Noktalamave yazım hatalarım varsa kusura bakmayın. İyi okumalar!
Gözlerimi açtığımda rutubet kokan bir odada oturuyordum ve benim dışımda on kadın daha vardı. Boynumu esneterek ayağa kalktım. Üstümü yolladığımda silah olarak kullanabileceğim hiçbir şeyin olmadığını fark ettim.
“Sonunda uyanmışsın uyuyan güzel.”
Yanda duran sarışın kadına tuhaf bir şekilde baktım. “Ne kadar zamandır buradayız?”
“Üç gün. Sırayla hepimizi mülakata aldılar ama sana hiç dokunmadılar son turdayız.”
Oha, sadece uyuyarak ve eve geldikleri gün tanışmamız dışında hiçbir şey yapmadan son tura mı geçmiştim. Vay anası!
“Son mülakatta napacağız ?”
“Savaşacağız.”
Ne! Yani birbirimizi öldüreceğiz harika! Gerçekten harika! Bunu yapmak istemiyorum ben, görev görevdir ama bazen de değildir.
Kapı büyü bir gürültüyle açıldığında herkes ayaklanıp kapıya ilerledi içeri giren tam teçhizatlı kadın ve adam öndekileri durdurdu.
“Birazdan sizleri hazırlıklar için teker teker alacağız erkekleri de sizden sonra . Araziye girdiğiniz anda kim olduğunuzu unutun ve hayatta kalın, hayatta kalan yoluna bizimle devam edecek. Teker teker gelin!”
Sarışın kadının arkasına geçip beklemeye başladım. Kadın bir anda bana dönüp şeytanice sırıttı. “ilk seni öldüreceğim torpilli!”
Onu sahada görürüz çiyan!
Bana verilen odaya girdiğim gibi masadaki silahlara ilişti gözlerim yalnızca üç hakkım vardı mantıklı seçimler yapmak zorundaydım hazırlanmam için de beş dakikam mevcuttu. Sandalyedeki siyah üniformaya benzeyen şeyi giydikten sonra saçlarımı sıkıca bağladım ve silahların önüne geçtim verilen arazi haritasına göre seçimler yapmam gerekiyor bence. Bir bakalım neler varmış! Bir kının içinde dört hançer, KNT-76, ve kendi silahımı gördüğüm gibi alıp kıyafetime yerleştirdim. Haritayı katlayıp göğsüme soktuktan sonra kapıyı almalarını beklemeye başladım.
Kapılar açıldığı anda yirmi iki kişi aynı anda araziye giriş yaptık. Testin başlamasına beş dakika vardı bu süre içerisinde uygun pozisyonlarımızı bulmamız istendiğinde ilk önce KNT-76 ile işe başlamayı düşünüp arazide uygun bir alan aramaya başladım.
Sık ve uzun ağaçların olduğu yeri gözüme kestirip son sürat oraya ilerledim ve geniş dallara sahip bir ağaca konumlanıp silahımın ayarlamalarını yaptıktan sonra beklemeye başladım.
Test başlayalı tam tamına üç saat geçmişti ama etraftan hiçbir ses çıkmıyordu hayır yani biri hedefim olsa daha mutlu olurdum!
Ştt biri var!
Nerede? Tüfeğin dürbününden araziye baktığımda ortada avalak gibi duran bizim sarı kadını gördüm.
“Hah! Gerizekalı.”
Ayarlamalarımı yaptığım anda tereddütsüz bir atış yaparak onu vurdum. “Yelena oyun dışı oldu!”
İlk atışımla asıl oyun başlamış oldu peş peşe patlayan silahlar ve art arda yükselen anonslar bir süre sonra sessizliğe büründü.
“yanlış saymadıysam on kişi gitti ee diğerleri nerede?”
Azcık arazide mi takılsak?
“Iyi fikir aferin kız!” silahı sırtlayıp ağaçtan indim. Silahımı alıp ormanlık alanı tarayarak açık alana çıkacağım sırada enseme dayanan namlu ile durdum.
“Bir ceylan daha avladım şu işe bak! Siz kadınlar çok narinsiniz burada ne işiniz var anlamıyorum?”
“Anlayabileceğin şeyler olsaydı birazdan ölecek olan sen olmazdın.”
Silahına hızla vurduğumda boşluğa doğru patladı ve silah elinden fırladı tam ona doğru çevirdiğim silaha sert bir tekme atarak elimden düşündüğünde o silahsız kalmıştı ama benim hâlâ silahım vardı.
Hızlı davranıp önce dazlak suratına yumruğumu geçirdim. Oda buna karşılık olarak karnıma vurduğunda es vermeden kafasına bir yumruk daha geçirdim. Afalladığını düşünüp tekme atacakken beni bacağımdan tutup yere savunduğunda onu omzundan tutup benimle birlikte yere devirdim.
Üstüme çıkıp beni boğmaya çalıştığında dizlerimle koca poposuna geçirip üstümden düşmesini sağladım. Ayağa kalkamadan botumla yüzüne tekme attıktan sonra etkisiz hale yeterince gelmediğini düşünüp bacak arasına baskı uygulamaya başladım. Aptal adam saçma bir şekilde acıdan bayılınca ayağımı çekip silahların olduğu yere ilerledim onun silahına da konup arkamı dönmüştüm ki bana elindeki baltayla boğa gibi koşarak geldiğini görünce kınından bir hançer çıkarıp yüzüne fırlattım.
Gözüne gelen hançerle sendelerken bir diğerini de göğsüne fırlattığımda artık tamamen yerdeydi. Bir süre debelenişini izleyip yanına yaklaştım.
“Bayıldın sanıp seni öldürmekten vazgeçtim ama sen kaşındın koca adam!” hançerleri ve baltayı alıp oradan uzaklaştım. Az silah gibi çok silah da sorundu ama bu baltayı orada bırakırsam dönüp kesin yine benim götüme girerdi. Ağaçlık alanda çok izbe bir yere girip baltayı zor da olsa sakladım ve koşarak açıklık alana çıktım birazdan illaki biri silah sesi yüzünden gelip beni avlamaya çalışacaktır.
“Bu hançer işini sevdim ha ben!”
Bende sevdim aşırı ateşliydi!
Silahları alıp emniyetlerini açtım ve hazır hâlde beklemeye başladım. Boğuştuğum için dağılan saçımdan minik tutamlar önüme düşüyordu ama onlarla uğraşacak ortamda değildim maalesef!
Della sana kötü bir haberim var sen saçlarınla hiç uğraşmıyorsun.
“Doğru. Acaba kaç kişiyiz?”
Seninle birlikte altı sen o boğayla cebelleşirken bir kişi aramızdan ayrıldı.
Harika beş kişiyi daha paketlemem gerekecek. Saklanıp birbirlerini avlamalarını mı izlesem acaba? Yok ya oldu olacak ağaca çıkıp uyu Della!
Ensemde hissettiğim soğuk metalle duraksadım. Sıçtık kızım galiba.
Daha neler?
“İkidir enseleniyorum ayıp ama!”
İğrençti bir daha olmasın.
Bence iyiydi niye öyle dedin ki?
“Kaldı dört.” Duyduğum klik sesiyle hızla arkama dönüp silahı ne kadar riskli olsa da havaya çevirmesini sağladığım anda silah patladı. Bileğine tırnaklarımı geçirip silahı düşürmesini sağlayıp yüzüne dirseğimi geçirdim. Hızla işini bitirmem lazım yoksa partiye diğerleri de katılacak bu sefer kesin ölecektim.
Silahı doğrulttuğum gibi ateşledikten sonra duraksamadan yerdeki diğer silahı aldım üstünde başka silah kalmamıştı demek ki hayatta olanlar silahlarına el koymuştu. Ay ben bunu nasıl unuttum diğerleri de benim gibi öldürdüklerinin silahına kondu! Salak kafam.
Yok canım salak demeyelim de dalgınlık diyelim.
“Of sende bir sus!”
Ellerinde ne kadar silah olduklarını bilmem lazım başka türlü kendimi büyük bir riske sokmuş olurdum. Dördünü bir araya getirmeye çalışmam gerekiyordu ama nasıl duyduğum silah sesleriyle saklandığım tepeden etrafa bakınmaya çalıştım ama görünürde kimse yoktu.
“öldüler mi acaba?”
Etrafta ceset var mı seni zeki artık gördüğüne de inanmıyorsun bir doktora mı gitsek
“öf kafamı karıştırma şimdi!”
Bulunduğum yerden ayrılıp tamamen açık olan o bölgeye ıslık çalarak ilerlemeye başladım. Umarım yaptığım şeyi bok edecek bir silah yoktur.
ARIA
“Napıyor bu?!”
“Bile bile kendini öldürtecek manyak!”
“Bence biraz bekleyelim başkanım bu kız biraz deli.”
Bizim ekipten yorumlar yükselirken erkeklerin olduğu bölümde hiçbir ses duyulmuyordu. Laura’nın koluna dirseğimi vurup bana bakmasını sağladım.
“Bu kızı onlara kaptıramayız.”
“eğer evde bir seçim yaparak gelseydi o yarışmada olmayacaktı kazanırsa kendi seçecek kurallar bu Aria.”
“o zaman biz de kuralları bozarız.”
“O sırıtış beni fena hâlde geriyor saçma şeyler yapma lütfen.”
“of tamam ya!”
Ekrana dönüp merakla küçük kızı izlemeye başladım. İlk gördüğüm andan beri kendime yakın hissetmiştim.
Kız elindeki silahları tek tek bırakıp yere oturduğunda istemsizce oturduğum yerde öne kaydım. Acaba gerçekten bize dahil olmamak için kendini öldürtür müydü? Bir süre sonra bağırarak konuşmaya başladı.
“Bakar mısınız ben cidden sıkıldım!”
“Salak mı bu ay sıkılmış alın oradan diyeceğiz falan sanıyor herhalde?”
“Darla, biraz sessiz mi olsan?”
“Aman tamam be!”
Della oturduğu yere uzanıp öylece beklemeye başladı. Bir kaç dakika sonra iki kişi farklı taraflardan Della’nın bulunduğu alana girdi.
“madem sıkıldın öldürelim seni nasıl fikir?”
“Yok ya bugün hiç ölünecek hava değil biliyor musun yani en azından benim için.”
“Tatlım sen evden çıkıp iş yerine başka yere mi geldin bu nasıl bir kafa?”
“Ama siz de fazla kasıntı dolanıyorsunuz üzülüyorum biraz azcık rahat olsanıza ya ben silahsızım ama siz silahlarınızı sıkmaktan uyuşan ellerle her an öldürmeye hazır duruyorsunuz.”
“Buraya ne için geldik sence? Güneşlenmeye olmadığı kesin.”
“Peki madem siz kapışın ben izleyeyim nasıl fikir?”
Kız saniyeler içinde karşısındaki adamı anlından vurup Della’nın karısına geçti. Della kahkaha atarak ayağa kalktı ve kızın tam önünde durdu.
“Beklemiyordum aşırı beğendim ismin neydi senin?”
“Yani ölmeden önce duyacağın tek şey benim ismim olmasın bence. Ama çok merak ediyorsan diye söylüyorum adım Lily.”
“Della bende.”
Çok gereksiz bir şekilde tanıştıkları sırada Ricardo ve Scarlett arkada bekleyenlere isaret vermesiyle bir anons duyuldu.
“Yarışma bitmiştir. Aramıza hoş geldiniz Della Stark ve Lily Wizard.”
İzleme salonundan çıkmadan önce Darla’nın “Umarım bizi seçersiniz kızlar.” dediğini duydum.