"Bittik! Elimde, bunların üzerinden aldığımız telsiz var! Sanırım nöbet değişim vakitleri geldi. Etkisiz hâle getirdiğimiz herkesten bir cevap bekliyorlar. Şüphelendiler. Hareketlendiler. Dağılıyorlar. Her yerin altını üstüne getirecekler!"
Bangchan ile birbirimizden ayrıldık. Bulunduğumuz mağazanın önündeki geniş koridorda toplu olarak ayak sesleri duyunca biraz daha geri çekildik.
Bunların hepsi silahlıydı. Bu yüzden belimdeki tabancayı çıkarıp elime aldım. Bunu yapmak zorundaydım.
Tabancanın emniyetini açtım.
Köşelerden ilerleye ilerleye başımı uzatıp koridorun durumuna baktım.
Alışveriş merkezi kare şeklindeydi. Her katta tüm mağazalar o geniş kare şeklindeki koridora açılıyordu. Mağazalar bu kareyi çevreliyordu. Karelerin aralarındaki boşluklardan da mağazanın diğer katları ve zemin katı görünüyordu.
Arkamda duran, kendisinden büyük cesaret aldığım Bangchan'a baktım.
Yutkundum.
Boşta olan elimin tersiyle gözlerimi sildim. Akan burnumu çektim. Kendimi toparlayıp mağazanın girişine çıktım.
Kapısına geldim. Başımı uzattım.
Yine arkası bana dönük olan 3 silahlı adam vardı.
Susturucusu olan tabancamı havaya kaldırdım.
Birini hedef alıp hızla silahı ateşledim.
Çıkan kurşun tam kafatasına saplandı.
O vurulurken garip bir ses çıkarıp sonra da yere yığılınca 2 silahlı adam bana döndü.
Elini telsize götüren kişiyi kimseye haber veremesin diye öncelikli hedefim yapıp ona sıktım.
Karın tarafından vurduğum için tek kurşunla değil, 3 kurşunla işimi hâllettim.
Lâkin diğerinin silahından çıkan kurşundan zor kurtulabildim. Kendimi geri çekmeseydim o kurşun çoktan bedenime saplanmış olacaktı.
Sorun şuydu.
O adamın uzun namlulu silahıyla açtığı ateşin sesi çok yüksekti. Eminim ki şimdi herkes burada toplaşacaktı.
"İşler karıştı. Tüm kameraları etkisiz hâle getiriyorum."
Jisung zor duyduğum sesiyle bu bilgileri verdi. Yerimden çıkıp ateş etmek istedim ancak başımı uzatır uzatmaz o pislik yine sıktı.
Başımın mesafesine hedef alıp duruyordu.
Ters köşe yapmak istedim.
Kendimi hızla yere, sol yanıma boylu boyunca bıraktım ve yerdeyken ona 4 el ateş ettim. Sonunda kanlar içinde yere yığıldı.
Ayağa kalktım.
Bangchan'a döndüm.
"Koş Bangchan! Çabuk gidelim buradan!"
Silah sesini duyanlar gerçekten şimdi her yerin altını üstüne getirecekti.
Bitmiştik.
Ben buradan koşup uzaklaşmak isterken Bangchan'ın hareket etmediğini gördüm. Hâlâ mağazanın içindeydi.
Bir mağazadan dışarıya bir de içinde olan Bangchan'a bakıp;
"Ne yapıyorsun? Hadisene!"diye bağırdım.
Bangchan başını olumsuz anlamda sağa sola salladı. Şaşkınca:
"Neler oluyor?" diye sordum.
Hızla yanına ilerleyip onu bileğinden tuttum. Arkama dönüp çekiştirmeye başladım.
Kımıldamadı yerinden.
Bileğini tutan kolumu tuttu. Beni kendisine çevirdi.
"Beraber gitmiyoruz Hwa Jin. Sen gidiyorsun buradan."
Diğer elimde bulunan tabancama uzandı ve onu kendi eline aldı.
"Git buradan! Gidin! Size ihtiyacımız var. Eminim Lee Know ile bizi kurtarmanın bir yolunu bulacaksınız. Git hadi. Ya da dur. Buraya bir yere saklan. Mağazanın alt katı var. Oraya in."
"Kendini yem mi yapacaksın?! Buna izin vermem! Veremem!"
"Sana git dedim Hwa Jin!"
İlk defa sesini yükseltti.
"O adamlara bunu yapanın ben olduğumu düşünecekler. Saklanan ve direnen kişiyi bulduklarını düşünüp kimsenin peşine düşmeyecekler. Tüm her şeyi kendimin yaptığını söyleyeceğim. Siz de işinizi hâlledebileceksiniz. Bunu yapmalıyım ve aşağıdaki onca insan için yapacağım. Kendine gel. Mantıklı düşün. Ardından derhâl aşağı in. Hadi!"
Gözlerim fedakarlığı karşısında doldu.
Onun da gözleri doldu. Başını geriye yatırdı ve dolan gözlerini benden gizlemeye çalıştı.
"Bir daha tekrar etmeyeceğim Hwa Jin. Aşağı in. Seninle yeniden görüşeceğiz, eminim. Sana güveniyorum. Aşağıdaki rehineleri kurtarabilmenizin tek yolu bu. Beni merak etme."
Yine ayak sesleri duymaya başladık. Sesler giderek yükselmişti.
Bangchan bir anda kendi eline aldığı tabancayı havaya kaldırdı ve ateşledi. Bir kişi daha yere serildi.
Askerliğini yaptığı için nasıl atış yapılması gerektiğini biliyordu.
"Git artık! Giiit!"
Gözyaşlarımı serbest bıraktım.
Hiç istemediğim takdirde arkama dönüp sarmal merdivenlerden aşağı inmeye başladım. Hızla inerek aşağıda bulunan kutuların arkasına gizlendim.
...