İçeriğe geç

PUSULA

Bölüm 25 · 14 dk okuma

PUSULA

Bölüm 25

2.4: “İlk Yalan”

YILDIZLAMAYI,

🌟🌟🌟

Yorumlamayı unutmayın. 600 yıldız&yorum istiyorum yine •.• Bölüm sonunu okuyun lütfen.

Herkes KuzRev'e bir emoji bırakabilir mi şuraya? 🔥

3.GÖZ

Reva, kapıyı onların yüzüne kapatmadan önce kaşlarını çatarak içeri girmelerini engelledi ve ellerini havada sallayarak kızların gerilemesini sağladı.

-İçerisi dağınık! Durun geliyorum!" Çat diye suratlarına çarpılan kapıya karşı ellerinde börek çöreklerle bekleyen kız grubunun endişesiyle mutfağa giderken Kuzey'in, pancakelerinden yediğini görmesi o endişenin yerine gülümseme getirirken kız kardeşlerine kötü örnek olma ihtimaliyle tebessümünü yok edip yanına koşturdu. "Karayev, seni yok etmem lazım." Cümleye çok yanlış başlarken adam onu tezgahla kendisi arasına çekerek vücuduna yaslandı.

-Öyle mi? Nasıl?" Hayatında ilk defa ima yapmıyordu ama Kuzey cümleyi imalı anlamıştı. Harika.

-Hayır hayır." Dedi ellerini onun çıplak göğsüne koyarak. Evet, çıplak ve kaslı olan göğsü...Parmakları artında kıpırdayan kaslar ve esmer teninin... Dağılan dikkatini ellerini çekerek toparladı Reva. "Gerçekten saklanman lazım, kızlar geldi." Kuzey rahat tavrıyla bir pancake parçası daha aldı.

-Neden saklanıyorum?" Kız yeşillerini etrafta gezdirirken kapı çaldığında aklındaki ilk şeyi söyleyiverdi.

-Çünkü Tutku, Eva ve Aden'e kötü örnek olmak istemiyorum." Omuzlarını kaldırıp indirdi masum bir biçimde. "Tek istediğim masum görünümlü şeytan rolümü sürdürmek." Kuzey, söylediği şeye sadece dik dik bakıp diğer pancake parçasına yöneldi. "Eğer saklanırsan istediğin bir şeyi yaparım. Her ne olursa olsun." Bunu dediği an, parmaklarındaki şurubu yalayarak ona döndü Karayev.

Ah o güzel parmaklar...

-Her ne istersem mi?" Reva, alt dudağını ısırarak başını sallayınca bakışları kısa bir an oraya kaydı ve gülümsedi.

-Kabul." Gülüşünde şeytani bir eda vardı ama aldırmadı Reva, amacı sadece "anı kurtarmaktı." Karayev'in zihnini okumakla uğraşamazdı. Adamı bileğinden tutarak kapıya çekiştirirken söylendi.

-Güzel, gel şimdi." Aslında yaptığı şeyden zerre utanmıyordu ama amacı kızlara "bak gördünüz mü? Nasıl da iradeliyim!" imajını verip hazzı tatmak, onları bozguna uğratmaktı. Kuzey'i odanın kapısından ittirip -yavaş yavaş yürümesi sinir bozucuydu- kapıyı kapatırken koşarak dış kapıya geldi ve açtığı an kocaman gülümsedi. "Hoş geldiniz!" Evayla Tutku umursamadan içeri giriyordu ama Kavinle Aden birbirilerine tuhaf bakışlar atıp gözlerini kıstılar. Bir terslik vardı ama ne...

-Hoş bulduk!" Eva yanağına bir öpücük kondururken, Tutku da uykuyla esnerken kıza sarıldı. Aynı anda ikisi tarafından sarmalanan Reva, Kuzey'i unutur gibi bile oldu hatta.

-Verin siz bunları, içeri geçin geliyorum." Kızların elindeki börek çörek kaplarını sırtlanıp mutfağa geçerken AdVin takımı olay yeri inceleme ekibi gibi gözlerini kısarak her detaya bakınıyordu. Ama o kadar etrafa odaklıydı ki, çıkarıp içine attıkları ceket dolabındaki erkek ceketini görmemişlerdi bile...

Salona geçtiklerinde yine Karayev'e dair bir iz, buluşma sonrası ev daveti yüzünden çıkarılmış iki kadeh aradılar ama ı-ıh! Yoktu. Ne yani buluşmadan sonra Reva usluca evine gelmişti öyle mi? Kavin Bademle birbirilerine mutlulukla baktılar, belki de bu adam seçilmiş kişi falandı!

Reva, çayı koyup kızların getirdiklerini, büyük tabaklara, yaptığı pancakelerle birlikte yerleştirirken, amacı bir an önce onları şutlamak, ya da onlar görmeden Kuzey'i evden çıkartmaktı. İkisinden birini acilen tasarlayıp uygulaması gerekiyordu.

Çay demlenirken kızların kendi aralarında konuştuğunu duyduğunda hızla odasına gitti Karayev'in ne yaptığını görmek için. Kapıyı açtığında adam hiç panikle sıçramamıştı, aksine dün seviştikleri koltukta kıyafetlerini giymiş -bu arsız yanını, adamın çıplak vücudunu göremediği için biraz üzmüştü- rahatça oturmuş, Reva'nın bu hafta başladığı bir kitabı okuyordu. Kapı açılınca kafasını kaldırdı ve kızla göz göze geldi.

-Tablo gibi duruyorsun orada, dolaba falan da girmemişsin." Kuzey, onun fısıltısına abartıyla göz devirirken kitabına döndü, çünkü biraz daha ona ve mini şortuna bakarsa, yerinden kalkıp...

-Elbette girmedim, çocuk muyum Reva?" Reva, o böyle diyince baştan aşağı inceledi. Eh eğer o çocuksa kendisi pedofili mi sayılıyordu? Çünkü Kuzey'in vücudu bayağı hoşuna gidiyordu da... Dün yaladığı kasları da dahil.

-Tamam iyi, çıkma buradan, ben gelip seni çıkartacağım." Kuzey bunu dediği an kendini tutamayarak kapıya doğru ilerledi ve yeşillerin sahibine birkaç saniyede yaklaştı.

-Beni sen mi çıkaracaksın?" Kapı aralığından Reva'nın belini tutarak kendine çekti ve kızı tamamen içeri soktuğu an boynuna eğilerek fısıldadı. "Bak sen... Başka neler yaparsın?" Onun tüm kokusunu çekip almak ister gibi bir nefes çekti ağır ağır. "Ufaklıklar şimdi gitsin, yapılacak çok şey var." Aslında acilen içeri gitmesi lazımdı ama göğsünü onun göğsüne sürterek başını dikleştirdi sarışın.

-Yapılacak ne varmış Karayev? Çünkü içindeki canavarı zaten çoktan dürttüm gibi..." Kuzey ellerini aniden kalçasına indirip kendisini kavradığında gülerek boynuna doladı kollarını Reva, Kuzey dişleri arasından tıslar gibi bir nefes vermişti.

-Karayev diyen ağzını..." dudakları buluşmak üzereyken Aden'in çığlığıyla duraksadılar.

-AY İNANAMIYOĞROMM SANA GÜL MÖ ALDIIIIĞĞĞĞĞ? AYYY NE ŞEKEEERRR!" Devamında Kavinle Eva da hoş mırıltılar çıkarırken, Kuzey kaşlarını hızla çatıp Reva'ya eğildi.

-Bana şeker mi dedi o?" Yüzündeki tiksinme ifadesi kızı güldürürken, kafasını sağa sola salladı adam. "Çocuklardan nefret ediyorum."

-Teknik olarak o 18.5 yaşında. Yani çocuk sayılmıyor." Kuzey, onun bilmiş haline karşı etkilendiğini göstererek gözlerini kısarken, Aden yine böğürdü.

-Reva ablaaağğğ! Çikolatalı süt var mı canım çektiiiii tahinli çörek ile yiyeceğiiiim!" Yeşillerin sahibi, iç çekerek fısıldadı.

-Tekniği siktir et, o bir çocuk." Başka bir şey söylemeden gidecekti ki Kuzey, dudaklarını dişleyince durmak zorunda kaldı.

-Bana pancake getirirsen odadan çıkmam." Diye üstü kapalı tehdit savurdu kızın yeşil gözleri gittikçe koyulaşırken, tahrik olduğunda, sarışın daha da çok güzelleşiyordu.

-Anlaşmayı çoktan yaptık, saklanırsan istediğin bir şeyi yapacağım." Sonradan hatırlamış gibi ekledi. "Hem sen tatlıdan nefret ediyordun?" Kuzey, kız önemsiz bir detayı söylemişçesine omuz silkti.

-Biraz tatlının kimseye zararı olmaz." Dişlerini yeniden Reva'nın dudaklarına batırdı, bu hareket kızın hoşnut bir mırıltı çıkararak kendini Kuzey'e yaslamasına neden olmuştu ancak... Bu defa da Kavin böğürdü.

-Yardıma geliyiiimm miiiiiiğğğ?!" Reva çizgi filmlerde arkasında duman bırakarak kaybolan kahramanlar gibi kollarından çıkıp uzaklaşırken, sıkıntıyla odada gezindi Kuzey. Kızın iç çamaşır çekmecesini biraz kurcalamak istedi ama bu hormonlarını daha da çıkmaza sokacağı için vazgeçip kapattı.

Kitabın başına dönmek zorunda kaldığında, Reva da elinde tepsiyle kızların yanına gelmişti.

Hepsi tabaklarını kucağına çekerken, Adenle Kavin eğilen kızın boynundan sarkan kolyeyi görmüştü. Reva, kolyeyle uyumazdı, asla. Bütün aksesuarlarını eğer gece ayıksa -ki yüzünde yastık izi olmamasına bakılırsa ayık görünüyordu- mutlaka çıkarırdı.

-Kolyen..." Eva'nın yanına oturan kız onlar söyleyince hatırlamış gibi gözlerini boynuna çevirdi ve çenesi göğsüne değdi. "Karayev'den mi?" Çiçek gülümseyerek bakmak için parmaklarını uzattığında hızla geri kaçtı Reva.

Kolyenin önce vajinasından içeri sonra da Kuzey'in ağzına girdiği düşünülürse kardeşinin dokunması... İğrenç ötesi olurdu.

-Çok terledim, dokunma fazla." dedi Eva'nın bozulmuş yüz ifadesini gülümseyerek söylediği bu cümleyle düzeltirken. "Ve evet, Karayev aldı." Kavinle Aden ağızlarını o şekline getirip birbirine baktı.

-Ee nasıldı? Seni evine bıraktı mı? Yemek için nereye gittiniz?" Reva, getirilen börekten koca bir ısırık alarak geriye yaslandı. Onlara dik bakış atmak dışında cevap vermezken, Kavin cevap vermeyeceğini anlayarak kendi kendine konuşmaya başladı. "Bence bunlar harika bir yere gittiler. Sonra yine yengemin doğum günündeki gibi dans ettiler, hatta bence Kuzey Karayev..." Aden bu noktada çıtayı yükseltti.

-DİZ ÇÖKÜP KOLYEYİ VERDİİİ!" Çığlığı duyan Kuzey kaşlarını çattı.

Diz çökerek kolye vermek mi?

Neydi kendisi, masallardaki sikik güzellik delisi kibar prenslerden mi?!

-Anasının nikahı." dedi Reva lokmasını yutup çayına uzanırken. "Ne çökmesi, ne dansı... Tam aksine öyle bir restorandan sıkılıp sahilde yürüdük, sonra balıkçıya oturduk." Aden, garipsemek yerine çikolatalı sütünü hüpletip -Evayla Tutku çok sevdiği ve Tutku özellikle kalmaya geldiği için Reva sık sık evde bulunduruyordu- gülümsedi.

-Yaa annemle babam da yapıyor bunu bazen! Offf çok hoşsunuz he! Yalan yok en bayıldığım kardeşim değilsin, sana uyuz oluyorum bazen ama Karayev de yakışır haniii..." Reva, bu noktada Aden'i durdurmak istedi çünkü Kuzey içerideydi, rezil oluyordu ve çılgın akrabaları yüzünden yanlış düşünebilirdi.

-Yok öyle bir şey." Sesi netti. "Hoş vakit geçirdik, bitti. Birlikte falan da değiliz, olmayacağız." Ona hak verircesine kafa sallayan Tutku, geldiğinden beri ilk kez koltukta doğruldu, hem böreği bittiği için hem de konuşacağı için...

-Zaten kulübü senden almaya çalışmamış mı? Babam sinirle söylerken duydum..." Kulakları öyle keskindi ki, her şeyi duyuyordu. Kuzey hakkında konuşan Rüzgarla Savaş'ın pusula dövmesinin mafya adamlarıyla bağlantılı olan açıklamasını, Kuzey'in askeri geçmişini şimdi de kulüp olayını. "Ama ne yalan söyleyeyim, ben ikinizi romantik bir çiftten çok suç ortakları gibi görüyorum. Sizinki, aşk olamayacak kadar farklı ve güzel görünüyor, sizinki demek yanlış da gelmiyor kulağa."

-Hadi hadi konuşmayın da yiyin, sabahın köründe kapıma dayandınız zaten." Kavin alt dudağını utançla dişleyerek öne doğru kaykıldı berjerde.

-Aslında biz sen kesin kuralları çiğnemişsindir diye geldik. Ne bileyim zafer çığlığı atıp öyle bu börekleri yiyecektik..." Reva, onları şaşırttığını görünce pis pis sırıttı.

-Avucunu yalarsın bücür. Karşında Reva var, irademi küçümseme ve benimle sakın iddialaşma."

Konuşmaları duyan Kuzey, gülmemek için kendini tuttu. İrade ve Reva? Hayatında tanıdığı en iradesiz ve ayarsız hatun olabilirdi. Ama iradeden bahsediyordu öyle mi?

Reva, onlara çay getirmek için mutfağa geçtiğinde hiç hesap etmediği bir şey oldu. Eva, üstüne büyük ölçüde -neyse ki soğumuş olan- çayını dökünce tişörtünü çıkarmak zorunda kaldığı için ablasının odasına gitti.

Kapıyı açıp içeri girdiği an Kuzeyle göz göze gelirken, kalakalmıştı. Çenesi yer çekimine taraf giderken, yeşil gözleri iri iri açıldı.

Durum biraz tuhaf göründüğü için Kuzey kitabı bırakarak yerinde kalktı ve ensesini ovaladı.

-N'aber ufaklık?" Eva, sesini gittiği derin kuyudan çıkartırken, ağzını kapatmayı becermiş, yutkunmuştu.

-Şe..Şey... İyiyim, siz?" Kuzey resmiyetine kaşlarını kaldırınca kirpiklerini kırpıştırarak düzeltti. "Sen?" Genç adam onun normal davranmaya çalışan haline kıyamayarak gülme zalimliği gösteremedi.

-Oldukça iyiyim." Öyle bir bakıyordu ki, Eva sanki oda ona aitmiş gibi açıklama ihtiyacı hissetti. Acar haklıydı, ibne herif sanki her yerin hakimiydi!

-Ben...Iııı, üstüme çay döktüm de tişört alacaktım." Kuzey, yakasının yarıya kadar ıslandığına görünce ağabey şefkati gibi bir şefkatle kaşlarını çattı.

-Daha dikkatli ol. Ben çıkayım, giyinirsin." Eva, ne diyeceğini bilemeyerek bir şeyler gevelerken kapının tokmağını tuttuğu an içeri giren başka Devranla geri çekilmek zorunda kaldı.

-Eva abla, tişörtler tam sağ- anaa...." Kuzey'i baştan aşağı inceleyen Tutku içeri girip yakalanma içgüdüsüyle hızla kapıyı kapatırken, gözlerini adamla Eva arasında gezdirdi. "Onu gizleyecek miyiz?" Olaya bu kadar hızlı adapta olması Kuzey'in kaşlarını havalandırırken Eva yanaklarından boynuna kadar kızararak kekeledi.

-Bi..Bilmem. Şey, buradan çıkmak mı istiyorsun Kuzey ağabey?" Onları dahil etmeyi hiç istemiyordu o yüzden kararsız kaldığı için düşünürken Tutku, heyecanla sırıttı. Uykulu hali koşarak uzaklaşmıştı.

-Off çok heyecanlı! Eski askerimizi gizlice odadan çıkarıyoruz, kendisi aynı zamanda gizemli bir iş adamı, mafyatik ve dün gece neler yaşandı bilmiyoruz." Kuzey tam dudak kıvıracaktı ki ona yanaşarak narkotik köpekleri gibi kokladı Tutku. "Ama büyük ihtimalle yaşımın üstünde şeyler..."

Eva daha da kızarırken Kuzey tüm ciddiyetiyle Tutku'ya yaklaşıp gözlerini kıstı ama kız değil göz kırpıp utanmak tam aksine başını dikleştirip gülümsemişti.

-Anama ana diyecekmişsin gibi bi hissss...." dedi ortamı yumuşatmak için çünkü dıştan gülümsese de Karayev 14 yaşındaki bir insanı rahatça donuna işetecek kadar korkutabilirdi. Az ucundan tırsıyordu da biraz...

-İstersen çıkarabiliriz tabii ama off... Kavinle Aden de var işte!" Eva'nın da gözlerini üzerine çekince Kuzey omuz silkti.

-Gittiği yere kadar." Eva mecburen onaylarcasına kafa sallayıp kapıya yanaşırken Tutku da kızın yanına gelip kısık sesle mırıldandı.

-Çok taşaklı bir cümle değil mi be..." Kuzey, onun açık sözlülüğüne çaktırmadan güldü, tüm gerginliğiyle kapıyı aralayan Eva koridorun boş olduğunu görünce kapıyı tamamen açtı ve önden önden ilerledi. Onları arkasına alarak yavaş adımlarla yürürken, Kuzey'i olası bir insan yanaşması durumunda hemen sağdaki banyoya ya da soldaki "rahatlama" odasına sokabilirdi ama bunun için bile koridorun yarısından fazlasına kadar yürümeleri gerekiyordu.

Yarıya kadar geldiklerinde Evayla Tutku derin bir nefes almıştı ama Kuzey sadece elleri ceplerinde arkalarından yürüyor hiç de endişeli görünmüyordu. Saklanmak zaten onluk sayılmazdı, şimdi yakalanmak da çok ipinde değildi.

-Eva odama mı gitti?!" Reva'nın mutfaktan gelen sesine karşılık Çiçek bir an irkilerek sıçrarken, ablasının mutfak kapısına yürümesi her şeyi mahvetti. Çünkü arkasından Adenle Kavin de gelmişti ve koridora çıktıkları an karşı karşıya geldikleri üçlüye gözlerini belerterek baktılar.

Evayla Tutku'nun arkasında Kuzey.

Reva'nın arkasında Kavinle Aden.

-Aaa...Ay... Kuzey ağabey...." Kavin ne diyeceğini bilemeyerek saçmalayınca Aden susması için onu dirseğiyle dürttü. "Burada mıydın..." Sorduğu soru bile çok tuhaf kaçıyordu, Reva'yı didiklemeye çalışmışlardı ama kim bu zebellah kılıklı herifi didiklemeye cesaret edebilirdi? Kimse... Hepsi şaşkınlıkla birbirine bakıyordu.

Ava giderken avlanmak? Hah, ondan.

Kuzey hiçbir şey olmamış gibi iki kızın arasından zar zor geçip Reva'nın dibinde durdu.

-Sonra görüşürüz." Eğilip Reva'nın şakağına bir öpücük kondurduktan sonra fısıldadı. "İstediğim şeyi ne zaman alırım?" Ses tonundaki kışkırtıcı hâl Reva'nın tüylerini diken diken ederken yeşillerini Kuzey'in kömür rengi gözlerine dikti.

-Hiçbir zaman, çünkü saklanamadın Karayev." Kuzey, dudağının bir köşesini kıvırıp kızın saçını düzeltti.

-Ben istediğimi alırım." Reva, inatlaşırcasına gerileyip kollarını göğsünde kavuşturdu.

-Görürüz." Genç adamla aralarındaki elektrik yoğun bir hal alırken, mecburen kapıya yönelmek zorunda kalan Kuzey aklına son anda gelen ceketini almak için kabanların olduğunu düşündüğü dolabı açtı, ceketini çıkardı. Ve bu esnada kolu Aden'e çarparken kendisine garip garip bakan ikili kız grubuna döndü.

-Dün olanlar hakkında konuşmak yasak. Bugün kimsenin dilini kesmek istemiyorum." İkisi dudaklarını büzerek birbirilerine yan yan baktılar. "Anlaştık mı?" Sadece kafa salladıklarında Reva koruyucu bir anne edasıyla Kuzey'in karşısına dikildi.

-Kızlarımı tehdit etme, Kuzey." Onun bu anaç tavrı ayrı ateşli görünürken, iç çekercesine bir nefes alarak ona yaklaştı Karayev.

-Tehditlerime aldırmayan tek kız sensin, geri kalan herkesi tehdit edebilirim Devran." Yanağından makas alıyormuş gibi yavaşça okşadığında kapıyı açtı Reva gitmesi için.

Yoksa üstüne atlayabilirdi, yine.

Ve Kuzey bir şey söylemeden oradan ayrıldığında tüm kızlar önce sessiz kalmış, sonra saçma anlamsız şeyler mırıldanarak çil yavrusu gibi dağılmışlardı.

Reva, kahkaha attı.

Karayev rüzgarıyla baş edebilen tek kişi o muydu yani? Görünüşe göre öyleydi...

•••

10

Gün

Sonra.

(Yok ciddiyim, 10 gün sonra.*)

Karayev rüzgarı geçmişti.

İlk arayan kaybedendir diye bir sözü vardı Tunayla Reva'nın. Ve doğruydu da. İki taraftan ilk arayan en çok özleyendi, kaybedendi, bağlanandı ve arzulayandı. O yüzden ne Reva Kuzey'i aramıştı, ne Kuzey Reva'yı...

Olay aramak da değildi, Kuzey kulübe de gelmemişti. Acaba istediği şeyden kastı seksti ve alınca artık istememiş miydi diye düşünürdü başkası ama düşünmedi Reva, çünkü o Revaydı. Kendisiyle olan her şey bir daha istenirdi, Kuzey'in gözlerinde bitmeyen tutkusunun ateşini görmüştü.

İkisi de ateşle oynamayı sevmişlerdi. (🌚)

Market alışverişinde eksik kalanları -Eva birkaç gün onda kalacaktı- sepetine doldurmaya devam ederken regl günü yaklaşacağından ama denize de girmek istediğinden vajinal tamponların olduğu kısma ilerledi.

Tam rafı inceliyordu ki, koliden çıkardığı pedleri yerleştiren genç adam gülümseyerek ona yer açmak için kenara kaydı. Ama bu gülümseme sadece 1 saniye sürmüştü çünkü bir çift göz onu önüne döndürmüştü, Reva arkasındaki bedeni hissederek başını çevirdi.

Görüşüne giren pusula dövmeli el, raftaki tampon paketini kızın sepetine attı ve cehennem gibi sıcaklığıyla Reva'nın sırtına yaslandı.

Ancak sepetle birlikte ilerleyerek ikisi arasına mesafe koyan Reva, uzak bir tavırla dudak kıvırdı Karayev'e.

Vay be, görüşmeyeli sadece 10 gün olmuştu ama asır geçmiş gibiydi, sakalları biraz daha kısaydı, her zamanki kadar yakışıklı görünüyordu, hatta üzerindeki gündelik kıyafetler onu daha da çekici yapmıştı.

Gündelik kıyafet ve Karayev...

Demek ki işi de yoktu, yine de kendisini aramıyordu. Harika!

-Ev alışverişi mi?" Kuzey'in normal başlattığı sohbete umursamaz bir tavır takınan Reva alışverişine devam ederken sepete, Çiçek'in kullandığını bildiği duş jelini koklayıp emin olduktan sonra, atarak ilerledi.

-Evet." Tek kelimelik cevabının devamında bir şey söylemeyince Kuzey'in yanlış fikirlere kapılmaması -sanki aramadığını önemsediği için trip atması gibi- için başını ona çevirdi. "Sen burada ne yapıyorsun?" Genç adam, onunla aynı hızda yan yana yürürken, rastgele tıraş bıçaklarını inceledi.

-Hiç, ufak bir işim vardı. Seni görünce markete girdim." Dürüsttü ancak o "iş" kelimesinin detayına girmemişti, anlatmak istemiyordu belki de. Reva, kafa sallayarak yürümeye devam edince elini kızın beline koyarak durmasına neden oldu. Sarışın, raflardan birinde üst kısma uzanarak sıvı sabun almaya çalışırken, onun yerine sabun şişesini almış belindeki eli karnına doğru kayıp sıkıca sarmıştı Reva'yı. "Beni özledin mi?" Şişeyi onun elinden çekerek vücudunu ona çevirdi Reva, göğüsleri Kuzey'in göğsüne yaslanmıştı.

-Saat sayıyorum yokluğunda." Kuzey onu kendisiyle sepetin tutma kısmı arasına sıkıştırıp, elleriyle sepeti kızın iki yanından kavrarken burun buruna geldiler.

-O tamponu sana zevkle takabilirim." Reva, çenesini dikleştirerek yeşillerini ona dikerken Karayev bunu gerçekten özlediğini fark etti.

Kahretsin, yeşilleri çok özlemişti. Şu on gün bok gibi geçmişti, her gün düzenli olarak yirmi kez birilerine bağırmış ya da sinir krizi geçirmişti. Ama şimdi şu bir çift inatçı cesur yeşil onu sakinleştiriyordu. Yine.

-Bilmem, şansını deneyebilirsin." dedi kendinden emin tavrıyla. "Bugün belki..." Cümlesinde açık kapı bırakırken Karayev "evet" diyecek gibi oldu ancak aklına gelen şeyle gerilemek zorunda kaldı. Reva sanki zehirli maddeymiş gibi aralarına mesafe koyarken, dikleştirdiği çenesini indirmek zorunda kalmıştı sarışın.

-Bugün olmaz. Önemli bir toplantım var." Eğer söylerken gözlerinde perde çekilmese inanırdı Reva ancak kara gözlerde gizli sis perdesi belirmişti.

-Ya...Ne toplantısı?" Diyerek adamı eşelerken yeşillerini şüpheyle kıstı.

-Şirketle alakalı, özel." Kaşları havalanan kıza karşı kendini tuhaf şekilde baskılanmış hissetti. Neden hesap verdiğini bile bilmiyordu! "Önemsiz zorunlu bir halt işte."

-Anladım, sonra görüşürüz o zaman." Başka bir şey demeden sinirle arabasını alarak uzaklaşan kızın arkasından seslenmedi bile Kuzey. Öylece giderken, Reva omzunun üzerinden uzaklaşan adamı göz hapsine aldı ve kısık sesle fısıldadı. "Bakalım neler çeviriyorsun Karayev..." Normalde umursamazdı ama Kuzey'in söylediklerinde aklında, sır altında, tek bir kelime geliyordu.

Yalan.

Karayev, ilk kez yalan söylüyordu.

•✦ ✧PUSULA - Bölüm Sonu ✦ ✧•

600 yıldız&yorum istiyorum.🖤

•Bu hikaye çok talep gördüğü için sık sık bölüm atmaya çalışıyorum hatta SHB'den bile çok uğraştım başladığım zamanlar, kısa tutacağım dememe rağmen. Ama yıldızlamayan ve yorum yapmayan sayısı son bölümlerde "nasıl olsa güncelleniyor" mantığıyla gittikçe artmaya başlayınca SHB finaline kadar askıya almayı düşünmeye başladım. Çünkü insan verdiği emeğin, uykusuz kalmanın ya da uğraşmanın karşılığını, okurlarından aldığı ölçüyle görmek istiyor eğer hikaye yeniyse. Umarım bu bölüm öyle olmaz ve enerjiyi yakalarız.

Yakalayamasak bile, bu hikayeyi istediğimden bile uzun bölümlerle tamamlamaya gayret edeceğime, destekleyenler için söz veriyorum.

*İşler kızışmaya başlayacak, hazır mıyız?

*Karayev neden yalan söyledi? İşi ne olabilir?

*Reva peşinden gidecek mi?

Alıntılar, bilgilendirmeler ve daha fazlası için,

INSTAGRAM; tutkudevran

Kuzey'in instagramı> @kuzeykarayev

Reva'nın instagramı> @revadevran

Sevin, sevilin. ❤️❤️❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.