İçeriğe geç

Pucca

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Pucca

Bölüm 1

Okulun İlk Günü

Dora'nın Ağzından
.
.
.

Evet, okulun ilk günü.

Herkes sandığım kadar heyecanlı değil. Burada her yaştan insan varken heyecanlı olmalarını beklemem de doğru değil.

Fakat ben fazlasıyla heyecanlıydım.

Şimdi ise otobüs durağında bekliyordum. Yeni okul için pekte harika bir kombin yaptığım söylenemezdi. Alt tarafı tişört ile kot pantolonum vardı ama etrafımdaki kızları görünce çoktan pişman olmuştum. Klasik bir tipim vardı, ayrıca miyoptum. sekiz derece gözlük kullanıyordum. Bir de üstüne saçlarımı kâkül keseceğim diye perçemlerimi alnımdan biraz yukarıda kesmiştim. Perçemlerim tel tokalı, kısa saçlarım omuzlarıma dökülüyordu.
Onlara bakmaya devam ederken aralarından bir kızı fark ettim. Kumral saçları ve yüzünde belli olan çilleri vardı. İçimden tatlı olduğunu geçirirken duyduğum sesle kaşlarımı kaldırdım.

"Dora!" Az önce incelediğim kız beni fark etmiş ve gözlerini kocaman açıp ismimi bağırarak el sallamıştı.

Bu kişi lisede arkadaş olduğum, sonrasında ise büyük kavga ettiğim Yeşim'di. Lisedeki sivilcelerinden eser kalmamış, daha güzel bir kız olmuştu.

Etrafımdaki kimseyi tanımıyordum ve bu kavgalı olduğum kızla konuşmaya ihtiyacım vardı. O yüzden ben de ona el salladım. "Yeşim!" Onu yanıma çağırdığımda aramızda hiç kötü bir şey yaşanmamış gibi konuşmaya başladık. O benden bir gün önce okula başladığı için okul hakkında daha bilgiliydi, yanından ayrılmamam gerekiyordu. Arada yalnız kalmamak için böyle piçliklerim de vardı tabii. Otobüse birlikte bindik, okula birlikte yürüdük. Eskileri üstü kapalı bir şekilde konuştuk. İnsanlar her sene bir şey yaşar, bu yaşanılanlar onu ya olgunlaştırır ya da geri zekalılaştırır. Lise çağında yaşadığımız şeyleri büyük bir olgunlukla tozlu raflara kaldırma kararı vermiştik.

Okula girdik, amfilerin olduğu yere geldik. Kocaman amfide bir bize yer kalmamıştı sanki, ayakta kalmaya mecburduk. Oflaya puflaya basamakları aşıp sınıfın en son kısmına geçtik. Yeşim direkt keko gibi yere çökerken ben ayakta kalmayı tercih etmiştim. Bir yarım saat geçti; bu sırada ben Yeşim'in dün edindiği arkadaşlar ile tanıştım. Hocaların okul tanıtımını yarım yamalak dinledim ve en sonunda dayanamayarak yere çöktüm.

Aynı dakikada yanımda bir hareketlilik hissettim. O da benim gibi mavi kot pantolonunu çekmiş, benim gibi çökerek oturmuştu yanıma. Dönüp bakma gereği duymadım ama onun da canı sıkıldığı verdiği derin nefesten belliydi.

Ve en sonunda bitmişti şu lanet okul tanıtımı. Yerden kalkıp üstümü başımı düzelttim. Yeşim hâlâ yerdeydi; hiç acelesi yoktu.
“Haydi ama..." dedim kolundan çekerek. “Daha sınıflara gidecekmişiz."
Ayağa kalkarken homurdandı. “Bir günde üniversiteyi sevdirmeye çalışıyorlar ya, ona sinir oluyorum.”
Amfiden çıkarken kalabalık üstümüze doğru aktı. İnsanlar bir anda çoğalmıştı; sesler, kahkahalar, telefonla anne babalara haber verme sesleri.. Herkes birileriyle tanışıyor, bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Ben ise daha şimdiden yorulmuş gibiydim.

Herkes sınıfına gitmek üzere yola koyulmuştu şimdi de, koyun sürüsü gibi etrafta dolaşıp duruyorduk. Yeşim farklı bölümde olduğu için yollarımızı ayırdık ve sınıfa girdim. Sınıfta beklediğim kalabalık aksine sadece iki kız vardı.

Biri telefonuna bakıp başındaki eşarbı düzeltirken diğeri telefon ile uğraşıyordu. Rastgele bir sıraya oturdum ve arkamı dönüp onlara baktım. İçlerinden biri bana gülümserken, diğeri daha somurtkandı.

Şu ilk tanışmalarda olan çekingenlik vardı üzerimizde, bir de coronayı yeni atlamışız, millet iyice içine kapanık olmuştu. Kimsenin de tanışmaya niyeti yok gibiydi.
Oyun oynamak için telefonu aldığım sırada içeriye mor saçlı bir kız girdi. Bana baktı ve benimle tanışmak istedi. Diğerleriyle çoktan tanıştığı belliydi. Fazlasıyla dışadönük ve tatlıydı.

"Merhaba ben Zeynep, senin adın ne?"

"Dora, memnun oldum Zeynep." Kısa konuşmanın ardından içeriye sınıfın geri kalanı girdi. İnsanları incelerken gözüme biri çarpmıştı ve gözüme çarpan kişi önüme oturmuştu. Bakışlarımı ondan kaçırıp üç kıza yöneldim. Onlarla tanışmak istiyordum. Beklenti dolu ifadelerimi tesettürlü kıza çevirdim. "Ben Duru, on dokuz yaşındayım." başımı salladım ve kıvırcık saçlı kıza baktım. "Ben de Ela, yirmi bir yaşındayım." Kısa sürede onlarla kaynaştık. Hatta birbirimizi daha iyi tanımak için okul çıkışı çorba içmeye karar verdik.

Ve bu birbirinden tamamen farklı olan üç kızın iki sene boyunca hayatımı iyi ya da kötü anlamda etkileyeceğinden haberim bile yoktu.

.
.
.

Selam arkadaşlar! Uygulamadaki ilk hikayemi yayınladım. Bunun için fazla heyecanlıyım ve gidişat için sıfır planım var. Konu ve çiftler belli ancak olay örgüsünde yaşadığım sorunları atlatmaya çalışacağım. Umarım hikayemi beğenirsiniz... Hatalarım varsa yorum yapmaktan çekinmeyin, iyi okumalar dilerim...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.