İçeriğe geç

REFRESH • Taekook

Bölüm 19 · 5 dk okuma

REFRESH • Taekook

Bölüm 19

19.Bölüm

-

Eve gelmek üzereydim, birkaç metre kalmıştı. Yaklaştıkça geri gitmek istiyordum ama bunu yapmayacaktım. Zaten annem ve babam çok büyük ihtimalle evde bile değildi. Sıkıntı olmayacağını kendime söylemeye çalıştım. Ne kadar işe yararsa artık.

Evin kapısının önüne geldiğimde derin bir nefes aldım. Aslında benim için çok değişik bir olay değildi ama tahminimce gördüğüm rüyadan dolayı ekstra etkilenmiştim olaydan. Zaman zaman babamın beni dövmesinden baygınlık geçiriyor veya hastaneye kaldırılıyordum. Bunu kendimi hatırlatarak sakinleştim -her zamankinden farklı bir şey yaşadığımı düşünürsem, altında neden ararım veya daha çok stres olurum diye düşünüyordum.- kapıya hâlâ bakıyordum.

Derin bir nefesle anahtarını çıkarmış, kapıyı açmış, sessiz olmaya özen göstererek içeri girmiştim. Girdiğim gibi sessiz ve karanlık eve dikkatlice bakıyordum. Ayakkabılarımı çıkarıp salona doğru yürüdüm. Salon kapısından baktığımda kimseyi görmediğim için derin bir nefes aldım. Merdivenlerden çıkıp odama gittim.

Odamın kapısında duraksadım. Derin bir nefes alıp kendi kendime konuşmuş "Sorun yok, hatırlamayacaksın, evde de değiller sıkıntı, yok." demiştim. Hafif sakinleşmemle odama girdim.

Amacım olan üstü yıkamak için üstümü değiştirdim. Pijamalarımı giyip Taehyung'un kıyafetlerini odamın karşısındaki odada olan çamaşır makinesine attım, makineyi çalıştırıp oradan çıktım ve odama geri gittim.

Yatağıma doğru ilerledim, tam yatacakken karımın guruldaması ile durdum. Yemek yemediğimi o sıra hatırladım. Aslında bir şey yemek istemiyordum ama yemeden uyuyamacağımı bilerek mutfağa doğru yola koyuldum.

Mutfağa geldiğimde buz dolabını açtım ve bir süre içine baktım. Fakat içki dışında başka bir şey yoktu. Malum, aile yemeği olmayınca kimse yemek yemiyordu. Anne ve babam akşam yemeğini dışarda yiyorlardı, ben ise genelde yemiyor veya çok açsam hazır noodle yapıyordum. Açıkcası evde pek iştah açıcı olan şeyler olmadığından insan acıkmıyordu.

Dolapta bir şey olmamasından dolayı yine hazır noodle yemeğe karar verdim. Dolabı açıp bir tane seçtim ve yemek için üzerine kaynamış suyu koyup kapadım. Beklerken yemek çubuklarını çıkardım, kendime ufak bir sofra tarzı bir şey yaptım.

Üç dakika sonra olduğunu düşündüğüm noodleye soslarını döküp karıştırdım. Mutfak masasına oturup sesizlikle beraber yedim.

Bitirip bulaşıkları yıkadım, yerlerine yerleştirdim. Çöplerimide attıktan sonra kimsenin olmamasını fırsat bilerek girmeye korktuğum salona girdim. Aklımda gidemediğim resim dersi vardı, gitmeyi çok istiyordum.

Televizyonu açıp koltuğa uzandım, uyumak için. Sessizlikte uyumayı sevmezdim, korkutucuydu. Televizyondan gelen sesle rahatça gözlerimi yumdum ve güzel bir uykuya daldım.

-

Derin uykumdan kapının ziline ard arda basılıp kapının sertçe çalınmasıyla uyandım. Gözlerimi ovuşturup yerimden tedirginlikle kalktım. Babamın gelme olasılıyla yutkundum, sinirli olabilirdi. Koşar adım kapının önüne gidip titremeye başlamış elimle kapıyı açtım.

Yüzüm yere eğikti, gözlerinin içine bakamazdım. Kapıyı sonuna kadar açmamla gelen ses, şaşırmamı sağlamıştı.

"Jungkook!? Tanrım şükürler olsun." Sesin sahibi Taehyung'du. Sesi çok endişeli gelmişti. Kafamı kaldırır kaldırmaz bana sıkıca sarılmıştı. Bende sarılışına karşılık verip şaşkınca kaldım. "Taehyung, sorun ne? Neden buradasın?" dedim ve Tarhyung geri çeklip yüzüme baktı. "Çok endişelendim, sana bir şey oldu sandım. Olmuşta zaten, özür dilerim yanında değildim. Böyle direkt çıkıp eve geldiğini öğrenince aklımdan neler neler geçti, birde kaç kere aradım açmadında." dediğinde yutkundum. Böyle olacağını hiç düşünmemiştim "Seni endişelendireceğimi düşünemedim, özür dilerim." dedim ve mahçup bir şekilde kafamı eğdim.

Taehyung hafifçe gülümseyip "Tamam, sıkıntı yok ama bundan sonra bir şey olunca haber ver, gerçekten çok korktum." dedi. Kafamı onaylarca sallayıp tekrar yüzüne bakmıştım. "Ailen evde mi?" dediğinde "Hayır değiller, istersen içeri gel." diye cevapladım. "Sorun olmasın?" diye sormuştu, haklı olarak. "Olmaz heralde, birazdan arayıp ne zaman geleceklerini sorarım." dedim.

Taehyung onaylayıp içeri geçmişti. Bende kapıyı kapayıp arkasından ilerledim. Önüne geçip ona salona kadar rehberlik ettim. Salona geldiğimizde aç olup olmadığını sormuştum, o ise olmadığını söyleyip koltuğa oturdu. "Telefonumu alıp geleceğim." dedim. Taehyung beni onaylar onaylamaz hızlı adımlarla odama çıktım.

Odama geldiğimde komodinimin üzerindeki telefonu aldım. Ekranı açar açmaz *20 cevapsız çağrı* bildirimine baka kaldım, Taehyungdu hepsi. Üstüne birde birsürü mesaj atmıştı.

-

Taehyung

Taehyung

Jungkook?

Neredesin gelmedin yanıma

Canın mı istemedi, yoksa bir sorun mu var?

Görünce yaz lütfen

Olanları duydum

Neredesin?

Jungkook

İyi misin?

Lütfen cevap ver korkutma beni

Jungkook aklıma türlü türlü şey geliyor cevap ver

Jungkook lütfen

Okuldan çıkmışsın neredesin?

Tanrım çıldıracam şimdi

Jungkook??

Eve mi gittin?

Niye cevap vermiyorsun??????

Şehri alt üst ettim

Yoksun hiçbir yerde

Delirmek üzereyim

Eve gitmemişsindir diye düşünüyorum

Eve gittiysende cevap verirdin diye düşünüyorum

Resim dersine bile kalmadın

İyi misin

Jungkook evinize doğru geliyorum

Lütfen gelince kapıyı sağlam bir şekilde aç

Gelmek üzereyim

-

Gördüğüm mesajlarla dili tutuldu resmen, kendime bir şey yaptığımı sanmış olmalıydı. Ben yapamazdım zaten, korkardım. Malum çok korkak biriyim ama onun böyle düşünmesine neden olmam üzülmeme neden oldu. Aşağı indiğimde özür dilemeliydim.

Daha fazla bekletmemek adına arama yerine girip Annemi aradım. Uzun bir süre çaldıktan sonra telefon oflama ile açılmıştı. "Ne var?" diye bir ses gelmişti. "Anne şey, sizi göremeyince yani evde göremeyince aramak istedim. Eve geliyor musunuz diyede sormak için" annem derin bir nefes almış ardından "Babanla iş seyahatine çıktık, yurt dışındayız. Yarın döneriz belki." dediğinde yutkundum. Kırık bir ses tonuyla, "Tamam, iyi yolcu-" sözümü bitiremeden yüzüme kapamıştı. Gerçekten kırılmıştım, her zaman olduğu gibi. Aramasam büyük ihtimalle beni unutmuşlardı bile. Fazla kafama takmak istemedim, ayrıca Taehyung'u bekletmekte. Bu yüzden hızlı adımlarla salona indim.

İndiğimde Taehyung'u telefonuna bakar bir şekilde buldum. Dikkatini çekmek adına "Annemler seyahate çıkmış, yarın belki döneriz dediler." demiştim. Konuşmamla Taehyung telefonunu bırakmış, anladığını belirtircesine kafasını sallamıştı.

Taehyung'a karşı mahçup hissettiğimden "Özür dilerim mesajlarını gördüm, çok endişelenmiş olmalısın." dedim. Taehyung tebessüm etmiş "Evet endişelendim ama sorun yok, sen iyisin sonuçta." demişti. Bende hafif burukça tebessüm etmiş yanına oturmak için ilerlemiştim.

Yanına geçip oturduğumda Taehyung, "Resim hocası ödev verdi, tuval yapmamız gerekiyormuş." diyip konuya girmişti. Dediği şeyle heyecanlanmıştım ama aklıma dolan şeyle heyecanım anında gitti. "Tuval malzemesi alamam, ailem izin vermez." dedim. Taehyung dediğime karşılık "Okul verecekmiş zaten, geçiş sınavı gibi düşün." dedi.

İşte bu güzeldi, tuval yapmayı hep istemişimdir. Heyecanla Taehyung'a dönüp "Gerçekten mii?" dedim ve kıkırdadım. Taehyung'da kıkırdamamla gülüp "Gerçektenn" demişti.

Heyecanım git gide artarken Taehyung bir anda sessizleşti. Bu sessizliğinin nedenini anlayamamıştım. Tam soracakken Taehyung konuşmaya başladı. "Jungkook, seninle bir şeyler hakkında konuşmak istiyorum." dedi, onu şaşkınca onayladım ve devam etti.

"Öncelikle okulda olan mevzu hakkında ne olduğunu senin ağzındanda duymak istiyorum." Dedi ve "Ayrıca burnundaki yara bandından olayın gerçekten ciddi olduğu anlaşılıyor, iyi misin?"

Gözlerim hafif doldu ve derin bir nefes alarak konuşmaya başladım, anlatmam gerekiyordu. En azından bunu yapmalıydım, daha fazla merak ve endişe hissetmesini istemezdim.

-

Olayı detaylı bir şekilde anlattım, Taehyung sinirlenmiş ama belli etmemeye çalışmıştı. Ardından burnuma pansuman yapmıştı.

Acıdığını tekrardan o an hatırladım.

"Taehyung." dediğimde Taehyung'dan söylemem için onaylayıcı bir "Hm." sesiyle devam etmeye cesaret ettim. "İki şey konuşmak istediğini söylemiştim ikincisi ne?" Diye sorunca Taehyung gülümsedi.

"Seni bir tanıdığımın resim kursuna yazdırmayı teklif edecektim, biliyorum ailen izin vermez ama hayallerini bırakmamalısın. Beraber gizleriz, senin için elimden geleni yaparım." demişti. Dediğiyle dona kaldım ne desem bilemiyordum.

-

Bölüm sonu

1 yorum