İçeriğe geç

Rakip

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Rakip

Bölüm 3

Bölüm 3:Keskin Nişancı 💣

“Sessizdi… ama her sessizlik bir hamleydi.”

Altuğ Zincir

Sipahiler klanının lideri korkak olduğumuzu vurgularken içimdeki kazanma hırsı gittikçe büyüyordu. Sanki herifin de amacı buymuş gibi. Beliki çekişmeli bir maç istiyordu. O halde bizde ona istediğini veririz.

“Ateş keskin nişancılığı sen oyna. İlkin ve Şeref taramalı tüfekler de sizde … ve Servet M10 silahı bizde olacak. Az ölmeye ve daha çok vuruş yapmaya çabalayın, hatta ne kadar asist yaparsanız o kadar iyi.” diye bir açıklamada bulunurken onlara bakmıyordum. Tek odağım Sipahiler’in elderi idi. Bu maçın galibiyet tarafı biz olacaktık.

“Abi bari ben senle olsaydım ya.” dedi Şeref beklediğim bir halde itiraz da bulunarak. Göz devirdiğimde şerefsiz Şeref susmayı bilmedi tekrar devam etti konuşmaya. “Servetin M10 silahını ne kadar sik gibi kullandığından haberin yok. Bizi Sipahiler’e Rezil etme. Taramalı tüfekle, P90 ile oynarsa daha iyi olur amk. Onun yerine benim geçmem daha doğru olur.”

İçimde defalarca kez sabır çekerken Servetin öfkeyle araya girmesi ile konuşma uzadı. “Sik olan senin kafan, Şerefsiz. Şu zamana kadar nerde gördün M10 silahını sik gibi kullandığımı.”

“2vs2 düello oyununda. O gün senin tarafına geçtim diye kendime defalarca kez lanet ettim. M10 silahın imlecini adamın kafasına doğrultman gerekiyordu. Peki sen ne yaptın? İmleci adamın götüne doğrultun. Sen vurana kadar adamın tek vuruşuyla yıkıldın, amk çulsuz Serveti.”

Onlar konuştukça öfkem ve hırsım artıyor, derhal bu iki gerzeğin kafasını kırıp oyuna dönme isteği içimde yanıp tutuşuyordu. Bunu fark eden ilkin “Kesin şunu. Birazdan ks’ye kayılacağız ve siz ikiniz çocuk gibi kavga ediyorsunuz. Bu kavganızı bar bugün yapman. Bizim için ne kadar önemli bir maç olduğunu farkına varın.” dediğin bu iki gerizekalı laf atmayı kesti.

“Onlarda akıl mı car senin cümlelerini idrak edebilsinler, Irmak?” diyen Ateşle karşı son bir kez daha birbirilerine kötü kötü bakarak önlerine döndü.

Gözlerimi kısıp ikisinde dik dik bakarak bilgisayarları işaret ettim. “Biraz daha sınırınızı aşarsanız sizi klandan ayırırım. Dudunuz mu beni?”

İkiside yavru köpek gibi başlarını sallayıp beni onayladıklarında önüme döndüm ekran kararmış altın renkle maçon başlamasına ger sayım başlamıştı.

Oyunun kaliteli ekranı açıldığında vücudumun dikleştirip sandalyemi masaya doğru yaklaştı bilgisayara doğru eğildim. Oyun başlamadan önce ısınma turu başladığında her kalandaki  oyuncular birbirinden ateş etmeye başladılar. Bu oyuna başlamadan önce yapılan bir ısınma turuydu. Verilerine ateş ederken her defasında Sipahiler klanının lideri olan Nyoctorya’nın karşıma çıkmasını bekledim lakin her ateş ettiğim kişi oyuncu farklı kişilere sahip olurken bir kez dahi Nyoctorya tarafından vurulmadım.

Aradan geçen 30 saniye sonra ısınma turu bitmiş durumdaydı heyecanla ks’nin başlamsını bekledim. Sonunda oyun başladığında hepimiz önceden planladığımız gibi silahlarımız seçtik. M10 silahını alarak duvar arkasına geçip nişan konumuna açtım. İleriye doğru koşan oyunculardan birini tam kafasından vurduğunda ekranda beliren ismi okudum. Virex…

Pekala! Sanırım Nyoctorya bizden saklanıyordu. Sesli bir şekilde gülerken Ateşte bu surumu farkına varmıştı. Gülüşüme eşlik edip “chatten yazarken fazla cesurca davranıyordu. Geriye doğru çekilmesinin sebebi ne olabilir?” dediğinde İlkin araya katıldı. “Belkide şuanda üzerimize nişan doğrultmuştur. Ne olur ne olmaz dikkatle oynamalıyız.”

İlkin haklıydı. Nyoctorya tam bir sinsi herifti. Her an aramızda birini vurarak bizi şaşırtabilirdi. Tam bir göt.

“Sevgilim, Sipahiler her ne kadarda duyulmuş ve ün kazanmış bir klan olsada bu klan liderinin korkak olduğunu değiştirmiyor.”

Servetin söylediklerini hiç kimse takmazken daha çok oyuna odaklanmak amacıyla kulaklığım sesini fulledim. Hızla bize doğru etek eden oyuncuları bazen tek bir kurşunla bazende iki kurşunla püskürtüyordum. Oyunun silah ses mekaniği beni daha çok gaza getirirken silah ermeyi bırakıp Nyoctoryayı aramaya başladım. Hızla duvarların kenarından geçip karşıma çıkan kişilere ateşleyip üst üste dizilmiş olan kutuların üstüne çıktım. Yarı oturur pozisyonda nişanı açıp klan liderini aramaya başladım. Tam o esnada bilgisayar ekranın sağ tarafında chatten bir mesaj gelmesiyle dikkatim dağıldı.

Chat:Nyoctorya

“Klavye başında kaybedeceğiniz son zaferiniz bu olacak.”

Tam tekrar önüme döneceğim esnada karakterimin ölmesiyle ağzımdan “siktir” diye bir küfür çıkması bir oldu. Gözlerim sağ tarafta düşen bildirime kaydı.

Nyoctorya -> Arkon

Adi herif beni tam kafamda vurdu.

💣💣💣

Merhaba arkadaşlar üçüncü bölüm burada bitmiş oluyor umarım hevesle okumuşsunuzdur eğer öyleyse bu beni çok mutlu eder yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın.🤭

Seviliyorsunuz 💞

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.