu hareketiyle gelen kurtların şaşkınca kalakalışını .
Şimdi saydırma vardı . Öğretmen 10 - 12 arasında giderken en sonunda oyuncuları da ele alarak on ikiden ona indirmişti saydırmayı .
...
Sam'in atışı ile saydırma başlamıştı . Sage ortada tek olduğundan ve saydırdığından kenardan birkaç kişi kalmıştı . 4 kişi Sage'yi vurmaya çalışacaktı ve bunlar da Lilith , Jessica , Sam ve Jordan olmuştu .
Sam'in topu ıska geçti ve top Samden gelen top Jordan'a geçmiş ve Jordan da ıskalamıştı . Şimdi Jessica'ya sıra geçmişti .
Jessica da topu attı ama top yine ıska geçmiş idi . Jessicadan sonra top Lilith'e geçti . Lilith de Sage'yi ıskalayınca Sage dört kere saydırmış olmuştu . Kalan 6 !
5. saydırmasını Lilith 6. saydırmasını Jessicadan ve 7. saydırmasını da Jordandan yapmıştı . Şimdi 8. saydırması ve ona top atacak Sam vardı . Geriye son üç saydırma kalmıştı .
Sam Sage'nin gidiş yoluna doğru topuca hızlı ve hafif sert bir şekilde attı . Sage topu göremeyince maalesef ki 8. saydırmasında vurulmuş ve diğer takım kazanıp 1 - 0 öne geçmişti . Üstüne bir de Sage topun bacaklarına dolanışıyla düşmüştü . Kalkarken diğer takım öne geçişini kutlamaktaydı .
...
Şimdi ortaya geçme sırası Jessica ve takım arkadaşlarıydı .İkinci el düdükle başlamıştı . Şimdi kenardakiler ortaya geçmiş idi . Sam ve Jordan her seferinde toptan çok iyi kaçıyorlardı . Jessica da onlardan iyi olmasa da az çok kaçabiliyordu toptan ama bunun şans mı yoksa iyi oynamasından kaynaklı mı olduğu belli değildi .
Kenardaki bir erkeğe sıra gelince o hemencecik Jessica'yı kendine hedef seçti ve topu ondan tarafa doğru attı . Top tam Jessica'ya gelecek iken olaya Jordan müdahale ederek Jessica'yı topun önünden çekip kurtarmıştı . Top da doğrudan Lilith'e isabet etmiş böylece de Lilith oyundan çıkmış idi .
Jessica Jordan'a öylece bakarken oyun da devam etmekteydi . Nihayetinde Jessica da sonradan sonraya oyuna odaklandı .
Kısa oynanışlar sonucu en sonunda ortada Sam ve Jordan kalmış idi . Jessica'yı vuran Rebecca olmuştu . Şimdi ise top Sage'de idi .
Aklında ise Sam'i eleyerek Jordan'ı saydırmalara bırakma fikri vardı . Sage topu Sam'in ayaklarına doğru attı ama Sam toptan tabi ki de kolayca zıplayarak kaçtı . Sage'nin attığı topu da Rebecca tuttu . Hızlıca Sam'e doğru topunu fırlattı . Sam topu beklemiyormuş gibi görünüyordu ama tabi ki de Jordanla yapmış oldukları bir oyun idi . Aynı Sage ve Rebecca'nın yaptığı gibi . Sam topun gelişini görmeden topun önünde beklerken topun önüne Jordan atladı ve vuruldu . Sam de böylelikle saydırmaya kalmıştı . Öğretmenin deyişin
e göre de saydırma 12 olarak belirlendi .
Bakalım tekrar kazanıp 2 - 0 yapabilecekler miydi ?
...

