İçeriğe geç

Return Of Souls

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Return Of Souls

Bölüm 2

Kabuslar

...

Sesler sanki buzdağının arkasından geliyor gibiydi , boğuk ve bir o kadar da soğuk !.. Ne dedikleri bile anlaşılmıyordu zaten !

Önümdeki buzdağına şaşkın gözlerle bakarken rüzgar daha da şiddetlendi , kar tekrardan başladı . Şiddetli kar fırtınası başlarken etraftaki sesler daha da yoğunlaştı . Gözlerimi yumdum , gözlerimi sımsıkı yumdum ve kulaklarımı ellerimle kapattım ama hiçbir etkisi olmamıştı . Başım çatlayacak gibiydi , kulaklarımın çınlaması beynime kadar ulaşıyordu . Gözlerim de cayır cayır yanmaya başlarken bedenimin soğuk karla buluştuğunu hissettim , bacaklarım bedenimi taşıyamaz hale gelmiş ve oracıkta yığılmıştım .

Tüm vücudum titriyor ve hiçbir şeye anlam veremiyordum . Neredeydim ve ne oluyordu !? Hiç bir şey bilmiyordum . Gözlerimi açmaya çalıştıkça etrafta sesdaha da artıyor bedenimi daha da rahatsız ediyordu . En sonunda direnmeyi kesmiştim , daha fazla dayanamıyordum tüm bu enerji akışına izin verdim .

Etrafımda toparlanan bütün rüzgar kulaklarımı , başımı , gözlerimi , solunum sistemimi ve bacaklarımı rahatsız etmeyi bırakmış ve bir anda ortalıktan kaybolmuştu . Derin bir nefes çektiğimde tüm sesler kayboldu ve gözlerim kendini kasmayı bıraktı .

Gözlerimi yavaş yavaş açtığımda karın azaldığını , fırtınanın kesildiğini ve bir adamın karda bıraktığı ayak izlerini ve yumuşak karın sesini kulaklarımda işitip gözlerimle gördüm . Sadece ayaklarını görebildiğim bu adam önüme kadar gelerek hareketsizce durdu . Sadece önümde durmuş beni izliyordu .

Bedenimi karın üstünden kaldırmaya çalıştıkça bedenime daha da fazla ağırlık çöküyor iyice kara gömülüyordum .

Adam önümde çömelerek elini üstümde gezdirdi . Hiçbir şey hissetmedim , sadece elleriyle gezintiye çıkmıştı bedenimde . Rüzgar eserken anladım ki sadece ellerini üzerimde bedenime dokunmadan hissetmeye çalışıyordu . Adam ellerini çekerek gözlerimin önüne gelerek eğildi . Yüzünü halen göremiyordum ama elleri gayet görünürdü . Elindeki mavi ışık gözlerime vururken kalbim hızlanmış ve etrafı mavi ışıklar kaplamıştı . İçimde hissini bilmediğim kıpırtılar oluştu , hiç tanıdık olmadığım ve ne olduğunu hiç anlamadım . Sanki yeni bir enerjiydi , yeniden doğuyor gibiydim .

Kalbime bıçak saplanmış gibi bir acı anında saplanınca gözlerim ardına kadar açıldı . Etrafta ne adamdan ne de o mavi ışığından , etraftaki karlardan ya da buzdağından hiçbirinden iz yoktu . Sadece her yer karanlıktı ve tek ışık kaynağı pencereden vuran bir gökyüzüydü .

Rüya mı görmüştüm ? Neredeyse gerçek olduğuna emin olduğum bir rüyaydı bu . Gerçekten oradaydım , gerçekten canım yanmıştı emindim gerçekti , rüya olsa bu kadar canım yanar mıydı , rüyada hisler çalışıyor muydu ?

Şuan dışarıda kar yağmadığına ve şehrin ortasında olduğuma göre gördüklerim sadece rüyadan ibaretti , kabus bile denebilecek kadar ardında kötü bir acı , korkunç bir hissiyat bırakan saçma bir kabus !

O sırada kulağımda sesler yankılanmaya başladı . '' He rşey gerçek ! ''

İç sesim mi konuşuyordu , gerçekten birisini duymuş muydum ? Neler olduğunu anlamlandırmaya çalışırken bir anda karanlıkların içinden yüzünü göremediğim adam tekrardan karşıma çıktı . Dumanlar onu var etmiş gibiydi . Az önce orada yokken bir anda karşıma çıkması ve yüzünün silik olması tüm içimde paylamayı bekleyen enerjiyi dışarı çıkardı . Korkularım güç buldu , çığlığımla açığa çıktı .

Etraf sallanırken ve içimden masmavi bir enerji çıkarken korkudan ve acıdan çığlığım iki katına çıkarken adam tekrardan duman olup kayboldu . Ben de ne olduğunu bile anlayamadan tekrardan uyandım !

Neler oluyordu böyle ! Bugün doğum günüm iken gecesinde art arda hiç uyanamadığım kabuslar silsilesindeydim !

Gözlerimi hızlıca açarak etrafa baktım . Güneş ufuktan gözüküyordu . Hemen uyanık olup olmadığımı kontrol ettim . Dergideki yazıları okumaya çalışıp kendime çimdik attım . Uyanıktım ...

Saate bakmak için başımı çevirdiğimde komodindeki mavi taşı fark ettim . Altın bir zincirin ucunda takılı mavi bir taş .

Hemencecik elimi uzattım . Bu sırada taş bir anda parladı ve etraf yine mavi ışıklarla doldu . Hayır yine mi rüyaydı !? Taş hızlıca hareketlenip bir anda parçalandı . Zinciri yere düşerken taştan açığa çıkan tüm enerji kalbimden içeri süzülmüştü . Mavi taşlı kolyeden kala kala sadece pirinç tanesi kadar küçük bir taş parçası kalmıştı . Kolye boynumda yerini kendiliğinden alırken bende nefes nefese terli bir şekilde uyandım .

Gözlerimi çar açmaz ailemi yanı başımda bulmuştum . Hızlıca doğrularak anneme sarıldım . Onlarda aynı şekilde bana karşılık vermişlerdi . Babam elindeki telefonu bırakarak yatağın yanı başına oturmuş ve arkamdan sımsıkı sarılmıştı .

'' Hiç uyanmayacaksın sandık ! Sayıklayıp duruyordun . ''

'' Bende ... Bende hiç uyanamayacağım sandım . Uyanığım değil mi , uyanığım ? ''

'' Uyanıksın bir tanem uyanıksın . ''

Annem alnımdan öperek tekrardan sarıldı . Daha da sıkı sarılmıştım bu sefer . Etrafa baktığımda çoktan sabah olduğunu ama dışarıda feci bir şekilde kar yağdığını gördüm . Kışın başlangıcı 1 Aralıkta doğmuştum ve tam doğum saatimde kar yağışı ile kış bu yıl da Londra'da tekrardan başlamıştı .

Korka korka yataktan kalktım ve aynanın karşısına geçtim . Bu sefer uyanıktım ve öğrendiğim bir şey varsa aydınlık varken karanlığın hükmü kaybolur . Kabuslar artık karanlıkta kalmıştı ...

Artık 16 yaşındaydım . Kabus bir şekilde gelen 16 yaşın acaba bana ne gibi bir getirisi olacaktı . Hayatımı aynı film izler gibi bir köşede izleyip görecektim !..

Aynada kendime baktığımda boynumdaki küçük taş parladı . Elim anında taşa gitmişti . Bu da mı bir rüyaydı !?

Hızlıca annemlere döndüm . Şaşkınca bana bakıyorlardı .

'' Ne oldu kızım ? ''

'' Ben ... ''

Hala rüyada mıydım ? Ne oluyordu bana , bu kolye de nereden gelmişti yoksa rüya sandığım her şey gerçek miydi ? O zaman neden sürekli kabustan uyanır gibi yatağımda uyanıp duruyordum !?

Kolyeyi çıkarmaya çalıştım ama hiçbir şekilde çıkaramamıştım .Bir şey engel oluyordu klipsini bile açamamıştım .

Annemlere döndüğümde onlar kendi arasında bakışıyordu . Daha sonra babam ayaklanarak gülümsedi .

'' Krepler ocakta kaldı ben kahvaltıyla ilgileneyim sizde gelirsiniz . ''

Babam odadan çıkınca annemle odamda baş başa kaldık . Bunların rüya olmadığına artık adım kadar emindim ama ne olup bittiğini halen anlayamamıştım . Bu zaman geçmesine rağmen yine yatakta uyanmadıysam rüyada değil gerçek dünyadaydım .

Bugün okul da vardı . Kahvaltımı yaptıktan sonra hazırlanıp okula gitmeliydim ama bu yağış böyle devam ederse okullar tatil de olabilirdi . Aynada bakışmam bitince anneme döndüm .

'' Hadi sende git iyiyim ben hemen giyinip geleceğim . ''

Annem yatağımdan kalkarak yanıma geldi . Sonrasında da gülümseyerek alnımdan öptü ve odadan kapıyı da arkasından kapatarak çıktı . Artık odada yalnızdım .

Gerçekten rüyada ya da gerçekte olup olmadığımı anlayamadığım bu durum beni fazlasıyla rahatsız etmişti , uyumaktan korkuyordum . Sanırım birkaç gün boyunca sabahlayacaktım ...

Dolabımı açtığımda üstüme kar yığını düştü. Dolapta karın ne işi vardı böyle !? Tekrar mı oluyordu!? Ne yapmam gerekiyordu . Neyi anlamam gerekiyordu !?

Karın altında kalırken tüm odam buzla kaplanıverdi . Etraf buz kesmiş ama üşümüyordum . Karları üstümden silkerek attım ve ayaklandım . Tam odamın ortasında bir buz kristal belirmişti . Öylece olduğu yerde duruyor ve dönüp duruyor , hareket ediyordu .

Neyi çözmem gerekiyordu , nasıl kurtulacaktım bu rüya silsilesinden !?

Elimle kristali hızlıca kavradım . Etrafım tekrar mavi ışıklarla aydınlanmıştı . Gözlerimi açamazken her şeyi hissetmiştim . Kristaldeki enerji tümüyle içime işledi . Bu sefer canım yanmamıştı .

Kristal yavaş yavaş solarken içimdeki anlatamadığım o his daha da büyüyordu .

Buzdağı , kar fırtınası , mavi ışık , mavi taş , buz kristali , doğum günüm , kışın başlangıcı ...

Bu tamamen doğaüstü bir şeydi ! Ve bana oluyordu tam da doğum günümde !

Anlaşılan buz beni seçmişti ! Kışın doğan ve kışı seven bir kız için bu kader kaçınılmazdı elbette !..

Ama niçin seçmişti ve bana ne bahşetmişti orası benim bilinmeze olan yolculuğum olacaktı . Çünkü hakkında hiçbir bilgim yoktu !..

Gözlerimi tekrardan açtığımda odamın tam ortasındaydım , pijamalarımla ...

Bunların hiçbiri rüya değildi hepsi halüsinasyon , bir illüzyondan ibaretti . Ama gerçekti ! Annemin aşağıdan bağırmasıyla kendime gelmiştim . Hızlıca üstümü değiştirip merdivenleri hızlıca inerek mutfağa geçtim . Babamın krepleri aşırı inanılmazdı .

Buzun ta kendisi içimdeydi , kışı başlatmıştım peki ya diğer üç mevsim onlar gücünü kimlere bahşetmişti !?

Bölüm sonu

5 yorum