-
Kulaklarıma dolan telefon çalma sesiyle beraber göz kapaklarım zorlukla aralanmaya başladı. Gözlerimin kısık şekilde açılmasıyla bulunduğum yeri anlamaya çalıştım, gördüğüm ortamı algılayabildiğimde ise odamda olduğumu anladım.
Zorlukla yerimde doğrulmaya çalıştım, her yerim ağrıyordu. Özelliklede başım, resmen çatlıyordu.
Bu ağrılarımı umursamamaya çalışaraktan yatakta oturur pozisyona geldim. Acıyla kısılan gözlerim komidinin üzerinde çalan telefona döndü. Elimi uzatıp telefona erişmeye çalışırken tam telefonu tutmuştum ki telefon elimden çekildi.
Telefonu elimden alan ele baktığımda bu elin sahibinin; babam olduğunu gördüm.
Yüzüne baktığımda ekrana kitlenmişçesine bakıyordu.
Gülerek “Taehyung demek ha? Bir de isminin yanına kalp koymuş, sürtük.” dedi, ekrandan çektiği gözlerini bana çevirirken.
Gülüşünden korkmamın yanı sıra, göz göze gelmemizin daha korkutucu olduğu kesindi. Ve şu an gözlerimiz birbirine bakıyordu, korkup hemen kafamı eğdim.
Babamdan ufak bir gülüş sesi duyduktan sonra, bana uzatılmış telefon görüş açıma girdi. Kafamı tekrar kaldırıp ona baktığımda garip bir gülüşle bana telefonu uzatıyordu.
Gözleriyle telefonu işaret ettiğinde ise demek istediğini anlayıp telefonu, elinden dikkatlice çekmiştim. İki elimle telefonu tutarken babama baktım ve konuşmaya başladı; “Sen akıllanana kadar evde kalacaksın, bu yüzden şimdi o sevgilin dediğin piçe; hasta olduğumdan bir kaç gün okula gelemeyeceğim diye yaz.” dediğinde kalbim çok hızlı atmaya başladı.
Kararsız kalmış şekilde kapalı ekrana bakıyordum ki saçımın sertçe tutulup geriye çekildi. Acıyla inledim ve babamla göz göze geldim, yine.
Babam saçımı daha sıkı kavrarken “Lan piç, ben seninle vakit kaybetmek zorunda mıyım!? Şimdi çabuk, o siktiğiminin telefonunu açıp dediklerimi bir bir yazıyorsun! Anlaşıldı mı!?” diye bağırdı. Yüzü o kadar yakındı ki bağırırken kulaklarımı ağrıtmıştı. “Sana anlaşıldı mı dedim!?” diye tekrar gürlediğinde korkuyla başımı salladım. Konuşamıyordum, ağzımdan kelimeler dökülmüyordu. Gözümden bir damla yaş süzülürken babamın gözlerimin büyüdüğünü gördüm.
“Bir de ağlıyor musun!? Ağlamaya hakkın var mı senin!? Sordun mu bana he!?” diye bağırdı, ağlayamayacak mıydım? Ama yapabildiğim tek şey oydu ve istemeden olu veriyordu, nasıl engel olabilirdim ki buna?
Korku ve endişe dolu yüzüm babamın hoşuna gitmiş olacaktı ki bir psikopatı andıran gülüşüyle “Bundan sonra nefes alırken bile bana soracaksın, anlaşıldı mı?!” diye bağırdı.
Kafamı olumlu anlamda salladığımda saçlarımdaki elini, sert şekilde ittirerek bıraktı. Acı içerisinde inleyip hemen telefonun ekranını açtım, sohbetlerden Taehyung’a tıkladığımda bir sürü mesajla karşılaştım.
-
Taehyung💗
15 cevapsız çağrı ☎️
Jungkook?
Neden telefonları açmıyorsun
Bir sorun mu var?
Jungkoookk
Güzelim korkutma beni
İyi misin?
Dünden beri hiç yazmadın?
Bir şey mi oldu?
Jungkook ilk derse gelmedin
Neler oluyor??????
Evinize gelmeli miyim?
Sana sorun çıkar diye gelmedim
Jungkook ikinci derse girdik bile neredesin
Cidden aklımı kaçıracağım korkudan
Jiminede sordum o da bilmiyor nerede olduğunu
İyi misin???
Jungkook
Bogum bana piç piç gülüyor
Bir şey oldu değil mi
Biraz daha cevap vermezsen her şeyi siktir edip geleceğim
11.32
Minik ressamım💕
Taehyung
Lütfen… kurtar beni buradan korkuyorum..|
Seni endişelendirdiğim için üzgünüm
Dün erkenden yattım ama uyuya kalmışım
Üşüttüm galiba bir kaç gün evde kalıp dinlensem iyi olacak
Taehyung💗
Jungkook
Şükürler olsun yazdın
Hasta mısın?
Bir gariplik var gibi|
O kadar kötü müsün?
Dün hiç bir şeyin yoktu
İyi misin?
Geliyim mi yanına?
Minik ressamım💞
İyiyim
Lütfen gel…|
Hayır gerek yok
O kadar kötü değilim
Her yerim mosmor olmuştur büyük ihtimalle, nefes almakta bile güçlük çekiyorum…|
Hem babam evde rahatsız olmanı istemem
Taehyung💗
Sen gelmeme asla hayır demezsin ki|
Çok garip, herhalde fazla üşüttü|
Ben senin yanında olduğum hiç bir zaman rahatsızlık hissetmem beni merak etme
Eğer gelmemi istersen araman yeterli
Biliyorsun
Minik ressamım💕
Biliyorum teşekkürler
Keşke şu an sana sığınabilsem, korkuyorum|
Babam bana çok kötü bakıyor, odadan bir saniye çıksa sadece sesini duymak için bile ararım|
Gitmeliyim görüşürüz❤️
Taehyung💗
Görüşürüz birtanem❤️
-
Telefonu kapatıp istemeye istemeye babama geri verdim. Telefonu sanki elimden koparmak istercesine çekip saçımı sert bir şekilde çekerek bırakmıştı. Kafam onun saçımı sertçe çekmesinden dolayı öne savrulmuştu.
Ardından bir şey demeyerek odada çıkmış, kapıyıda sert şekilde kapamıştı. Çok kısa süren sessizliğin ardından kapı kitleme sesiyle dondum, beni odaya kilitliyordu.
Bunun verdiği korku duygusu tüm vücudumu sardı.
Merdiven inme sesleri sonrasında dış kapının kapanma sesini duydum, babam evden çıkmış olmalıydı.
Su bile vermeyi düşünmeden çekip gitmişti, beni bu karanlık odaya hapis ederek. Yatakta otururken bacaklarımı kendime çektim, kendime sarılır vaziyette. Su bile vermemesi normaldi, sonuçta ben iğrenç biriydim. Hiç bir şeyi hak etmiyordum. Sadece kısa bir sürelik kendimi kandırmıştım; değerliyim, diye. Bana kısa bir süre olsa bile bunu hissettiren Taehyung’a teşekkür etmeliydim, tekrardan. Ama öyle bir şans elde edebilir miydim artık, bilmiyorum.
Gözümden bir yaş süzüldü, yüzümden aşağı doğru kayan göz damlaları ıslak şeritler bırakıyordu. Islak şeritler bırak göz yaşlarım ise bir ateş misali canımı yakıyordu. Düşen damlaların ardı arkası kesilmez şekilde artmaya başladı. Kalbim acıyla yanmaya başlıyor gibiydi, olduğu yerde sıkıştı.
Bana yarattığı sıkışma hissi yüzünden sağ elimi yumruk şekline getirip tam kalbimin üstüne bastırdım. Artık sesimi tutamayıp ağzımdan bir hıçkırık kaçırdım fakat kendi sesimi duymak beni rahatsız etmişti. Bu yüzden yumruk halindeki elim ile bu sefer de ağzımı kapattım, sıkıca.
Bedenim yatakta yavaşça aşağı kaymaya başladı ve yatar pozisyona geldim. Gözlerimi sıkıca yumdum, görmek istemiyordum, duymak istemiyordum, ses çıkarmak istemiyordum, hiç bir şey istemiyordum.
Gözlerimi sıkıca yummuşken uyumayı diledim, çaresizce. Belki uyursam bu iğrenç sahnelerden kurtulurum, bu iğrenç bedenimden kurtulurum diye düşündüm.
-