İçeriğe geç

RENKLİLER VE RENKSİZLER

Bölüm 2 · 3 dk okuma

RENKLİLER VE RENKSİZLER

Bölüm 2

Garip Bir Gün

Öğretmenden izin istedikten sonra sınıfıma gidip dersin bitmesini beklemiştim. Sonrasında teyzemle beraber yattığımız yatağa yatıp akşamın karanlığı ve sokak lambasının ışığıyla tavanı izleyerek uykuya daldım.

Saat beş gibi kalktım ve yüzümü yıkadım. Aslında doğruyu söylemek gerekirse ben her yere geç kalırdım. Odaya geri döndüğümde teyzem hala uyuyordu ki bu normal değildi. Teyzemin yanına gidip onu yavaşça kaldırdım. Teyzem baygın gözlerle bana bakıyordu. "Teyze ilacını almalısın." başını salladı ve bana tutunarak ayağa kalktı yürürken sendeliyordu. Bir bardak su alıp teyzeme döndüm. "Teyze iyi misin?" ilacı da suyla beraber uzattım. "Evet, iyiyim" ilacını alınca teyzemi yatağa götürüp yatırdım. "Bugün kahvaltıyı ben hazırlarım" itiraz edecek gibi oldu ama anında uykuya daldı.

Bir şeyler hazırlamak için odadan ayrıldım. Kahvaltıyı hazırlarken de bildiğim tek şarkıyı mırıldandım. Bu şarkıyı patronumdan öğrenmiştim. Anlayacağınız gibi renksizler de şarkı diye bir şey yoktu. Ben de ilk öğrendiğim de çok şaşırmıştım.

Ekmeğin arasına evde kalan yiyeceklerin birazını sıkıştırıp odaya geri döndüm. Teyzem derin olmasa da sık uyurdu. Teyzemin şu an uyuyor numarası yaptığı için "Teyze uyumadığını biliyorum." Teyzem bir süre hareketsiz kaldı. "Teyze. İnat etme işte uyumuyorsun. Eğer istersen bugün işe gitmeye bilirim." Teyzem bir anda kalktı ve "Saçmalama kızım ben turp gibiyim bak." yataktan doğrulup ayağa kalktı ve yeniden yattı. "Ama teyze" gözlerinden hala uyku akıyordu. "Hem senin bugün okulun yok mu?" Tamam yine haklıydı. "Peki ama kendini yoracak hiçbir şey yapmayacaksın." başıyla onayladı. Uyuması için üstünü örtüp odadan çıktım.

Bugün yemeğimi unutmamıştım. İşe gidip biraz çalışmam sonra yeniden okula gitmem gerekiyordu. İş yerinin kapısından girdiğim anda kızı karşımda buldum. "Selam Yvonne!" ona gülümsedim ve sanki "git başımdan" dermiş gibi baktım. Anlamamış olacak ki eşyaları dizerken peşimden ayrılmamıştı. Aklımı kaçıracaktım. Bu kız neden hiç susmuyordu? Söylediği her şeye kafamı sallıyordum ve bu benim işime geliyordu. "Senin eşyaları dizmen gerekmiyor mu?" Arkamı döndüğümde patronun kıza dediğini anladım.

"Yvonne öğle molasına az kaldı ayrıca okuldan da mesaj geldi" bana söylediğini fark ettiğimde önce ne olduğunu anlamadım. İçimden geçenler şundan ibaretti: okuldan atılmış olabilirim, sınavlar açıklanmış olabilir. Sıralamaya devam ederken patronum konuştu "Mesaja bakmayacak mısın?" Kafamı sallayıp telefonu aldım. Ah sadece ders programım değişmişti. Teyzem telefon kullanmayı bilmediğinden dolayı patronum yani Jack amca benim velimdi. Kafayı sıyırmak üzereydim en sevmediğim dersler resmen bugün sıraya girmişti. İlk dersim renklerdi ve ben renkleri çok az görebiliyordum. İkinci dersim renksizlerin çapında bir silah eğitimiydi ve ben bıçak harici kesici alet kullanamıyordum o da sebze doğramak içindi. Hatta bu yüzden az daha geçen dönem sınıfta kalıyordum. Gözlerim bir anda açıldı geriye kalan üç ders boyu silah eğitimi vardı.

Darla kolumdan tuttu ve neşeyle "Biliyor musun bende okula yazıldım!" Bir de bu çıkmıştı. Çok yanımda durmasından dolayı ve patronumun her işe benimle yazmasından dolayı ona ısınmaya başlıyordum. Hatta okula benimle beraber geleceği için mutluydum sayılır. Beraber molada yemek yedik ve okula geçtik. Onun da dersi renkler ve bir derste silah eğitimiydi. Sonrası dövüş sanatlarıydı. Bunu duyunca önce mutlu olmuş sonradan üzülmüştü. İlk ders birinci katın üçüncü salonundaydı ve çokta kötü sayılmazdı. Çünkü renksizlerde nadir bulunan bir hastalığım vardı. Bu da renkleri ayırt etmemi sağlıyordu. Silah eğitimi için bahçeye indik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.