-
Hasta yatağından dışarıyı izliyor düşünüyordum, her şeyi. Rüyamı, babamın beni bu hale getirmesi, annemin umursamayışları, Taehyung'un beni merak etmiş olması ve dediğim gibi her şeyi.
Sorunum ne onu bile bilmiyordum. Ciddi bir şey ise bile ailem yanımda refakatçi olarak kalmazdı, bu yüzden ikilemde kalmış düşünüyordum. Doktor geldiğinde ona sormaya karar vererek sakin ve sessiz bir ortam yaratmak adına gözlerimi kapattım.
Ağlasam ağlardım ama kendimi tutuyordum. Kalbimde bi ağırlık vardı, ne olduğunu çözemediğim. Boşluk hissi diyorlardı, buna çoğu kişi. Sürekli hissettiğim bu rahatsızlık verici hisle yatakta sağa doğru dönüp yastığa sarıldım. Yastıktan hastane kokusu buram buran geliyordu. Bu yüzden yüzümden uzaklaştırdım.
Rahatlamaya çalışırken çalan kapıyla kapıya doğru dönüp "Gel" diye seslendim. Sesimle beraber açılan kapıdan içeri giren Taehyung'la gözlerim büyüdü. Heyecanla birlikte yatakta doğrulmaya çalıştığım sırada Taehyung hızlı adımlarla yanıma gelmiş, beni yatmam için hafifçe ittirmişti. Ardında konuşup "Lütfen kalkma, gerek yok" demişti. Sesiyle onu onaylayıp arkama yaslandım.
Taehyung yanıma sandalye çekip oturmuş, bana endişe dolu gözlerle bakıyordu. "Ne oldu, nasıl buraya geldin?" dedi. Öğrenmesine gerek olmadığını düşünerek yalan söylecektim ki Taehyung "Sakın yalan söyleme" diye mırıldandı. Ben ise emin olamayarak "Bence gerçeği bilmemen daha iyi olur, ikimiz içinde.." dedim fakat Taehyung hâlâ emin olan ses tonuyla "Hayır ,daha iyi falan olmaz. Lütfen tüm gerçekliğiyle anlat, bana güvenebilirsin." demişti.
Zaten kendimi ağlamamak, içimi boşaltmamak için zor tutuyordum. Anlatmaya başlarsam kesin ağlamaktan nefes alamayacak hâle gelirdim. Son kez emin olmak adına, dolu gözlerle "Tamam anlatırım ama ağlayabilirim, eğer ağlamamı görmek istemezsen söyle" dedim. Taehyung derin bir nefes almış ve bana "Neden ağlamanı görmek istemeyeyim?" dedi. Gözlerim iyice dolarak "Ağlayınca çirkin oluyormuşum.." dedim. Taehyung'la göz teması kuramıyordum. Dediğim şeye karşılık Taehyung tekrar derin bir nefes almış ardından "Çirkin falan olmuyorsun, bir daha böyle düşünme" demişti.
Daha fazla uzatmamak adına anlatmak için burnumu çekip konuşmaya başladım. "Seninle buluştuktan sonra eve girdiğimde ev sessizdi büyük ihtimalle annem uyuyordu. Babam da dışardaydı. Bende onların seslerinin olmamasıyla odama çıktım, yatağımda yatıyordum." derin bir nefes alıp devam ettim.
"Asıl olay seninle mesajlaştıktan sonra başladı. Telefonu kapatıp uyumak için gözlerimi kapamıştım, birden çarpan kapı sesiyle uyandım. Uyanır uyanmaz babamın bağırış sesini duydum, yataktan fırladım." devam etmek zor geliyordu ama yapmalıydım.
"Sabah babamla annem kavga etmişti, bu yüzden babam da evden çıkmıştı. Galiba babam alkolün dozunu kaçırmış kafası yerinde değildi." nefeslerimin ciğerlerime yetmediğini hissediyordum.
"Sonra babam odama geldi, bana bağırdı bir sürü." Gözümden bir damla yaş düştü. "Bana dışarı çıkmaya, mutlu olmaya hakkım olmadığını söyledi. Beni kandırdığınızı, gerizekalı olduğum için size inandığımı,
arkadaş olduğumuzu sandığımı iddia etti ama sen bana hiç kötü davranmadın, hatta çok güzel bakıyorsun. Nasıl kandırdığını düşünebilirim ki? Babam sizi tanımıyor bile." Göz yaşların artarken Taehyung hâlâ beni dikkatlice dinliyordu.
"Babam bana bir kaç soru sordu, ben cevap veremedim. Konuşmaya çalıştım ama sesim çıkmıyordu. Çok korkmuştum ve babam bunu anlamayıp beni onu dikkate almadığımı düşünerek suçladı." ağzımdan bir hıçkırık kaçtı ama devam etmeliydim, çünkü bekletirsem bir daha konuşacak güç bulamazdım kendimde.
"Sonra bana 'sana güzel bir disiplin vermek gerek' diyip saçımdan tuttu ve..." yeniden göz yaşlarım artıyordu. Taehyung bana yaklaşıp saçımı okşamıştı. Babam benim saçımdan tutup duvarlara vururken o benim saçımı okşuyordu. Tekrar derin nefesimi alıp "Dolaba doğru fırlattı. Sırtımı çok sert bir şekilde vurdum, canım acıdığı için bağırmıştım. Babam ise bana 'Canın acıyınca nasıl sesin çıkıyor' gibi bir şey diyip yumruk attı. Kafamı çok sert dolaba vurdum." Hıçkırıklarım git gide artıyordu.
"Başım dönmeye başlamıştı, daha sonra ne dediğini çok hatırlamıyorum. Sadece ben bayılmadan önce annemin babama 'Asıl gerizekalı sensin, kulağından kan akıyor görmüyor musun!? Bir de hastaneye gidip açıklama yapmak zorunda kalacağız senin yüzünden.' dediğini hatırlıyorum. Her zamanki gibi beni değil uğraşacak olmasını düşünmüştü. Zaten sonra kandan dolayı galiba bayılmışım, bugün burda uyandım." Sonunda göz yaşlarıma rağmen bitirmiştim.
Ağlayışım artarken Taehyung yatağa oturmuş, bana sarılmıştı. Sarılmasıyla hıçkırıklarım ve göz yaşlarım artmış, hüngür hüngür ağlamaya başlamıştım. Taehyung'un sarılışına sıkıca karşılık vermiş, dahada yakınlaşmamıza sebep olmuştum.
Hâlâ sarılır vaziyette Taehyung "Özür dilerim" demişti. Neden özür dilediğini anlayamamış sakince "Neden özür diliyorsun?" diye sormuştum. Taehyung ise bana "Her şey için, hem belki seni o saatte davet etmeseydim baban bunları yapmazdı." demişti. Şokla geri çekilmiş, stresli şekilde "Senin hiçbir suçun yok. Özür dilersen ben keşke anlatmasaydım diye düşünürüm, hem ben çok mutlu oldum buluştuğumuz için. Babam zaten sinirliydi illaki böyle bir durum yaşanacaktı." diye durumu açıklamaya çalışmıştım.
Taehyung hâlime sırıtmış ve dudaklarını alnıma bastırmıştı. Alnımda hissettiğim sıcak dudaklarla içim titremişti resmen. Kalp atışlarım an ve an hızlanırken bağlı olduğum makineden gelen ses artmıştı.
Taehyung sesle gözlerini ekrana çevirmişti. Panikle bana "Sorun ne, iyi misin? Doktoru çağırayım mı?" diye sorular dizdi. Bir sorunum yoktu ama durumu nasıl açıklamalıydım bilmiyordum. Sadece "Sorun yok, ağladım ya ondan olmuştur" diyebildim. Taehyung anlamaz gözlerle istemsizce beni onaylamış ardından "Güzel yüzündeki morlukları tek tek öperek geçirmek isterdim." dedi.
Kalbim yerinde işte şimdi çıkacak gibi atıyordu. Kalp atışlarımı ölçen makineden yine ses yükseldi ama bu sefer daha yüksekti. İkimizde göz temaslarımızı ayırmıyor, birbirimize bakıyorduk. İçimden 'öpsen keşke' dedim ama sessizliğin içinde kaybolmuştu. Dışarı çıkmazdı.
Oluşan sessizliği ani açılan kapı bozmuştu. İkimizinde bakışları kapıda nefes nefese doktorları gördüğünde şok olduk. Doktorlar ve hemşireler ise bize bakıyordu. Doktorlardan biri "Efendim iyi misiniz?" dedi. Büyük ihtimalle makineden bildirim gitmişti onlara ve hepsi panikle gelmişti. "Evet iyiyim, kusura bakmayın. Korkmuşsunuzdur." dedim pişmanca. Doktorlar olanı tahmin etmiş olacak ki hafif sırıtmış "Siz iyiyseniz sorun yok, o zaman biz gidiyoruz." demişti.
Başımla onu onaylayıp gitmelerini izlemiştim. Ardından Taehyung'a dönmüş ve yan profili ile karşılaşmıştım. O gerçekten çok yakışıklıydı, bunu onu her görüşümde söylüyordum. Taehyung bakışlarımı fark etmiş olacak ki bana doğru bakmış yine göz göze gelmemizi sağlamıştı. Bakışlarımızı ayırmadan "Annen veya baban ne zaman gelir?" diye sordu. Sorduğu şeyle kırgınca sırıtıp "Gelmezler.." dedim. Taehyung'da bana şaşkınca bakıp "Bu gece tek mi kalacaksın hastanede?" demişti. Onu onaylamıştım, dediği şeyle bende yeni farkına bakmıştım. Gerçekten korkutucuydu, zaten tek yatmayı sevmezdim bir de hastanedeydim.
Sonra ise Taehyung'un kalbimi tekrardan hızlandıran sorusuyla yutkundum.
"İstersen ben kalabilirim" dedi.
-