Günlerdir bu kokuşmuş odada on tane birbirini yiyebilecek kapasitedeki kadınlarla birlikte asıl savaşın başlamasını bekliyordum. Gerçi bir tanesi etkisiz eleman olarak takılıyordu. Ölmüş olma ihtimalini düşünüp bir kaç kez kontrol etsem de sadece kış uykusunda gibi uyuyordu. İlk toplandığımızda otuz kişiydik ve o zamanlar sözlü mülakat için gidenler bir daha geri gelmiyor kalanlar da umursamıyordu.
Sonunda minik ayı uyandığında yanında oturan ve geldiğinden beri herkesi tehdit eder şekilde bakan kadın onunla konuştu. Uzak olduğu için ne dediklerini anlamasam da uyuyan kadın duyduğu şeyle şaşırıp bakışlarını boşluğa düşürdü.
“Gerçekten rakibim bu kadın mı? Daha iyilerini görmüştüm.”
Mırıltımı bir kaç kişi duymuş olacak ki bana garip garip bakmaya başladılar. Omuz silkip ayaklandığım sırada içeri iki tane özel zırh giymiş görevliler girdi.
“Birazdan sizleri hazırlıklar için teker teker alacağız erkekleri de sizden sonra . Araziye girdiğiniz anda kim olduğunuzu unutun ve hayatta kalın, hayatta kalan yoluna bizimle devam edecek. Teker teker gelin!”
Sıraya geçtiğimde önümde uyuyan kadın ve onun önünde de uyandığı gibi onunla konuşan sarışın duruyordu. Sarışın kadın birden arkasını dönüp sinsice sırıtarak. “ilk seni öldüreceğim torpilli!” der demez direkt önüne döndüğünde önümdeki kadın sinirli bir nefes verip mırıldandı.
“Onu sahada görürüz çıyan!”
Galiba sandığım kadar kolay lokma değilsin ha uyuyan ayıcık.
Hazırlık odasına girdiğinde hızlıca verilen kıyafetleri giyip haritaya göz attım. Arazinin kuzey kısmı ağaçlıktı muhtemelen zekası olan her insan orada saklanarak avlanmayı tercih ederdi o zaman tam tersi yönde duran sazlıklara yerleşip ormanlık alanı izlesem iyi olur.
İki tane M1911A1 alıp bacaklarımdaki kılıflara yerleştirdim. Son olarak Barrett.50cal alıp haritayı göğsüme soktum ve kapıya vurup açmalarını bekledim.
Kapıyı açtıklarında hepimizi aynı anda sahaya soktuklarını gördüm konumlanmak için beş dakikamızın olduğunu duyduğumda seri adımlarla sazlıklara ilerledim ve başlamak için verilecek anonsu beklemeye başladım.
🔪
Başlama emri geleli bir saatten fazla olmuştu ama kimseden ses çıkmıyordu. Sıkıntıyla nefeslendiğimde bir el silah sesi duydum. Barrett.50cal silahımın dürbününden alanı incelediğimde uyuyan ayıya onu öldüreceğini söyleyen sarışını yerde anlından vurulmuş hâlde gördüğümde sırıttım.
Patlayan silah sesiyle açık alana çıkan dört kişi birbirleriyle kapışmaya başladığında sırıtıp silahımı ayarladım ve hepsini tek tek indirdim.
“Galibiyet için küçük bir bedel kusura bakmayın gençler.”
Benden sonra gelen beş patlama sesi daha duyulduğunda biraz daha bekledim. Ne de olsa uzmanlık alanım nişancılıktı öylece bırakıp gidemezdim bu bebeği.
Dakikalar saatleri, saatler de kurşunları kovaladı uzun aralıklarla patlayan silahlardan sonra tüfeği suya atıp arazide dolaşarak avlanmaya karar verdim. Arazide kontrollü adımlarla ilerlerken ıslık sesiyle durakladım. Hangi salak burada ıslık çalardı ki?
Bulunduğum yerden ıslık sesini takip ederek ilerlemeye başladım. Geniş gövdeli bir ağacı bulup sırtımı oraya verdim ve ıslık çalan salağı izlemeye başladım. Uyuyan ayıcık?
Gerçekten kolay lokma mısın yoksa bir oyunbaz mı emin olamıyorum ayıcık.
Silahlarını tek tek yere bırakıp en sonunda oturdu ve bağırarak konuşmaya başladı.
“Bakar mısınız ben cidden sıkıldım!”
Ne? Kafası iyi mi bunun. Yere tamamen uzandıktan bir kaç dakika sonra ayıcığın sol tarafından ona doğru gelen ve aynı öküz gibi koşan adamı görmemle bende yerimden çıkıp oraya ilerlemeye başladım. Adam duraksadığında silahlarımın emniyetini açıp hazır hâlde ilerlemeye devam ettim.
“Madem sıkıldın öldürelim seni nasıl fikir?” Adam sırıtarak silahıyla oynuyor bir yandan da ayıcığın yanına ilerliyordu.
“Yok ya bugün hiç ölünecek hava değil biliyor musun yani en azından benim için.”
Dayanamayarak boğazımı temizleyerek konuştum yoksa salak pisi pisine ölecek gibi duruyordu. “Tatlım sen evden çıkıp iş yerine başka yere mi geldin bu nasıl bir kafa?”
“Ama siz de fazla kasıntı dolanıyorsunuz üzülüyorum biraz azcık rahat olsanıza ya ben silahsızım ama siz silahlarınızı sıkmaktan uyuşan ellerle her an öldürmeye hazır duruyorsunuz.”
Bu kadın asla kolay lokma değildi ama amacını hâlâ anlamadığım için yapacağı şeyi merak ediyor ve sabırla gelmek bilmeyen hamlesini bekliyordum tabi öyle bir hamle varsa.
“Buraya ne için geldik sence? Güneşlenmeye olmadığı kesin.”
Cümlemi tamamlamamla uzandığı yerden doğrulup saçlarını el yordamıyla toparladı.
“Peki madem siz kapışın ben izleyeyim nasıl fikir?”
Tamam daha fazla senin hamleni bekleyemeyeceğim ayıcık! Hazırda duran silahını kaldırıp daha karşımdaki adam silahını bana doğrultmadan onu anlından vurup seri adımlarla ayıcığın karşısına geçtim. Bir bana bir de yerdeki adama bakıp kahkaha atarak ayağa kalkıp tam önümde durdu. Kahkahası durmuştu ama yüzündeki gülümseme hâlâ yerini koruyordu.
“Beklemiyordum aşırı beğendim ismin neydi senin?”
“Yani ölmeden önce duyacağın tek şey benim ismim olmasın bence. Ama çok merak ediyorsan diye söylüyorum adım Lily.”
“Della bende.”
Gerçekten kafadan kırık bir kadınsın Della.
Hoparlörlerin açıldığını belirten ses ve sonra geçilen anonsla silahları yere bıraktım.
“Yarışma bitmiştir. Aramıza hoş geldiniz Della Stark ve Lily Wizard.”
🔪
Exercitus(ordu)
Uzun zaman sonra yarışma sonunda bur değil iki kadın galip gelmişti. Ekip olarak kimse şaşkınlığını gizleyemedi. Bu iki katilin de ekibini seçeceği salona ilerlerken Ryan. Sam’e yaklaşıp kolunu omzuna attı.
“Lan hiç beklemiyordum. Uzun zaman sonra iki katil birden seçildi.”
“Bende beklemiyordum ama Lily Wizard dosyası önceden baya ilgimi çekmişti.”
“Sam sen benim odamdaki dosyaları mı karıştırdın yani?”
“Saçmalama Chris seninle birlikte bakmıştık.”
Sam vurdum duymaz deli dolu bir tip olmasına rağmen kurallardan şaşmayan birisiydi.
“Of konu kaynadı doyasında ne vardı?”
“Bende merak ettim şimdi.”
Sam dedikoducu kadınlar gibi yanına üşüşen Lewis ve Ryan’a bakıp sırıtarak “Christopher çağırdığında gelseydiniz öğrenirdiniz.” deyip koşarak adımlarla Chris’in yanına gitti. Arkasında kalan ekip arkadaşları sinirle nefeslenip yürümeye devam ettiler.
Dean onların bu haline gülüp arkalarından omuzlarına vurdu.
“Lily Wizard namı diğer Lilithy ülke çapında aranan bir kiralık katil her türlü silahta uzman ama keskin nişancılar arasında rakibi yok.”
🔪
Sam
Ana salona girdiğimizde masanın sol tarafına CASTRUM ekibinin oturduğunu gördüm rütbe sırasına göre yan yana dizilmiş büyük bir sessizlikle bize bakıyorlardı. Scarlett olmasaydı şimdiden bize laf atmaya başlamış olmalılardı. Sinirle parlayan gözleriyle aralarında en seçilir duran Adria’nın gözlerinin içine baka baka ukalaca sırıtıp Rhino’nun omzuna kolumu attım. Rhino onu görür görmez duvar gibi donuk bakışlar ve robotik hareketler sergilemeye başlamıştı. Aptal kız!
Oturduğum anda bakışlarım Darla’nın sinsice parlayan gözleriyle kesişti. Aralarında en kafa yapımın uyduğu kişi o olabilirdi ama galiba o böyle düşünmüyordu zira beni her an masanın üstünden atlayıp öldürebilir gibi hazırda izliyor olmazdı. Her zamanki gibi ukala bir edayla sandalyede yerleşip keyifle sırıtmaya devam ettim.
İki ekip lideri de seçilmezsek korkusundan olsa gerek fazlasıyla gergin duruyorlardı bu halleri bizleri de diken üstünde oturtmaya yetiyordu. Bu durum her ne kadar benim için gerici olmasa da ayak uydurmakta fayda vardı değil mi?
İçeriye önce iki koruma ardından da Lily ve Della girdi. Masanın başına konumlanmış iki sandalyeye oturduklarında Scarlett ve Ricardo ayağa kalktıklarında ikisi de dikkatle liderlerimize bakmaya başladı. Ricardo eliyle önceliği centilmen bir edayla Scarlett’e verip sessizliğini korumaya devam etti.
“Della Stark ve Lily Wizard öncelikle ikinizi de tebrik ediyoruz. Bu yarışmayı uzun zamandır sadece tek galibiyetle sonuçlandırıyorduk. Bizleri fazlasıyla etkilediniz. Birbirimizi fazlasıyla tanıdığımızı düşünüyorum. Zaten kendimizi süslü cümlelerle ifade etmek gibi bir amacımız yok. Her iki suikastçı ekip olarak ayrı ayrı başarılara sahibiz. Bir oy vererek kendi liderinizi seçme hakkını kazandınız.”
Ricardo sonunda sessizlik yeminini bozup eliyle arkadaki alanda bulunan üstlerinde ekiplerimizin ismi yazılı iki su dolu fanusu gösterdi. “Hangi ekibi istiyorsanız masada bulunan hançerle elinizi kesip kan yemini etmelisiniz bu seçtiğiniz ekibe olan bağlılığınızın bir nişanesi olacak!”
“Umarım aynı ekipte olmayız Lily seninle rekabet etmek keyifli olacak!”
Della sırıtarak ayağa kalktı. Kurduğu cümle istemsizce gülmeme sebep oldu vurdum duymaz insanları hep sevmişimdir.
Elini kesip bir süre kararsızca fanuslar üzerinde dolandırdı. Sanki kimi seçeceğinden emin değilmiş de kanı rast gele hangisine düşerse ona boyun eğecek gibiydi. Elinden damlayan kan CASTRUM ekibinin fanusuna damladığında karşı taraftan orantısız bir ses yükseldi.
“EVET BE!”
Aria orantısız çıkan sesini fark ettiğinde boğazını temizleyip yerine sindi. Bazen bu kızın bir seri katil olduğunu ve öldürdüğü insanlardan tablo yaptığını çocuksu hareketleri yüzünden unutuyordum. Böyle seri katil mi olur siz söyleyin?!
Della yerine oturup dümdüz karşıya kitledi bakışlarını Lily ayağa kalkıp fanusları gördüğü gibi sırıtmaya başladı.
“Şansına küs ayıcık! Ama üzülme aynı ekipte de fazlasıyla eğleneceğiz.”
Della’nın çenesini sıktığını görebiliyordum. İkisi arasındaki çekişmeye o kadar odaklanmıştım ki üzülmem gereken olaya keyifle seyirci kalıyordum ta ki Felix’in konuşmasını duyana kadar.
“Ne yani ikisi de onları mı seçti!”
“Maalesef.”
CATHERİNA
Büyük bir keyifle girdiğimiz ortak salonda geniş koltuğa kendimi attım. “Suratlarını gördünüz mü? Dövmüş kadar oldum keyiften.”
“Al benden de o kadar!”
“Lily ve Della aynı odada kalmasın bence birbirlerini boğazlayacak gibiler ne diyorsun kaptan?”
“Ya odalar dört kişilik zaten sizin odada iki kişilik yer vardı bizim odadan biri sizin odaya geçer sorun kalmaz Laura.”
“Kim gidecek?” Maude merakla oda arkadaşlarına bakındı.
“Kimse bana bakmasın o kadar kıyafeti taşımak hepimizin eşyalarını taşımaktan daha zor.”
“Darla seni zaten pas geçtik biz kızım odanın dörtte beşi senin kıyafetlerin zaten.”
“Olmayan matematiğine tüküreyim Ellie!”
“Bende senin olmayan mantığına kurduğum cümlenin matematiksel bir karşılığı yoktu.”
“Ay susun başım şişti hem nerede kaldı bunlar?”
“Scarlett odasına aldı ikisini de. Odada en az eşyası olan Ellie sen Red Room iki’ye geçersin kısa sürede.”
“Sen niye geçmiyorsun da kızı şutluyorsun Maude?”
“Şutlamak ne ya sokak jargonu yapma bana!” Sinirden şakalarımı oluşturup net bir tonda konuşup kavga etmeye hazır olan ikiliyi susturdum
“Başlamayın yine kura çekeriz.”
Laura kağıt kalemi alıp dördümüzün de ismini yazdıktan sonra avcunun içinde sallayarak karıştırdı daha sonra avcunu Aria’ya uzattı. Aria ellerini oluşturup bir kağıt seçtiğinde Laura ağzından kritik anlarda dizilerde çalan müziği yapmaya çalıştı.
“Adadan ayrılan isim!”
“Başladı şova.”
“Vee adadan ayrılan isim!”
“Lan söylesene!”
“İşte o isim!”
Maude arkasından aldığı yaptığı Aria’nın suratına fırlattığında Aria ve Larua keyifli bir kahkaha patlattı.
“Tamam tamam söylüyorum. MAUDE!”
“HAY SİKEYİM YA!”
“kız ne bu dram insan yemiyoruz odada.”
“Ondan değil ya odayla ruhsal bir bağ kurmuştum ona üzüldüm.”
“Delinin zoruna bak!”
Scarlett içeri girdiğinde hepimiz ayağa kalktık. “Catherina odaları ayarlayın Lily ve Della eşyalarını toplamaları için minik bir ekiple evlerine geçtiler güven testini geçene kadar bilmeleri gereken dışında hiçbir bilgi vermiyorsunuz! İyi çalışmalar .”
“Emredersiniz!”
🔪
Della
Anons sesinden sonra alana giren iki görevliyle birlikte çıkarıldık. Bizi tekrar hazırlandığımız odaya soktuklarında temiz kıyafet ve temizlenmemiz için gereken ne varsa az önce silahların olduğu masaya bırakılmış haldeydi.
Hızla temizlendikten sonra bir süre yaşadığım yorgunluktan dolayı bekledim. Bir şekilde ekibe alındığımı amirime söylemem gerekiyordu ama nasıl?
Onu da sen bul bir zahmet hep ben hep ben azcık kafan çalışsın canım!
“Başladı bizim mesai kızım beni bir sal ya!”
Salamam canım ben senim sende bensin ihtimali bile yok anladın?!
“Maalesef!”
“Bir sorun mu var?!”
Kapı tıklanmasıyla birlikte dışarıdan muhtemelen beni buraya sokan kadın konuştu.
“Aa hayır her şey yolunda!”
Senin mallıkların yüzünden bok yoluna gideceğim bir gün.”
Olsa olsa o senin mallığın olur.
Kapıya vurup beni dışarı çıkartmalarını bekledim. Zırhlı iki kadın kapımı açıp beyaz bir koridorda benimle ilerleyip beni koruma olduğunu tahmin ettiğim takım elbiseli adama teslim edip ayrıldılar. Süslü bir kapıdan geçtiğinizde Lily ve yanında benim yanımda olan adam gibi bir koruma olduğunu gördüm bizi hiçbir iletişime sokmadan iki kapılı odaya soktuklarında tanıdık yüzleri sessiz bir şekilde otururken gördüm. Ekip liderleri biz oturduktan sonra ayağa kalktı. Erkek olan kibarlık yaparak kadına öncelik tanıdı.
“Della Stark ve Lily Wizard öncelikle ikinizi de tebrik ediyoruz. Bu yarışmayı uzun zamandır sadece tek galibiyetle sonuçlandırıyorduk. Bizleri fazlasıyla etkilediniz. Birbirimizi fazlasıyla tanıdığımızı düşünüyorum. Zaten kendimizi süslü cümlelerle ifade etmek gibi bir amacımız yok. Her iki suikastçı ekip olarak ayrı ayrı başarılara sahibiz. Bir oy vererek kendi liderinizi seçme hakkını kazandınız.”
Şöyle ki sizi o kadar da tanımıyorum görev dosyasında iki tane suikastçı ekibi var demiyordu mesela ya da hangisini seçeceğim yazmıyordu cidden kimi seçeceğim ben?
Şimdi bir şey derdim de kızıyorsun kendi kendine takıl.
Adam sonunda sessizlik yeminini bozup eliyle arkadaki alanda bulunan üstlerinde ekiplerin ismi yazılı iki su dolu fanusu gösterdi. “Hangi ekibi istiyorsanız masada bulunan hançerle elinizi kesip kan yemini etmelisiniz bu seçtiğiniz ekibe olan bağlılığınızın bir nişanesi olacak!”
“Umarım aynı ekipte olmayız Lily seninle rekabet etmek keyifli olacak!” sırıtıp ayağa kalktım. Neyin özgüvenini yaşıyorsam artık. Herkese arkamı döndüğümde kendinden emin gülüşümden eser kalmadı ben şimdi kimi seçmeliyim? Mantıklı düşün hangi taraf sana daha fazla bilgi getirir? Bence beni delirtmek yerine mantıklı bir cevap verebilirsin.
Buna benim bile cevabım yok şekerim tek başınasın.
Hay lanet! Avcumu kesip fanuslar arasında dolandırmaya başladım. Kanıp CASTRUM yazan fanusa damladığında arkamdan yükselen sevinç nidasını duymamla hızla yerime geçip oturdum. Umarım yanlış bir seçim olmazdı. Lily ayağa kalktığında hafif bir gülme sesi duydum.
“Şansına küs ayıcık! Ama üzülme aynı ekipte de fazlasıyla eğleneceğiz.”
Ayıcık? Bu kız beni şimdiden delirtmeyi başarmıştı zaten yanlış bir yolda olmaktan korkuyorken bir de bu manyakla uğraşıyordum oysaki ilk gördüğümde tavrını eğlenceli bulmuştum!
🔪
Kapıdaki görevlilerin konuşmalarından katıldığım ekibin liderinin Scarlett olduğunu duydum rezilliğe başvurmadan ismini öğrendim başkan!
Scarlett bizi direkt odasına alıp masanın önündeki koltuklara oturmamızı işaret etti. Lily ile göz temasına geçmeden bir sandalyeye oturdum.
“CASTRUM ailesine hoş geldiniz kızlar. Beni ve ekibimi çok mutlu ettiniz. Zamanla ekibe uyum sağlayacağınıza eminim evlerinize gidip eşyalarınızı toplayın sizler için iki ekip ayarladım. Bir an önce odalarınıza yerleşin ve dinlenin çok yoruldunuz.”
Odadan çıktığımda peşimden Lily de çıktı kapıda bekleyen kadınla asansörlerin olduğu alana sakin adımlarla ilerledik sessizlik aramızda bir dağ gibi büyüyordu ama umursamamak için çabalıyordum.
Bize tahsis edilen araçları önüne geldiğimizde Lily dayanamayarak konuştu. “Söylesene ayıcık olayın ne?”
Elimi arabanın kulpundan çekip kaşlarımı çatarak ona döndüm.
“Pardon?”
“Yani diyorum ki bütün mülakat boyunca uyuyarak yarışı kazanman sence de fazla şüpheli değil mi?”
“Bilmem öyle mi?”
“Öyle, söyle bakalım ayıcık kimin himayesindesin torpilin ne?”
“Tamam racon kız kiralık katil olmak fazla para getirmiyor diye yazarlık mı yapıyorsun güzel hikaye ama mümkünse hikayelerini benden uzak tut.”
Arabaya binip sinirle soluklandım bu kız benimle çok uğraşacak gibi duruyordu.
🔪
Eve girdiğim gibi yatak odasına geçip giyinme odasına girdim. Etrafı el yordamıyla kontrol ettikten sonra tavanla dolap arasındaki oyuktan yedek telefonumu çıkarttım ve kuzen olarak kayıtlı numarayı tuşladım. Birinci çalışkan sonra açıldığında başta ses gelmedi.
“Kuğu gölü balesinden nefret edersin.”
“Özel birime bağlanıyorsunuz.” Gelen sinyal sesinden sonra direkt konuşmaya başladım kısıtlı zamanım vardı.
“Birinci aşamayı geçtim ekibe girdim güven testine sokacakları kesin belli bir süre iletişim kuramayabiliriz sadece şunu söyleyebilirim bir değil iki suikastçı ekibi var.”