İçeriğe geç

QUERENCİA

Bölüm 19 · 6 dk okuma

QUERENCİA

Bölüm 19

19. Bölüm

(BÖLÜMDE YETİŞKİN İÇERİK VARDIR)

"Benim küçük karım kocasını mı kıskanmış?"

Agah'ın eğlenen sesi sinirlerimi daha çok bozdu. Sinirle arkamı döndüm.

"Sus Agah parçalarım seni"

Tekrar arkamı döndüm ve elbisemi üzerimden çıkardım. O sırada belime bir kol dolandı. Hemen ardından vücudum Agah'a yaslandı. Kulağıma vuran nefesleriyle yutkundum.

"Hırçın kedi ha? En sevdiğim."

Sertçe yutkundum. Boğuk sesi bacak aramı sızlattı ve bacaklarımı birbirine bastırmama neden oldu. Boynumda gezinmeye başlayan dudaklarla başımı geriye atarak omzuna yasladım ve bir nevi boynumu ona sundum. Bir eli belime dolanmışken diğer eli sağ göğsümü buldu ve sütyenin üzerinden sertçe sıktı.

"Ah! Agah..."

Sert eli okşayarak göğüslerimden iç çamaşırıma kadar indi. İç çamaşırımın sınırında gezinmeye başlayan parmaklarla belime sarılı olan koluna sıkıca tutundum. İç çamaşırımın içine sızan el ile nefesimi tuttum. Elini kadınlığımın duvarları boyunca gezdirmesiyle inleyerek tırnaklarımı Agah'ın koluna geçirdim. Sızlanırcasına ismini mırıldandım.

"Agah..."

"Söyle Agah'ın canı. Söyle güzel karım. Durayım mı?"

Aklım başımda olsa asla söylemeyeceğim utanacağım şeyleri söyleyeceğimi biliyordum. Neyse ki Agah aklımı başımdan alalı çok oluyordu.

"Hayır d-durma ah!"

Parmakları kadınlığımın tepesini buldu ve ovalamaya başladı. Yüksek sesle inledim. Biraz sonra elini çekti ve beni kendine çevirdi. Dudaklarıma kapanan sıcak dudaklarıyla anında karşılık verdim. Alt dudağını kavrayarak sertçe çekiştirdim ve ısırdım. İnledi ve hareketleri sertleşti. Beni geri geri yürütmeye başladı. Birden kendimi yatakta buldum. Doğrularak Agah'a bakmaya başladım. Altındaki eşofmanını çıkararak kenara fırlattı. Üstünde sadece boxerı vardı artık. Bacaklarımı aralayarak arasına girdi ve üzerime eğilip dudaklarımızı tekrar buluşturdu. Üst dudağımı ısırdığında inleyerek ensesinde ki saçlarını çekiştirdim. Bu hareketim onunda kısık sesle inlemesine neden oldu. Bacak arama sürtünmeye başlayan sertlikle çığlık atarcasına inledim.

"Agah!"

"Güzel karım benim."

Ard arda inleyerek tırnaklarımı ensesine sapladım. İnleyerek daha hızlı sürtünmeye başladı. Aramızda sadece incecik bez parçaları vardı. Neredeyse her hattını hissediyordum onun. Bir süre sonra bacaklarımın titrediğini hissettim. Ağlarcasına inledim

"Ah! Agah...b-ben..."

"Gel bana güzel karım. Bırak kendini kocana ah!"

İkimizin inlemeleri birbirine karışmaya başladı. Bir süre sonra ikimiz aynı anda zirveye ulaşmıştık. Agah tüm yükünü bana vermeden üzerime bıraktı kendini. Başını boynuma sokarak nefeslenmeye başladı. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Bir elimi boynumda soluklanan Agah'a doladım. Diğer elimle de saçlarını okşamaya başladım. Sıkıca sarıldık birbirimize. Biraz nefeslerimiz düzeldiğinde Agah boynuma sesli bir öpücük kondurarak doğruldu.

"Hadi bakalım küçük karımı yıkayayım."

Sanki az önce daha fazlasını yapmamışız gibi birlikte duş alacağımız fikriyle utandım. Agah yataktan kalktı ve eğilerek beni kucağına aldı. Halsizlikle başımı boynuna yasladım ve kollarımı doladım.

Asaf bu gece halasıyla uyuyacaktı. O yüzden içim rahattı. Banyoya girince Agah beni yere bıraktı ve duşakabine yöneldi. Suyun sıcaklığı ayarladıktan sonra bana döndü. Arsızca sırıtarak ellerini boxerına götürdü. Utançla gözlerimi kaçırdım. Kenara düşen boxerla refleks olarak gözlerimi kaldırdım. O sırada Agah'ın çıplak erkekliğiyle göz göze gelince yutkunamadım. Bu halimi fark eden Agah tabikide sırıtıyordu. Kocaman ve kalın olan erkeklikten gözlerimi ayırmayı başardığımda Agah'a baktı. Ç-çok büyüktü. O nasıl...

Agah'ın bana beklentiyle baktığını gördüğümde utancımı görmezden gelerek ellerimi iç çamaşırlarıma attım. Yavaş yavaş vücudumdan sıyrılıp yere düştü iç çamaşırlar. İkimizde anadan üryan kalınca birbirimizin vücudunu süzdük. Agah duşakabinin içine girip elini bana uzattı. Elini tutarak duşakabinin içine girdim. Agah beni kendine çekti ve ellerini belime sararak sırtımı göğsüne yasladı. Agah bana sıkıca sarılırken bende vücudumu iyice ona yaslayarak yükümü ona verdim. Başımı boynuna yasladım.

"Çok güzelsin bebeğim."

Yorgunca tebessüm ettim. Uykum gelmişti. Boğuk sesimle mırıldandım.

"Sende çok yakışıklısın kocacığım."

Muzip sesiyle konuştu.

"Ayrıca kıskandığında çok ateşlisin karıcığım."

Elimi kaldırarak omzuna vurdum. Çenemden tutup kafamı yana çevirdi ve dudaklarıma küçük bir öpücük bıraktı. Başımızdan akan ılık suyla iyice mayışarak Agah'a sokuldum. Agah ise o sırada saçlarımı yıkamaya başlamıştı. Hayatım boyunca ailemden görmediğim merhameti kocamdan görüyordum. Bu bile ona bağlanmam için yeterli bir sebepti.

&&&

Kulağıma gelen tıkırtılarla gözlerimi kırpıştırarak açtım. Kapının tıktıklandığını anladığımda aceleyle yataktan kalktım ve sabahlığımı üzerime geçirip kuşağımı bağladım. Sessizce kapıyı açtım. Merve kucağında Asaf'la kapıdaydı. Asaf'ın dudakları büzülüydü. Beni görünce ellerini bana uzattı. Hemen kucağıma alıp saçlarından öptüm.

"Kusura bakma yenge uyandırdım bu saate ama paşam durmadı seni istediğini anlayınca getireyim dedim."

"İyi yapmışsın canım."

"İyi geceler."

"İyi geceler."

Asaf başını boynuma yaslamış yakamı sıkıca tutuyordu. Gözleri çoktan kapanmaya başlamıştı. Tek kolumla Asaf'ı tutarken sabahlığımı çıkarıp kenara koydum. Yatağın üstünde ki örtüyü kaldırdım ve oğlumla beraber yatağın içine girdim. O sırada Agah'ın boğuk sesini duydum.

"Güzelim?"

"Sorun yok canım. Asaf'ı getirdi Merve."

Agah gözlerini kırpıştırarak çoktan göğsümde uyuyakalan oğlumuza baktı. Tebessüm etti. Ardından kolunu belime sararak bizi kendine çekti ve ikimize birden sıkıca sarıldı. Saçlarımı öptüğünü hissettim en son. Ardından hepimiz huzurlu bir uykuya daldık.

&&&

Yanağımda gezinen elle gözlerimi açtım. Agah'ın uyuduğunu görünce başımı eğerek Asaf'a baktım. Gözlerini kocaman açmış çipil çipil bana bakıyordu. Gülümseyerek karnıma oturttum. Yanağımda ki elini tutup öptüm. Bir elim de belini sarmıştı.

"Bebeğim?"

Yüzüme yaklaştırdım yüzünü. Boynuna derin bir öpücük kondurdum.

"Oh aşkım benim. Mis kokulum."

Asaf elini ağzına sokarak kıkırdadı.

"Benim bebeğim gece beni mi özlemiş? Anne yesin mi seni?"

Kıkırdayarak bana bakan Asaf'a daha fazla dayanamayarak yüzüne ard arda öpücükler kondurmaya başladım. O sırada Asaf'ın kıkırtılarının arasına Agah'ın boğuk sesi karıştı.

"Demek bensiz sevgi gösterileri dönüyor burada."

Belime sarılı olan koluyla bizi iyice kendine çekti ve başını boynuma gömdü. Boynuma sürten sakallarıyla kıkırdadım. O sırada Asaf kaşlarını çatarak Agah'ın kafasını ittirmeye çalıştı kendince. Onun bu kıskançlığına kocaman bir kahkaha attım. Agah ise başını boynumdan kaldırmış çatık kaşlarla oğluna bakıyordu.

"Eşek sıpasına bak sen."

Agah yalancı bir sinirle ellerini tuttu ve ısırırmış gibi yaptı. Asaf çığlık atarak kaçmaya çalıştı. Bir yandan da gülüyordu.

"Anne senin değil sıpa. Anne benim. Karımı böyle sahiplenemezsin."

Asaf sanki anlamış gibi dudaklarını büzdü. Yalancı bir sinirle Agah'a döndüm.

"Agah ne diyorsun küçücük çocuğa çok ayıp."

Asaf başını omzuma yaslayarak boynuma sarıldı. Sırtını sıvazlamaya başladım.

"Baba şaka yaptı anneciğim. Üzülme sen."

"Ne şakası hatun. Gerçekleri söylüyorum."

Gözlerimi devirdim. Hızlıca dudağıma bir öpücük kondurdu ve ben daha ona kızamadan banyoya girip arkasından kapıyı kapattı.

&&&

"Günaydın."

Mine anne bana döndü.

"Günaydın kızım."

Birden arkadan üstüme bir beden atladı. Sendelesemde dengede durmayı başardım.

"Günaydın biricik yengem!"

Merve'nin neşeli sesiyle güldüm ve aynı şekilde karşılık verdim.

"Günaydın biricik görümcem."

"Aşkolsun yenge başka görümcen mi var?"

"Tıpkı senin başka yengen olmadığı gibi."

Mine anne bize bakarak güldü ve kafasını iki yana salladı. Merve kollarını boynumdan çekince arkamı döndüm ve bana tatlı tatlı sırıtan Merve'ye baktım. Güldüm.

"Söyle hadi."

"Seninle bugün alışverişe gidelim mi? Lütfen lütfen lütfen!"

"Tamam tamam. Gidelim."

"Yengem be!"

Kol kola girdik ve Mine annenin arkasından bahçeye çıktık. Kahvaltı sofrası bahçedeydi.

"Günaydın baba."

"Günaydın güzel kızım."

Agah'ın yanına oturdum. Bir yanımda kocam bir yanımda ise mama sandalyesinde oturan oğlum vardı. Agah'a doğru eğildim ve kısık sesle konuştum.

"Biz bugün Merve'yle alışverişe gideceğiz haberin olsun."

Agah kulağıma eğildi.

"Kırmızı al."

Sorgularcasına kaşlarımı çattım.

"Neyi?"

"İç çamaşırını."

Ve sonnn....

İlk defa yetişkin içerik sahnesi yazdım. Umarım hoşunuza gitmiştir.

Daha fazla yetişkin içerikli sahneler olsun mu?

Umarım bölümü beğenmişsinizdir.

Meyra?

Agah?

Asaf?

Merve?

Bölüm hakkında ki düşüncelerinizi yorumlara yazmayı ve yıldıza dokunmayı unutmayınızz.

Sizleri seviyorum kendinize iyi bakın >

Bölüm sonu

1 yorum