İçeriğe geç

Püsküllü bela | aref

Bölüm 15 · 1 dk okuma

Püsküllü bela | aref

Bölüm 15

Anne

Efe eve girdiğinde annesi salonda oturuyordu. Televizyon kapalıydı. Bu hiç iyiye işaret değildi.

“Gel otur,” dedi annesi.

Efe çantasını indirdi, karşısına geçti.

“Son günlerde çok geç geliyorsun. Ve hep aynı çocukla.”

Efe yutkundu. “Arda… arkadaşım.”

Annesi ona uzun uzun baktı. “Sadece arkadaş mı?”

Soru havada asılı kaldı. Efe cevap veremedi. Yüzü kızardı.

Annesi iç çekti. “Ben kör değilim oğlum. Gözlerin değişti. Sesin değişti. O çocuk için endişeleniyorsun, o da senin için.”

Efe başını eğdi. “Anne…”

“Korkmuyorum senden. Korktuğum şey… sizin başınıza bir şey gelmesi. Çünkü o çocuğun etrafında tuhaf şeyler dönüyor gibi. Değil mi?”

Efe’nin kalbi hızlandı. Annesi nereden biliyordu?

“Bir şey yok,” diye yalan söyledi. Sesi titredi.

Annesi ayağa kalktı, yanına geldi. Saçını okşadı.

“Yalan söyleme bana. Ama şimdilik… dikkatli ol. Ve eğer bir gün anlatmak istersen, buradayım.”

Efe annesine sarıldı. Gözleri doldu ama ağlamadı.

O gece Arda’ya yazdı:

“Annem bir şeyler sezdi. Korkuyorum.”

Arda’nın cevabı hemen geldi:

“Ben de korkuyorum. Ama yalnız değilsin. Yarın görüşelim. Konuşuruz.”

Efe telefonu göğsüne bastırdı.

İlk defa, birinin “yalnız değilsin” demesi bu kadar ağır gelmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.