İçeriğe geç

Renkler

Bölüm 9 · 12 dk okuma

Renkler

Bölüm 9

Güç ve Güç

Alanı kapladıkları için kadının zihninden dışarıya yine o tek gözlü piramit çıkar. MENZ adama yol verdikten sonra bunu fark ederler.

  • Demek fark edebildiniz MENZ. Ben, şeytan, sizi selamlıyorum. Tek bir ricam var. Düzeni bozmayın da kendi "insan" dünyanızda ne yaparsanız yapın. (Sesi kalınlaşır) Ya da düzenin kendisi olun.

E- Dediğim şey bu işte!

Z- Konuşan bir piramit?

  • Ben konuşan bir piramitten fazlasıyım. Ben bu düzenin parçasıyım. İnsanlar yoğun duygularla dolup taştıklarında zihinlerinde ben bitiyorum. O beni bununla görevlendirdi. Ve siz, bu işe burnunuzu sokmayacaksınız. Tabii (alaylayıcı bir sesle) istediğimi verebilirsiniz.

Z- Sen şeytansın, O seni görevlendirmiş olamaz.

  • O beni bulunduğum yerde olmama görevlendirmezse burada olmazdım ufaklık.

N- Bir şey soracağım şeytan… bey? Hanım mı? Efendi demem sana!

  • Nedir sorun mini kuklacık?

N- Kimliğini değiştirdiğin doğru mu?

  • Ah siz çocuklar, daha söylemek istediklerinizi söyleyemiyorsunuz. Kimlik değil, görünüş. Evet, değiştiriyorum. Ve evet, tanınmamak için yapıyorum. Ve evet, gerçek halimi görebileceksiniz.

N- Şimdi gösterir misin?

  • Hayır. İzninizle, işim var. Kurallara göre kadının adamı öldürmesi gerekiyordu ve siz bu kadere engel oldunuz.

E- Çünkü biz insanları koruyoruz. Kaderinde biz varmışız.

  • Siz de benim kendi görevime engel oluyorsunuz.

E- Bu görevi kendin edindin. Zararsız şeyleri görev edinsen?

  • Bu sizi ilgilendirmez. Bu da sizi ilgilendirmez. Bırakın, kadınla devam edeyim.

N- Ne saçmalıyorsun? Adam gitti.

  • Ama kadının öfkesi gitmedi. Onu boşaltmam lazım.

Z- Ya biz gerçekten düzeni bozuyorsak?

E- Biz de düzenin bir parçasıyız. Bizi var ederek kendisi bu düzeni sağladı.

  • Ben sizi var falan etmedim. Siz zaten vardınız.

E- Ama bana onu geri döndürmemi sağlayacak şeyi, güç vereceğini söylemiştin ve o güç bu güç değil mi?

  • Anahtarı kastediyordum! GERÇEKTEN MİNİ ZEKALARINIZA GÜLMEKTEN ÇATLAYACAĞIM! HAHAHAHHA!

Zeynep, gücünü kullanır ve şeytana saldırır.

  • Ups, kaçırdın. ŞİMDİ SIRA BENDE!

Etrafın kaydığı bir illüzyon yaratır. Zeynep etrafa güç salarak illüzyonu bozar ve hemen şeytana saldırır.

E- Nehir, sakın gücü bırakma.

N- Kilitledim. Ben de geliyorum!

  • Bana başka şans bırakmadınız. Karşınızdaaa, Cipher!

Piramit desenli, iki boyutlu, kolları ve bacakları olan siyah bir üçgene dönüşür.

E- Eli, aynı el. Bu o galiba, ama sarı ışık?

CIPHER- Hallerim var. Beş halimden birine sahipsem ateşim renkli olur. Sarı, tüm yapabildiğin bu mu?

Cipher, Zeynep’in etrafında kollar oluşmasını sağlar ve kollar Zeynep’i tutmaya çalışır.Zeynep kaçınıyordur ve zamanla yorulmaya başlar.

CIPHER- Enerjisi bitti, yazık.

Cipher ellerinden beyaz ateş çıkarır ve ateşle Zeynep’in etrafını kaplar.

E- Bizim gücümüz nasıl ona karşıysa onun gücü de bizim gücümüze karşı! Dikkatli ol.

Zeynep bir canlı yaratır ve bu canlı ortamdaki tüm oksijeni emer ve dışarı karbondioksit verir. Etraf karbondioksitle kaplansa da ateş sönmez çünkü bu ateş bir ateş değil bir güçtür.

CIPHER- Havalı bir şey mi yapacaktın yoksa?

Z- Hemen yapıyorum.

Zeynep ejderha benzeri bir canlı yaratır ve bu canlı etrafı Zeynep’in gücüyle alevlendiriyordur ve Cipher’ın ateşi söner.

CIPHER- Öğrenmişsin bakıyorum da! Sizinle ilgilenemem, kusura bakmayın. Kadının öfkesini boşaltmam lazım.

N- İnsanlar duygularını sensiz de yaşayabilir?

CIPHER- Ama yoğun duyguları bensiz yaşayıp bitiremezler.

E- Bitirmek dediğin şey yaşamı bitirmek. Adamı öldürecekti!

CIPHER- Gelecek senin aksine öfkelenen birisi ağlama krizlerine girmez, tehdidi yok etmeye çalışır.

Z- Biz de mantıklı düşünmesini sağlayıp onun duygularına körükle gitmek yerine onu sakinleştirebilirsiniz.

CIPHER- Siz bir etken olmamalısınız. Siz yoksunuz.

N ve E- Ne?

Z- Ne geveliyorsun sen?!

CIPHER- Hem olması gereken, hem de olmaması gerekensiniz. Hem varsınız, hem yoksunuz. Hem her şey sizin kontrolünüz altında olmalı hem de hiçbir şeye etki edemezsiniz. Asla. Bunun için gerçekliğin dokusunun yırtılması gerek!

E- Hiçbir şey anlamadım.

CIPHER- Zamanla anlayacaksın.

Z- BU BİR TUZAK!

EN - Ne?

E- Bu iki oldu.

N- Onu boşver. Ne tuzağı? NE?! KADIN YOK!

E- Orada! Bir araca ilerliyor. Gidelim, muhtemelen adamın arabası. Zeynep, kılık değiştir ve kadının çantasını çal.

N- Dikkatini dağıtmak için.

Z- Ama daha çok öfkelenir.

E- Bir insan yarat. O çalsın, sonra yere düşsün. Kadın onu bulup dövsün. Öfkesi boşalır.

Z- Harika fikir. Yapıyorum. Şu aracın arkasından çıkacak. Yüzü maskeli.

Zeynep genç bir kapkaççı yaratır. Kadının çantasını almaya çalışırken kadın çantayı kaptırmaz. Gencin elinden çantayı çeker ve kafasına çanta ile vurur. Daha sonra çantasından hızlıca şef bıçağı çıkarır ve adama saplar.

E- Zihnine eriş.

KADIN- BEN NE YAPTIM? BEN NE YAPTIM? BEN NE YAPTIM? ADAMI ÖLDÜRDÜM! ONU DA ÖLDÜRECEKTİM! BEN N’APIYORUM?

E- Kadını bayılt ya da uyurgezer yap. Sonra adamı çözündür.

Z- Oldu.

N- Kadını evine götürelim.

E- O ev aynı düşünceler için tehlikeli olmaz mı?

Z- Başka nereye götürebiliriz ki?

N- Evi evi. Evi en iyisi.

Kadını evine götürürler. Tüm bıçaklarının ucunu kesmesi için Nehir basınçlı su kullanır.

E- Uyandır ve “Kimse ölmedi, rüyandan uyanmak üzeresin. O adamı öldürme isteğin sana ters düştü, vazgeçtin rüyanda. Uyanıyorsun.” diye söyle ve geri uyut. 2 saat uyusun.

Z- Emredersiniz efendim.

E- O manada emir verir gibi konuşmuyorum. Aklımdakini hızlıca açıklamaya çalışıyorum.

Z- Bunu ben düşünemez miyim? Takım kaptanı falan mı olmaya çalışıyorsun?!

E- Hayır, sadece fikrimi söyledim. Fikre bir itirazın olursa belirtebilirsin. Ve hayır, herkes genelde farklı düşünür. Herkes fikrini söylemeli, uygun olan seçilmeli. İyi misin?

Z- Bilmiyorum. Yoruldum galiba.

Zeynep sürekli tehdit altında hissediyordu. Bu görev, insanların düşünceleri ona ağır gelmişti. Ve o şeytan ile yüzleşmek, korkunç.

N- Her gün buluşuyoruz tamam mı?

E- Ama nerede?

Z- Bir yer bulsak iyi olacak.

Ve şehir içinde de olsa kimsenin gitmediği, yıkık dökük bir bina bulurlar. Binanın bodrum katında buluşmaya karar verirler.

E- Bir şifreleme dili biliyorum. Buraya o dilde notlar bırakabiliriz. Çalışma ofisi gibi olsun.

N- Birileri ya buraya gelirse?

E- Ne gelecek ki?

Z- Yine de tehlikeye atmayalım. Çamurdan da olsa bir kilit oluşturalım.

E- Kilit makenizmasını nasıl ayarlayacağız ki?

Z- Bu sisteme istediğimiz neyse yazarsak otomatik yapıyor. Bak! Nehir, suyla bahçedeki toprağı ıslatsana.

Nehir toprağı ıslatır ve Zeynep kili alır. Zeynep kilidi ve kolu olmayan kapının kilidini, kolunu ve kilit yuvasını yapar. Gücü kendi içinde yoğunlaşarak kili sıkıştırır ve çok dayanıklı bir hal alır.

Z- Al, bu da anahtarı.

E- Wow! Muhteşemsin!

Z- E herhalde! Sen de öyle Nehir!

N- Ne demek!

Daha sonra gizlice kağıt, kalem bulup alırlar. Kilden bir masa oluştururlar. İçeriye üstteki açıklıktan ışık giriyordur ama yetersizdir ancak öyle idare ederler. Her gün göreve çıkmaya başlarlar. Her gün farklı bir insanı kurtarırlar, farklı duyguları iyileştirirler, farklı kötülükleri engellerler.

Zamanla hayatı daha büyümeden öğrenirler. Farklı insanların farklı hayatlarını görürler. Hayatın karanlık, acı tarafını da net ve canlı bir şekilde görürler. İnsanlar acı çekiyordur. İnsanlar içten içe acı çekiyordur. İnsanlar içten içe kendini ya en haksızı ya da en haklısı buluyordur. İnsanlar acı çekiyordur, insanlar kendini yaşıyordur. Bazı insanlar kendinden kaçıyor, yine kendine varıyordur. İnsanlar ağlıyordur. İnsanlar ağlatıyordur. İnsan yaratıyordur. İnsan en büyük düşmanını kendi evinde yaratıyordur. İnsanlar en büyük düşmanını kendi zihninde büyütüyor, besliyordur. İnsanlar insan oluyordur.

MENZ buna engel oluyordu. Tüm vahşeti kendileri de içlerinde yaşıyor ancak gittikçe daha da sağlamlaşan iradeleriyle ve farkındalıklarıyla acı içinde kıvranan insanları kendinden kurtarıyordu, insanı insan yapandan, duygularından, Cipher’dan.

Psikiyatri ilaçları gibi.

Gücün ne olduğunu anlamış mıydılar? Güç ve güç, birbirini mi yeniyordu? Güçler onlara aynı yerden gelmedi mi? Bir annenin iki çocuğu neden birbirini öldürürdü? Tahta geçmek için mi? Gerekli olan, kabul gören olmak için mi? Sevilen olmak için mi? Bu neyin açlığıydı? Peki ya insanlar neye açtı? Düşünmeye mi, huzura mı? Peki yadeğerli olmak? Herkesin gözünde. Herkesin kalbinde. Her insan buna mı açtı? Hayır. Ama onların gördükleri buna açtı. Ve onlara tek değer veren, onları bırakmayan o şeye, duygularına sıkı sıkıya sarılıyorlar en sonda, duyguları onları öyle kaplıyor ki kendileri gözükmüyor, kayboluyorlar. Sesleri çıkmıyor, belki boğuluyorlardır. Duygular, zayıflık değildir, güçtür. Ama fazla güç insanın kimliğini oluşturuyor gibi gözükse de aslında onu yok eder, gizler, derinlere gömer. Öfkeli bir insanın dediği şeyler her ne kadar dürüst olan yanıymış gibi, acı veren gizli gerçeklermiş gibi gelse de kendimizden biliyoruz ki bunların çoğunu karşımızdakini acıtmak, uzaklaştırmak ve karşımızdakine ders vermek için yapıyoruz. Fazla duygu varsa uyguladıkları yöntem çok basit. Kimseye zarar vermeden boşaltmak ya da yapacağı şeyin normalde nasıl hissettireceğini hissettirip “Değer mi?” diye sorgulatmak.

Zeynep bir not bırakmıştır: Öbür gün yazdığın saatte burada ol. (Okul içi)

Can, öbür gün yazdığı saatte orada beklemektedir. Zeynep:

- Gel gel, hoş geldin.

- Hoşbulduummm!

- Sana çikolata aldım. Pido, en sevdiğin.

- Yaa, teşekkür ederim.

- Konuşmamız gereken şey şu anahtar.

- Kırmızı güç hakkında mı?

- Evet. Güç senin için otomatik çalışıyor. Onu kontrol etmeyi denedin mi?

  • Hayır, bilmiyorum. Nasıl kontrol edebilirim ki?
  • Hani normal gücümüzü tamamen hissederek, bir parçan gibi kontrol ediyorsun ya. Onu da o parçanın içinde başka bir parça varmış gibi kontrol et.
  • İkisini birleştirmek nasıl olur?
  • Bilmem ki. Bunlar farklı güçler sonuçta. Nasıl birleşsin ki?
  • O da doğru. Ama uyumlu olan bir yol vardır.
  • Bir şey deneyelim. Dönüş.
  • Ne?! Herkesin içinde mi? Olmaz ki. Görürler.
  • Kimliğini zaten otomatik gizliyor.
  • Ya okul kıyafeti? Kapüşonluya dönüşünce anlamazlar mı?
  • Vücudunu insan haline dönüştüren güç kıyafetini de eski halde gösterir. Ama haklısın, tehlikeye atmamalıyız.

Arkada Sümeyye belirir.

S- Ne konuşuyorsunuz öyle? Ne tehlikesi?

Z- Hiç. Bu arada, Beyza seni çağırmıştı. Git bir bak istersen. Sınıfta bekliyor.

S- Neden çağırmış?

Z- Bilmem. Sen gidince sorarsın.

Sümeyye gider.

Z- Dur, Sümeyye. Sana bir şey göstereceğiz.

S- Ne?

E- Korkuyorum.

Sümeyye ile beraber okulun en alt katına, kameraların olmadığı o odaya giderler.

Z- Şimdi Erdoğan üstünü değiştirecek. Sen de bu kıyafetlerini yorumlayacaksın. Podyum gibi yapacağız.

S- İyi de bunu sınıfta yapamaz mıydık?

E- Böyle daha rahat olurum diye. Sınıfta üstümü değiştiremem sonuçta.

Can, içeride dönüşür ve kapıyı açar.

S- Eee? Neden giyimedin?

Zeynep ile Can bakışır.

E- Şey… Hayalî çünkü bu. Tabii ki evden yanıma kıyafet taşımam ki! Şimdi podyum yürüyüşüme bakın!

Can, ihtişamlı bir şekilde yürümeye çalışır ancak hamsi gibi kıvranıyordur. Zeynep ve Sümeyye gülmeye başlar.

S- Neyse, ben bir Beyza’ya bakayım.

Sümeyye gider. Zeynep, Can’ı içeri alır. Kamera görüntülerini gören müdür yardımcısı kendi kendine konuşmaya başlar ve memur yanıtlar:

  • Bunlar yine ne işler karıştırıyor?
  • Ses etme. Çocuk onlar, en fazla ne yapabilirler ki? Oyun oynuyorlardır.
  • Ama kamerasız odaya bildiğin göğsünden ittirerek soktu çocuğu. Ben bir gidip bakacağım.

O sırada konuşuyorlardır. Zeynep:

  • Dönüştün mü gerçekten? Neden ben o gitse de seni hala tam insan halinle görüyorum?
  • Evet, dönüştüm. Ve... bilmiyorum.
  • Belki de gergin olduğun içindir.
  • Belki de.
  • Şimdi ben odadan çıkacağım. Sonra insana dönüş. Sonra da dönüş. Sonra beni çağır.
  • Tamamdır da niye?
  • Belki dönüşümüne göredir. Teyzen sizi gördüğünde kapüşonluyla görünmenin başka açıklaması var mı bilmiyorum.
  • Bakalım.

Zeynep odadan çıkar. Beklerken birden müdür yardımcısı gelir.

  • Neden buradasınız?
  • Eee… şey… ben…
  • İçeride mi?
  • YOK. Yok yani… sınıfa çıktı.
  • E sen ne diye bekliyorsun kızım burada?
  • Biraz düşünmem lazımdı…
  • Neyi? Ne oldu ki? Hem kaç yaşındasın da düşüncelere dalıyorsun?

Müdür yardımcısı konuşurken bir yandan da odanın kapısını kilitler ve lambayı kapatır. Zeynep yutkunur. Can korkudan kaskatı kesilmiştir. Yardımcı tam gidecekken Zeynep, Sarı’ya dönüşür ve yardımcının zihnini kontrol ederek kapıyı açtırtır. Ellerini adamın kafasına doğru götürerek bunu yapmıştır. Yardımcı kapıyı açarken Sarı, güvenlik kameralarıyla göz göze gelmiştir. Bir kere daha yutkunur. Ardından kapı açılınca fazla belli etmeden adamı yukarı gönderir ve adamın zihninden bu olanları siler. Ardından yardımcı adam odaya girer ve memur konuşmaya başlar.

  • N’olmuş?
  • Bir şey yok.
  • Niye gittin? Bir şey yapma demiştim.
  • Bilmiyorum.
  • İyi misin sen?
  • İyiyim.
  • Sen ne olur ne olmaz git, yüzüne bir su çarp.

Sarı, zihni dinliyordur. Bu yüzden “Tamam.” demek istediğini düşünmesini sağlar.

  • Tamam.

Yardımcı odadan çıkınca memur, kamera görüntülerinden Zeynep’in nerede olduğuna bakar. Bunlar yaşanmadan önce de Zeynep:

  • Erdoğan. Sakın çıkma. Ben dönüştüm ve kamera önünde güçlerimi kullandım. Seni de sınıfa gittin sanıyorlardı. Yani, artık değil ama olsun. Sen şu anda çıkma. Ben gittikten sonra çık. İçimde kötü bir his var.

Bunları demiştir. Ardından sınıfa gitmiştir. Memur, Zeynep’in yerini ararken Can odadan çıkmıştır. Zeynep, sınıfın kapısından içeri giriyordur. Memur, nöbetçi öğrenciyi çağırır.

  • Kızım, 1B sınıfından Zeynep’i çağırır mısın?

Ve Zeynep gelir. Memur kapıyı kilitler ve konuşmaya başlar. Zeynep’in aklına hemen Müdür Yardımcısında olan anahtarlar gelir.

  • Seni neden çağırdığımı biliyorsun, değil mi?

Zeynep üçüncü kez yutkunur.

  • Sen öğretmenini hipnoz ettin, değil mi?

Zeynep şaşırır ama hemen kendine gelir. Ardından Sarı olur ve memuru bayıltır, zihnini siler. Kamera görüntülerini silmeye çalışır ancak kapı çalar. Dışarıdaki kişiyi yani yardımcıyı hisseder ve zihnini kontrol edip bahçeye yönlendirir. Kapının kilidini açar ve sınıfa kaçar. Olanları Can’a anlatır. Can;

  • NE OLDU DEDİN? Ne yaşamışsın… korkunç.
  • Evet, yakalanmışız. Ama çok şükür ki düzeltebildim. İnsanlara karşı daha dikkatli olmalıyız. Bu arada, sonuçlara bakalım. Ben seni hala insan bedeninde gördüm kimse olmasa da ama müdür yardımcısı falan geldi daha sonra da… Çok karmaşık.
  • Bence bu güçler bizi, bize en lazım olan hale getiriyor gibi.
  • Evet, gayet mantıklı. Bu dönüşüm olaylarını not edelim.
  • Bu notların kimse tarafından anlaşılmaması lazım.
  • Merak etme, çok garip bir yazı stili biliyorum, kimse okuyamaz ve okumaya da üşenir. Günlüğümü de öyle tutuyorum.
  • E ben nasıl okuyacağım?
  • Ben okur sana anlatırım…

Zamanla güçleri hakkında daha fazla bilgi edinirler. Güçleri, istedikleri şeyi otomatik yaptıran bir sistem ile birleşik çalışıyor. Mesela Sarı birini bayıltmak istediğinde sistem otomatik olarak kişinin beynini o yönde değiştiriyor. Mesela Yeşil, bir yarayı iyileştirmek istediğinde sistem, hücreyi yenilenmesini yükseltecek ve acı duyarlılığını azaltacak radyasyonla değiştiriyor. Ancak bilinmesi gerekilen iki şey var: Bu güçler sınırlı yani tekrar enerji toplamak gerekiyor ve daha çok detay, daha çok enerji tüketiyor. Bu yüzden güçlerin birbirinin işlevini yerine getirmesi mümkün ama zor; işlevsel ve verimli değil. Bu yüzden yapılacak işe en uygun güç ve güç kombinasyonları kullanılır. Evet, güç kombinasyonları. Güçler beraber uyumlu ve birbirine karşıt çalışabilir. Birbirine uyumlu derken: güçler değişmez, sadece bir işi biri, diğer işi diğeri yapar. Bunun örneklerini göreceksiniz.

Aradan uzun zaman geçer. Can, okulun “Slime delisi” olmuştur. Zaten küçükken sabunları ve şampuanları, tuzla birleştirerek “Tutkalsız, borakssız slime” yapmaya çalışıyordu. Can, parasını biriktirip önce izin alarak, sonra da harcamacı görünmemek için gizli bir şekilde slime ve slime malzemesi gibi kırtasiye oyuncak ürünleri alıyordu. Her hafta yeni bir oyuncak okulda popüler oluyordu. Bir oyuncak popüler oldu mu tüm herkes hemen o kırtasiyelerden (İki tane var: Biri okulun karşısında, aşırı kazıklayıcı; diğeri okul yolunda, az kazıklayıcı. Genelde yeni gelenler çok kazıklayıcı kırtasiyede oluyor.) o trend oyuncağı alırlardı. En çok yer tutanlar: Slime ve stres çarkı. Diğerleri: zıplayan kafa, minik kurbağa, elektrikli ve böcekli sakız şakası, stres topu, obreez, şişen sünger canlılar, yapışkanlı örümcek adam vb.

Can, bu ünü başlayınca tüm kız grubunu toplayıp slime oynuyor ve slime ile yeni oyunlar yaratıyorlardı. O zamanki aklım bunu şu an yazan bende olmadığı için açıklayamam. Ardından önce Zeynep eve sık sık gelmeye başladı ve birkaç kez diğer kızlar da geldi.

Sadece bir an

“Zeynep, slime’ın rengi olarak sarı parmak boyasını kullanıyor. Sanırım en sevdiği renk. Parmak boyasında sanırım beyaz tutkal var. Çabuk kuruyor. Ve içine boraks sıvısı karıştığında slime gibi katılaşıyor. “

  • Ben de yeşil seçiyorum.

Bu kız grubundan Ceylin ile Can’ın arkadaş olduğunu görünce Ceylin’in ikizi Canberk de Can ile arkadaş olur.

4. Sınıf bir sürü olayla geldi.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

10. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.