İçeriğe geç

Rehin // FanFiction

Bölüm 21 · 2 dk okuma

Rehin // FanFiction

Bölüm 21

21🩸Alnıma Dayanan Silah

"Bekle Hwa Jin. Kamerayı devre dışı bırakıyorum. Geçmek için sadece 20 saniyen var. 20 saniye sonra kamera yeniden devreye girecek."

Jisung'un hepimize verdiği kulaklıklardan gelen sesi dinledim. Ben de ona cevap verdim.

"Tamam Jisung."

Jisung'dan gelecek olan talimatı bekledim.

"Geç Hwa Jin. Sadece 20 saniyen var."

Talimat gelir gelmez hızla fırlayarak o kameranın gördüğü yerden koşarak çıkmaya çalıştım. Arka taraftaki süs bitkilerinin arkasına yerleşip soluklandım.

"Harikasın. Görünmüyorsun şu an. Kameralar şu an etkin, dikkat et."

Bulunduğum yer mağazalardan uzak bir yerdi.

Önümde çocuklar için yapılmış bir oyun havuzu vardı. İçi küçük, renkli, plastik toplarla doluydu.

Oyun havuzunun arkası da komple camdı.

Dışarıda toplanan araçları, polis araçlarının ve ambulansların birbirine karışan kırmızı mavi ışıklarını görüyordum.

Dışarıdaki kalabalığın da beni görmemesi lâzımdı. Beni gördükleri anda heyecan yapıp elleriyle falan gösterirlerse yine yanardım.

Lee Know'un sesini kulaklıktan işittim.

"Arka taraftaki yemekhanede toplanmış hepsi. Burası çok kalabalık. Üstelik poşetleyip poşetleyip gidiyorlar. Sanırım aşağıda rehin tuttukları kişilere yiyecek bir şeyler götürüyorlar."

Bunu duyunca ben de çevreme bakındım. Kimsenin olmadığını görünce kısık sesle söze girdim.

"Ben de yemekhaneye yakınım Lee Know. Senin tam tersi yönündeyim. Herhangi bir açık verecek nokta bulamadım. Geniş bir pencere bulmamız lâzım. Açabileceğimiz bir pencere. Ama aynı zamanda bulduğumuz bu pencere halkın ve ekiplerin toplanmadığı bir yerde olmalı. Camı açarken dışarıdakilerden biri görürse heyecanlanır ve parmakla gösterirler. Diğer katlarda nöbet tutanlar bundan şüphelenir."

"Haklısın, Hwa Jin. Ama öyle bir yer var mı bilmiyorum."

"Ben de bilmiyorum."

Jisung'un sahte gülüşünü işittik. Bir müddet sonra söze girdi.

"Ehehe. Yemekhane yemekhane dediniz, acıkan şu karnımı harekete geçirdiniz. Siz öyle diyince unuttuğum canım midem kendisini bana hatırlattı."

Haklıydı çocuk. Açtık, susuzduk. Bir şeyler alıp öyle dönmeyi deneyebilirdik.

Jisung kamerayı bir süre daha etkisiz hâle getirsin de çıkayım artık şuradan. İki büklüm oldum. Belim ağrıdı, boynum tutulacak.

Tam ona seslenecektim ki alnımda hissettiğim soğuk metalle olduğum yerde donup kaldım. Başımı yavaşça sağıma çevirdim.

Bir asker alnıma uzun namlulu silahının namlusunu dayamıştı. Ne ara geldi bu?

Özel kuvvetler cidden başka oluyormuş. Tecrübeyle sabit. Adam gölgesini bile belli ettirmeden alnıma silah dayadı!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.