Hogwarts’ta dönem ortasında yeni bir öğrencinin gelmesi oldukça sıra dışıydı.
Bu yüzden Büyük Salon’un kapıları açıldığı anda, yüzlerce öğrenci aynı anda başını kaldırdı.
Profesör Snape içeri girdi.
Ama bu kez yalnız değildi.
Arkasında genç bir kız yürüyordu.
Siyah saçları omuzlarına kadar uzanıyordu. Hogwarts üniformasını üzerinde taşımasına rağmen diğer öğrencilerden farklı bir havası vardı.
Sessizdi.
Etrafına bakmıyordu.
Kendisine çevrilen yüzlerce bakışı görmüyor gibiydi.
Snape Büyük Salon’un ortasına kadar ilerledi.
Kız birkaç adım gerisinde durdu.
Fısıltılar çoktan başlamıştı.
“Kim bu.”
“Dönemin ortasında gelmiş.”
“Snape’in yanında geldi.”
“Yeni öğrenci galiba.”
“Snape’in kızı mı vardı.”
“Hiç duymadım.”
“Niye bu dönem geldi ki.”
Slytherin masasının başında oturan Draco Malfoy da gözlerini yeni gelen kızdan ayırmıyordu.
Kızı daha önce hiç görmemişti.
Üstelik Hogwarts’ta birinin dönem ortasında ortaya çıkması, özellikle de Profesör Snape tarafından salona getirilmesi, Draco’nun dikkatini çekmişti.
Yanındaki Blaise hafifçe öne eğildi.
“Bir fikrin var mı.”
Draco gözlerini kızdan ayırmadan cevap verdi.
“Hayır.”
Pansy Parkinson ise merakla kızın kıyafetlerini inceliyordu.
“Kesin bir şey var.”
Astoria ona baktı.
“Ne gibi.”
Pansy omuz silkti.
“Bilmiyorum. Ama Snape’in yanında gelmesi normal değil.”
Öğrencilerin fısıltıları devam ederken Snape kızın yanına döndü.
“Y/N.”
Kız başını kaldırdı.
“Dinliyorum.”
“Seçmen Şapka.”
Y/N başını salladı ve öne doğru ilerledi.
Bütün salon onu izliyordu.
Sandalyeye oturdu.
Seçmen Şapka başına yerleştirildi.
Birkaç saniye geçti.
Sonra yüksek sesle tek bir kelime duyuldu.
“SLYTHERIN!”
Slytherin masasından alkışlar yükseldi.
Y/N Şapkayı başından çıkarıp ayağa kalktı.
Masaya doğru ilerlediğinde Pansy hemen yanındaki sandalyeyi çekti.
“Buraya otur.”
Y/N ona kısa bir bakış attı.
“Teşekkür ederim.”
Pansy gülümsedi.
“Ben Pansy.”
“Y/N.”
“Adını biliyorum.”
Astoria da kendini tanıttı.
“Astoria.”
“Memnun oldum.”
Y/N yerine oturdu.
Pansy birkaç saniye onu inceledi.
“Bir şey soracağım.”
Y/N ona döndü.
“Dinliyorum.”
“Snape’le nereden tanışıyorsun.”
Y/N’nin yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı.
“Tanıyorum.”
Pansy kaşlarını çattı.
“Bu cevap hiç açıklayıcı değildi.”
Y/N önündeki tabağa baktı.
Pansy biraz daha yaklaşacakken Astoria onu dirseğiyle dürttü.
“Bırak kızı.”
Y/N ilk kez hafifçe gülümsedi.
Dersler başladığında Hogwarts’taki merak daha da büyüdü.
Yeni kızın adı Y/N’di.
Başka hiçbir şey bilinmiyordu.
Nereden geldiği bilinmiyordu.
Neden dönem ortasında geldiği bilinmiyordu.
Snape’in onu neden bizzat Büyük Salon’a getirdiği bilinmiyordu.
Ve en önemlisi, Snape’le arasındaki ilişkinin ne olduğu bilinmiyordu.
Öğle arasında Y/N, Pansy ve Astoria’yla birlikte koridorda yürüyordu.
Arkalarından iki öğrenci fısıldaştı.
“Snape’in kızı olduğunu düşünüyor musun.”
“Kesinlikle öyle.”
“Soyadını bile bilmiyoruz.”
“Belki de Snape’in akrabasıdır.”
Y/N yürümeye devam etti.
Pansy arkasına dönüp baktı.
“İnsanlar senin hakkında konuşmayı seviyor.”
Y/N omuz silkti.
“Fark ettim.”
“Rahatsız olmuyor musun.”
“Hayır.”
Astoria ona baktı.
“Hiçbir şeyi umursamıyor gibisin.”
Y/N birkaç saniye düşündü.
“Belki de sadece belli etmiyorumdur.”
Pansy sustu.
Bu cevap hoşuna gitmişti.
Tam o sırada koridorun diğer tarafından Draco, Blaise ve birkaç Slytherin öğrencisi geliyordu.
Draco’nun bakışları doğrudan Y/N’ye kaydı.
Y/N de onu fark etti.
Bir an göz göze geldiler.
Y/N bakışlarını ilk çeken taraf oldu.
Draco’nun kaşları hafifçe kalktı.
Blaise onun yüzüne baktı.
“Merak ettin.”
Draco soğukkanlı bir şekilde cevap verdi.
“Hayır.”
Blaise güldü.
“Tabii.”
Draco hiçbir şey söylemedi.
Gözleri hâlâ birkaç metre ileride yürüyen Y/N’deydi.
Yeni kız hakkında Hogwarts’ta onlarca söylenti çıkabilirdi.
Ama Draco’nun aklında tek bir düşünce vardı.
Bu kız kimdi.
Ve neden Profesör Snape onu Hogwarts’a dönem ortasında getirmişti.