"O Bangchan denen herifle biraz arana mesafe koyar mısın? Hayır, adam yarım saat öncesine kadar akşamleyin seni istemeye gidecek adam olduğunu gülümseyerek söylüyor. Sana hayran hayran bakıyor falan."
Adımlarımız olabildiğince yavaştı. İki elimizle de tabancalara sarılmış ve belimizi hafif eğerek dikkatle ilerliyorduk. Gülümsedim.
"Ne o? Kıskanıyor musun?"
"Ah, hem de çok. Nasıl kıskandığımı tahmin dahi edemezsin. Bir şey soracağım."
İkimiz de birbirimize değil, çevremize son derece dikkatle bakmaya devam ederken kısık sesle konuşuyorduk.
"Sor."
"Eğer bugün burada rehin edilmeseydik, şu saatlerde o adam seni istemeye gidecekti. Sen... Sen kabul edecek miydin?"
Doğrudan cevap verdim.
"Muhtemelen."
Adımlarını durdurdu.
"Cidden mi?"
Hızla sitem ederek ona gülümserken kızdım.
"Dikkatini dağıtma! Devam et! Dikkatin dağılacaksa sorularını daha sonra sor!"
Anında önüne döndü. Yanıma geldi. Tabancasını tetikte, iki eliyle birlikte tutup ağır adımlarla ilerlemeye devam etti. Gözlerini çevresine odakladı.
"Tamam tamam, dikkatimi dağıtmıyorum ama yine de şuradan çıkmadan evvel bana bir cevap ver. İçim rahatlasın, öyle gideyim."
Şu an ilerlediğimiz yer Jisung'un söylediğine göre kimsenin olmadığı, bomboş görünen bir yerdi. Asıl kalabalık daha ilerimizde kalıyordu. Biz de bu sebeple kısık seslerimizle konuşabiliyorduk.
"Muhtemelen kabul edecektim Lee Know. Sonuçta senden hiç böyle bir itiraf gelebileceğini tahmin edemezdim. Beni sevmediğini de düşünüyordum. En mantıklı seçenek benim için o olurdu."
"Yani bugün rehin alınmasaydık ben sana duygularımı itiraf edemeyecektim ve sen o adama evet diyecektin. Onunla evlenmeyi kabul edecek ve belki de evlenecektin. Ah, inanamıyorum! Düşündükçe kötü oluyorum. İyi ki rehin alınmışız."
Son cümlesini işitince ağzım hayretle aralandı.
"Ne dedin sen? İyi ki rehin mi alınmışız?"
"Evet. İyi ki. Eğer rehin alınmasaydık tam şu anlarda Ali Cabbar olmuştum. Artık müziği son ses açar kendime yakardım."
Kaşlarım çatıldı.
"Ne olmuştun? Anlamadım."
"Türkiyedeki arkadaşımdan öğrendiğim, müziğini çok sık dinlediğim ve hikâyesini bildiğim bir karakter Ali Cabbar. Müzik içinde şöyle bir söz geçiyor; 'Sevdiğin kız başkasına varmış, dayanabilirsen dayan Ali Cabbar.' İnsanlar manyak gibi dizi editleri yapıyor bu müzikle. Tam bu sözün geldiği kısma denk getiriyorlar sahneleri. Sahnelerde de genellikle başrol erkeğin sevdiği kız başkasıyla evleniyor ve başrol erkek onun düğününde görünüyor. Ah, çok kötü. Cidden o duruma düşecektim. İyi ki ya, iyi ki rehin alınmışız."
Şirin tepkilerine ve sözlerine sesli gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Yalnız rehin alınan biz değiliz, hatırlatırım." dedim.
Gülümsedi.